Asu Maro

Asu Maro

amaro@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Görünce içime nasıl su serpilmişti; “Nihayet iyi bir haber” demiştim. Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü (BÜLGBTİ+), Boğaziçi Üniversitesi Vakfı (BÜVAK) iş birliğiyle Hande Kader Bursu başlatmıştı.

Kimdi Hande Kader?

Geçen yıl bu zamanlardı adını ilk kez duyduğumuzda. Aslında adını da duymadık da; “Bir trans kadın daha katledildi” başlıklarını gördük. Çeteleye bir rakam daha eklenmişti. İstanbul’da, Zekeriyaköy’de ormanlık bir alanda bulunmuştu. Birden fazla kişinin tecavüzüne uğramış, işkence görmüş ve yakılarak öldürülmüştü. Yakılarak! Hani “Daha ne kadar vahşi olabiliriz?”in nihai bir cevabı yok maalesef.

Haberin Devamı

Peki, yer yerinden oynadı mı? Hayır. Zira o “Bir trans kadın daha” idi.

Onur Yürüyüşü’nde kameralara haykıran yüzünü gördük sonra: “Çekiyorsunuz ama yayınlamıyorsunuz. Sesimizi kimse duymuyor!” diyordu gözyaşları içinde. O görüntü çakıldı kaldı izleyenlerin zihninde.

İç dağlayan bu cümlelerini kayda düşmüş, sesini duyuramadan çekip gitmişti. 23 yaşında. Adı Hande Kader’di. Kaderi bu ülkenin ikiyüzlü ahlak anlayışına tosladığı için başka iş bulamamış, seks işçiliğine mecbur kalmıştı. O yüzden biz pek de etkilenmedik bu gidişten. Ne de olsa gazete köşelerinde “Su testisi su yolunda kırılır” cümlelerinin yazılabildiği bir gelenekten geliyorduk. O da bir su testisiydi.

Aradan bir yıl geçti, Hande’nin katilleri tabii ki bulunmadı. Hatta dosyasına ilaç için bir şüpheli adı bile eklenmedi.

Ama bir başka olumlu gelişme oldu işte; isminin bir bursta yaşayacağı haberi geldi. Toplanan bağışlarla oluşturulacak Hande Kader Bursu, 12 ay boyunca ayda 500 TL olarak Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi bir trans öğrenciye verilecekti. Hani gerçek olamayacak kadar güzel bir haber.

Nitekim sadece bir gün sürdü; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü apar topar açıklama yaparak bursun kendileri ve BÜVAK ile hiçbir ilgisinin olmadığını, BÜVAK bünyesinde böyle bir fon bulunmadığını ve bağış yapanların paralarının iade edildiğini bildirdi.

BÜLGBTİ+, Hande Kader’in öldüğü hafta başlattıkları projenin bütün resmi yazışmalarını BÜVAK’la yaptıklarını, ancak ondan sonra kamuoyuyla paylaştıklarını kanıtlarıyla ortaya koymuş durumda ama muhtemelen bir şey değişmeyecek, proje başladıktan sonra göreve gelen rektörün kararı bu.

Haberin Devamı

Hayır, neden bu kadar zor kabullenmek? Dili, dini, ırkı, cinsiyeti, cinsel yönelimi farklı farklı insanlar bir hayatı paylaşmaktayız. Bunların bir kısmını dışlamak, yok saymak, yaşama yollarını tıkamak gibi bir hakkı, kimsenin yok. Özellikle transların yaşamlarını sürdürmeye çalışırken karşılaştığı baskılar, ayrımcılık ve şiddet ise gerçekten en çok kanayan yaralarımızdan biri.

Bu bursla bir yaraya az da olsa merhem olunacaktı. Ölümünden sonra bile ayrımcılık yapmayı sürdürdüğümüz Hande Kader “Bir trans kadın daha” olmaktan çıkacak, katledilmesine seyirci kaldığımız 23 yaşında gencecik bir insan olarak adıyla anılacaktı. Ve bir Hande Kader daha yaşamak için seks işçiliğine mecbur kalmayacaktı belki. Kendisinden sonraki Hande’ler için bir umut ışığı olacaktı onun kötü kaderi. Fena mı olacaktı?