Neden öldürdün?

Siz de görmüşsünüzdür büyük olasılıkla, Leman Sam’la düet yaptığı videosunu. Mobilya müzik severdi, sahneye bayılırdı. Bir bakmışsınız Nükhet Duru’ya eşlik etmek için Off Gümüşlük sahnesinde, bir bakmışsınız Caz Festivali’nde, İlhan Erşahin’in orkestrasına katılmış.

Konuk sanatçı olsun, çıksın şarkı söylesin, insanlarla oynasın, Limon’a uğrasın, arkadaşlar edinsin, akşamları onları evlerine kadar yolcu etsin, ‘itten kopuktan’ (iki ayaklısından) korusun, böyle bir hayatı vardı. Boylu poslu, uzun bacaklı, fıstık gibi bir kızdı. Karnı tok, sırtı pek, seveni çok, mutlu bir hayvandı. Gümüşlük’teki arkadaşlarının en meşhurlarındandı.

Hayatı hayvanlarla paylaşmanın kıymetini bilen herkesin mahallesinde arkadaş bildiği, iki gün görmese merak ettiği sokak kedileri, köpekleri vardır ya, Gümüşlük’te bu arkadaşlık bağı biraz daha sıkıdır. Ben sadece yazlarımın bir bölümünü orada geçirdiğim halde adıyla sanıyla bildiğim, yıl içinde merak edip özlediğim, kavuşunca sevindiğim köpek dostlarım var mesela, Gümüşlük’te yaşayan. Onlar oranın ‘sakin’leri, ben misafiri.

Neden öldürdünVe biz bu hafta oradaki arkadaşlarımızdan on bir tanesinin ölüm haberini aldık. Aralarında Mobilya’nın da olduğu dokuz köpek, iki de kedi. Elbette ecelleriyle ölmemişler, dünyayı kendi babasının malı zanneden bir insan tarafından zehirlenmişlerdi. Gümüşlük’teki komşuları, her türlü bakımlarını, tedavilerini üstlenen özverili dostları, gündelik hayatlarını paylaştıkları, uğramadan geçmedikleri esnaf, hepsi yas tutuyor arkalarından. Gümüşlükspor, dünkü maç için “Köpeğini al gel” çağrısında bulunmuştu. Maç yağış nedeniyle iptal oldu ama statda Gümüşlük’ün vahşice katledilen dört ayaklı sakinleri anıldı. Hüzünlü bakan güzelim gözleriyle, bugüne kadar sadece dostluk gösterdikleri insanoğlundan hesap sordular: Beni neden öldürdün?

Maalesef durup durup bunu tekrar etmek zorunda kalıyorum: Doğada hiçbir canlı insan kadar vahşi ve kötü kalpli olamıyor. Başka canlıya zarar vermiyor demiyorum elbette veriyor ama çok temel bir sebepten: Karnını doyurmak için. Ya da kavga sırasında güçlü olan güçsüz olanı yaralayabiliyor, öldürebiliyor. Ama asla kalleşçe yemeğine zehir koymuyor. O bize mahsus. Bize hiçbir zarar vermemiş, üstelik verebilecekken, buna gücü yeterken vermemiş bir canlıyı öldürmek için plan yapmak şeytan değil insan icadı. Bunu yapanın cezasını bulmasını
sağlamak da yine bizim
boynumuzun borcu olmalı.

Gümüşlük Sokak Hayvanları gönüllü grubu savcılığa şikâyette bulundu. Gereğinin acilen yapılmasını bekliyoruz ve tabii Hayvan Hakları Yasası’nın acilen çıkmasını. Hayvan öldürmenin insan öldürmekten farkı yok, “Onlar da aynı şeyi yaşasınlar, elleri kırılsın, gözleri kör olsun” diye beddua etmekle olmuyor maalesef. Yaşamıyorlar, aynı şeyi yapmaya devam ediyorlar.

Vicdanlarına seslenmenin de faydası olmadığı açık.

Bu toplu katliamın ağır cezası olmalı. Olmalı ki artık eline zehri alan sağa sola saçamasın. Bu cinayetleri ancak korku durdurur.