Festival burada, üniversite nerede?

Eklenme Tarihi16.05.2018 - 22:27-Güncellenme Tarihi16.05.2018 - 22:27

“Kayseri’de film festivali mi var?” Nereye gittiğimi söylediğim pek çok kişiden bu soru geldi geçen hafta. Evet, duyanlara, duymayanlara; Kayseri’de bir film festivali var, hem de altı yıldır düzenleniyor. 

İlk kez 9 Mayıs 2013’te Erciyes Üniversitesi mezunlarının kurduğu Yücel Çakmaklı Film Atölyesi öncülüğünde gerçekleştirilmiş, altı yıl içinde kısa film ve belgesel yarışmalarının yer aldığı uluslararası bir festivale dönüşmüş, bu yıl da ulusal uzun metraj film yarışmasını eklemiş bünyesine. Şu anda ismi Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali.  

Hem çıkış noktası, hem de aldığı yol bakımından çok etkileyici bir festival. Düşünsenize, bir şehrin üniversitesinin mezunları o şehre uluslararası bir festival kazandırıyor ve bunu her yıl büyütüyorlar. Ayrıca bunu çok az aksaklıkla, son derece profesyonel bir şekilde kotarıyorlar. Konuklar gayet güzel ağırlanıyor, ücretsiz film gösterimleri, film ekipleriyle söyleşiler, atölyeler, değme festivalde göremeyeceğiniz dinamik bir ekip ruhuyla tıkır tıkır götürülüyor. Ödül töreni bile gördüğümüz pek çok köklü festivalden çok daha sorunsuz ve acısız. Uzayıp giden bürokrat konuşmaları dinlemiyoruz mesela, sadece sinema var sahnede. 

Gelelim sorunlara: Şehir festivalden ne derece haberdar? Henüz o noktada alınacak epey yol var, Kayseri pek öyle festival havasında değil. Ama gösterimler neredeyse dolu salonlara yapılıyor, özellikle gençler son derece meraklı, soru üstüne soru soruyorlar ve onlar bu şehrin de, bu ülkenin de geleceği. Eminim onlardan başlayan değişim dalgası şehre de yayılacaktır. 

Ama gelelim ikinci soruna: Erciyes Üniversitesi böylesi gurur duyulacak bir işe imza atan mezunlarıyla ne kadar gurur duyuyor, daha önemlisi festivalle ne kadar iş birliğine gidiyor? 

Öyle ya, bir İletişim Fakültesi var, oradan mezun olanların düzenlediği uluslararası bir festival var, normalde üniversitede gösterimlerin olması, öğrencilerin filmlere, söyleşilere katılması ve hocalarının gururla onların yanında yer alması beklenirdi. 

Ancak festival danışmanı ve ulusal yarışma jüri başkanı Burçak Evren’in ödül töreninde yaptığı konuşma durumun pek öyle olmadığını gösteriyor. İstanbul’da yüzlerce festival olduğu halde üniversitelerin dersleri erteleyerek öğrencilere festivali takip etme imkânı sağladığını söyleyen Evren, “Kayseri’nin yüzlerce festivali yok, tek bir festivali var. Ne yazık ki bu festivalde bu gençlere kucak açamıyoruz. Onların buraya gelmesini istemiyoruz, biz gideriz üniversiteye, orada onlarca film gösterir, açık oturumlar yaparız. Ama ne kapımızı çalıyorlar, ne kapılarını açıyorlar” diye sitem ediyor.  

Bu sitem Burçak Evren’e ait değil sadece, festivalde en çok konuşulan konulardan biri, üniversitenin mesafeli tutumu. Umarım bu anlam verilmesi güç yaklaşım tez zamanda değişir, yedinci yılında Kayseri’de filizlendiği kurumla el ele vererek daha da güçlenmiş bir festival görürüz. Üzerine şaibelerin gölgesi düşmemiş, rant kaygılarından uzak bir grup genç insan tarafından sadece sinema tutkusuyla yapıldığı görülen böyle bir iş bunu hak ediyor çünkü.