Hep daha fazlası mümkün

Eklenme Tarihi31.12.2017 - 22:09-Güncellenme Tarihi31.12.2017 - 22:09

İş lafa geldiğinde mangalda kül bırakmayan milletimizin torunu olmakla gurur duyduğu Osmanlı’dan kalan mirasa nasıl gözü gibi baktığının bir örneğini daha gördük bu hafta sonu: Kösem Sultan tarafından 17. yüzyılda yaptırılan Büyük Valide Han’ın kubbesi, zıplamalardan delinmişti.

Kulağa çok garip geliyor, evet, kubbede neden zıplansın, değil mi? Çünkü instagram’da birkaç tık daha alabilmek için Doğu Ekspresi’ne dadanmış, Kars’ı yeniden keşfetmiş insanlarız. Fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşamadığımız günlerde yaşamanın bir anlamı yokmuş belli ki. Valide Han’ın kubbesi de hala tam olarak bozmayı başaramadığımız uçsuz bucaksız bir İstanbul manzarasına sahip. Öyleyse neden tepesinde zıplamayalım?

Hürriyet’ten Özgür Altuncu’nun haberinde, 2016 yılında bir tabela marifetiyle çıkmanın tehlikeli ve yasak olduğu duyurulan kubbede oluşan deliğin fotoğrafı var. Allahın işine bakın ki tam o sırada yabancı bir ekip kubbede katalog çekimi yapmakta. Kimden izin alarak? Söylediklerine göre kapıdaki ‘güvenlik’ görevlilerinden.

Girmenin yasak olduğu bir tarihi binada, üstelik bir dolu ekipmanla profesyonel çekime hangi güvenlik görevlisi izin verebilir? Tabii ki bizim gibi tarihi eserleri beton dökerek ya da pimapen kaplayarak ‘restore’ eden, Efes Antik Kenti’nde yemekli organizasyon düzenleyen, Bizans kiliselerinden otopark yapan bir milletin mensubu olan.

Anladığım kadarıyla kendisini yetkili ilan eden, girişte durup uygun bir para karşılığında isteyene kapıyı açabiliyor. Herhalde rehberlerimiz de gezdirdikleri turistlere bu imkanı sunmakta sakınca görmüyorlar. Herkes de kendi başına bulup akıl etmiyor ya oraya çıkıp aynı uçan pozu vermeyi, belli ki bu bir tur programının parçası.  

Hürriyet muhabiri yabancı ekiplere kızıyor, “Kendi ülkelerinde bunu asla yapamazlar” diye ama maalesef kendi ülkelerinde tarihi kubbede fotoğraf çekimi işinden rant sağlayan ‘güvenlik görevlisi’ de bulamazlar. Rehberler desen bunu aklından geçiren turisti anından kendine getirir, siz hiç yurtdışında önüne girilmeyeceğine dair tabela konmuş bir tarihi binanın kapısını zorlamayı denediniz mi? Mümkün mü? 

O kubbedeki delik bizim tarih sevgimizin ve koyduğu yasağın uygulanmasını sağlamayan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın başarısı.

Kimse şimdi “Bilmiyorduk” demesin, instagramda Valide Han etiketine bakmak yeterli görmek için, o kubbeye ayak basmayan İstanbul’a geldim demiyor. Ayrıca en son “Daha fazlasına inan” sloganlı Nike Türkiye reklamında yedi sportif kadın neyin üzerinde oturuyor sizce? O fotoğraf da herhalde habersizce çekilmedi, ki orada çekilen ne ilk - korkarım ne de son - reklam olduğunu hepimiz biliyoruz. Hep “daha fazlasına inanmak” bizim kültürümüzde var.