Taciz edilen kadın neden susar?

Dün sosyal medyaya bir “kare kare taciz” vakası düştü. Metroda bir genç kadın, karşısındaki hemcinsinin uyuyor’muş’ gibi yapan bir erkek tarafından taciz edilmesine seyirci kalmayı kendine yedirememiş, hiçbir şey yapamıyorsa fotoğraflarını çekip ifşa etme yolunu seçmiş.

İnerken de adama bunu bildirmiş. “Ne yaptığının farkında değilim zannetme, fotoğraflarını çektim, senin ipliğini pazara çıkaracağım” şeklinde.

Dediğini de yaptı nitekim, bütün Türkiye aslında hiç de yabancı olmadığı bu manzarayla fotoğraflar aracılığıyla “yüzleşmiş” oldu. Evet, o bugüne kadar kim bilir kaç kere gördüğü de görmezden geldiği elini koltuğun kenarına koyuyor’muş’ gibi yapıp küçük parmağını yandaki kadının bacağına doğru uzatma hareketi. Bilidiniz siz onu.

Şimdi bu fotoğrafları çekip sosyal medyada paylaşan kişi amacına ulaşıp yeni bir “farkındalık” yaratabildi mi bilmiyorum. Yalnız bu sırada tacize uğrayan genç kıza dair de bir “farkındalık” yaratmış oldu, umarım bu onun başına bela açmaz.

Beni şu anda ilgilendiren o fotoğraflar altında yorum kisvesi altında dönen “eğlence” ve tabii ki böyle durumlardan vazife çıkarmayı hiç ihmal etmeyen “Kız neden ses etmemiş, demek ki şikayetçi değildi” korosu. “Belki de kız parmağın üzerine oturmuştur”a kadar yolu var saçmalıkların.

Neden ses çıkartmadı biliyor musunuz? Tam da sizin yüzünüzden. Defalarca gördüğü taciz manzarasını görmezden gelen ikiyüzlü seyirciler yüzünden.

O bacağına parmak değdirilen kız “Ne yapıyorsunuz?” dediğinde ne olur biliyor musunuz? Yanında oturan o adam deminden beri orada kıpırdanan parmak kendisine ait değilmiş gibi davranır. “Ne diyorsunuz siz hanımefendi?” der, olanca durumdan habersizliği ve kibarlığıyla. Pardon, “hanımefendi” demez de, “Ne alakası var bayan?” der, “Uyuyorum ben, görmüyor musunuz?” Hatta “oruçluyum” da der, bu vakada gördüğümüz gibi, ki bu ne zaman bütün münasebetsizliklerin, saldırganlıkların kılıfı haline geldi, o ayrı bir yazı konusu. Ahlak zafiyetiyle oruç aynı bünyede makbul kabul edilmez benim bildiğim.

Peki etraftakiler ne yapar biliyor musunuz? Sağır ve dilsiz taklidi. Bir Allah’ın kulu da “Kız deli mi, neden böyle bir şey söylesin?” demez. “Ben gördüm birader” deyip arka çıkan zaten olmaz. Adamın günahıdır alınan. Herkes kıza bakar, utanıp kızarmak ona düşer.

Bugüne kadar bir kere olsun bunları göze alacağına ineceği yere daha beş durak varken kendisini otobüsten, minibüsten, metrodan aşağı atmadığını söyleyen muhtemelen yalan söylüyordur.

“Hah, işte bu yüzden üretildi kadınlara ayrı vagon, yok pembe otobüs, çiçekli metrobüs” diyenlere ise tek cevabım var; “Çözüm bu değil”.

Çözüm o adamlara hemen orada müdahale edilmesi. Genç kızların “Ben şimdi sesimi çıkarsam yalnız kalır mıyım, mahcup olur muyum, birileri bana “Sen de kılığına bak, oturuşuna dikkat et, bu saatte sokağa çıkma, tek başına ne işin var metroda?” der mi korkusu yaşamadan “Çeksene birader elini” diyebilmesi.

Etraftakilerin de “ama” demeden, hafifletici sebep aramadan ona arka çıkması. Artık yan tarafa doğru parmağını uzatmaya kalkacak adamların göreceği tepkiden korkması, nasıl olsa o kadını sindireceğine güvenememesi.

Bu kadar. Başka çıkar yol, sihirli reçete, mucizevi formül yok.