Kadın olmayı da erkekler bilir

İki gündür sosyal medyada fır dönüyor ama görmeyenler için bir afiş tarif etmek istiyorum: Söz konusu afiş 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlenen bir etkinliğe ait. Başlığı “Kepez’de Kadın Olmak”. Rengi tabii ki pembe, şeker pembe. Bebeklikten itibaren “cins-i latif” ile özdeşleştirilen, büyüyüp kadın olmakla da kurtulamadığımız o “saf-naif-tatlı” renk. Mümkünse hepimiz pembe otrişlerde yaşasak, ne güzel olacak.

Hepsi bu değil, bu pespembe dünyada 8 Mart’a özel bir logo tasarlanmış, içinde yanlışlıkla iliştirilmiş gibi kalan bir “Venüs sembolü” artı var, ama neyse ki etrafındaki melek kanatları meseleyi pamuk şeker kıvamına getirmeyi başarmış. Belli ki ciddi bir durum yok ortada, bir tür bebek evi atmosferi deneyimleyeceğiz.

Gelelim katılımcılara; Kepez Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliğin moderatörü Doç. Dr. Mehmet Şahin. Beş adet de konuşmacı var. CHP Kepez Belediyesi Başkan Adayı Birol Arslan, Ak Parti adayı Alper Altınok, MHP adayı Serkan Ön, DSP adayı Erhan Özel ve de bağımsız aday Gökhan Bayram.

Tekrar başlığa, logoya ve isimlere bakıyoruz. Hayır, bir yanlışlık yok; beş erkek belediye başkan adayı bir erkek yönetici önderliğinde oturup “Kadın olmak” üzerine konuşacaklar. Bunda hiçbir gariplik görmemişler. Hani 23 Nisan’da çocuklara bir günlük koltuk, söz hakkı, şakadan da olsa bir karar mercii emanet edilir ya, buna bile yeltenmemişler. “Zaten her an her yerde söz bizde. Bari bir günlük biz susalım, onlar konuşsun” diye düşünen olmamış.

Kadın olmayı da erkekler bilirHadi onu demediler, “Biz hiç bilmediğimiz bir konuda ne konuşacağız?” da dememişler, “Biz ne anlarız kadın olmaktan? Bir tane numunelik ‘bilirkişi’ alaydık aramıza bari, sıkışırsak danışırız, hem de görüntüyü kurtarırız” bile yok. Herhalde “Hadi beyler, astronomi konuşuyoruz” dense, o konuda da erkek olmaktan gelen doğal bir bilgi birikimleri vardır.

Hiçbir şey yapılamıyorsa moderatör olarak bir kadın seçmek, erkek adayların bir kadın tarafından “sorgulanacağı” bir panel düzenlemek bile durumu kurtarabilirdi. Tabii adı “Kepez’de Kadın Olmak” olmazdı da, bu adaylar kadın seçmene ne vaat ettiklerini anlatırlar, bir kadının sorularına cevap verirlerdi, bu bile mümkündü. Ama hayır, ille kadın olmanın ne olduğunu erkeklerden dinleyeceğiz, kendileri sorup kendileri cevaplayacaklar.

Gülüp geçmek, meseleyi değerli başkan adaylarının oylarını isteyeceği Kepezli kadınlara havale etmek de bir seçenek ama maalesef o afiş bir panel duyurusu olmaktan çok daha fazlasını yapıyor, bir dolu şeyi bir kalemde özetliyor. Bu ülkede kadın olmak tam da böyle bir şey çünkü.
“Kepez’de kadın olmak” gibi.

Sana dair her şeyin gıyabında konuşulması, kararların sensiz verilmesi, senin bir kadın olarak sadece ve sadece seni ilgilendiren konularda bile söz hakkının olmaması. Reglden kürtaja, mahalle baskısından iş dünyasındaki ayrımcılığa, sana dair her şeyin doğrusunu erkeklerin bilmesi.

Susmak, yok olmak, görünmez olmak mümkünse. Melek kanatlarını takıp
uçup gitmek.