Futbol ve hukuk

Allah büyük, Mahmut Küçük!


Trabzospor Başkanı Özkan Sümer, Trabzonspor - Fenerbahçe maçında çıkan olaylar sonrasında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun verdiği Fenerbahçe'nin sahasını bir maç kapatma cezasının Tahkim Kurulu tarafından iptal edilmesi üzerine istifa etti.
İstifa kararı, biliyorsunuz günlerdir tartışılıyor. Bu tartışmanın dürüst ve ilkeli bir mantığa oturduğunu, en azından hukuk bağlamında irdelendiğini söylemek o kadar kolay değil.
Özkan Sümer, ortada bir suç işlendiğini, ne hikmetse hiçbir tarafın - komik para cezaları dışında - cezalandırılmadığını öne sürerek istifa etti. Bu istifa bir anlamda sisteme itiraz, baş kaldırmadır.
Ama görüyorum ki gerek medyadaki dostlarımız, gerekse kulüp yöneticileri, istifayı önemsizleştirmek, basitleştirmek ve sulandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. İşi iki kulüp rekabetinin dar kulvarına sokmak isteyenler, Sümer'in özellikle transfere dayalı başarısızlığını (!) örtmek için bir kaçış planı uyguladığını söyleyenler, ucuzundan duygusallığa yoranlar da cabası!
Hayır, o kadar basit ve kolay bir istifa değil bu!
Sümer, sistemin sorgulanması gerektiğini, yozlaşmanın giderek tırmandığını anlatmak istiyor ama kimse anlamak istemiyor.
PFDK ile Tahkim Kurulu kararları arasında süreklilik kazanan bir tutarsızlık dikkatleri çekiyor. Daha da ötesi yönetmeliklerde kesin hükümler bulunmasına rağmen PFDK'nın bazı dosyaları cezasız kapatması akıl ve kafa karıştırıyor. Galatasaray'ın geçen yıl iptal edilen gol sonrası çıkan olaylarda ceza almaması, bu yıl hakeme ve yan hakemlere hakaret ettiği için Bülent Uzun tarafından sahadan çıkartılan Samet Aybaba'ya en az on gün ceza verilmesi gerektiği halde olayın görmezden gelinmesi bunun somut örneği. PFDK'nın Tahkim Kurulu tarafından iptal edilen ilk kararı da Fenerbahçe'ye verilen ceza değil!
PFDK Başkanı Talay Şenol, futbolu da bilen deneyimli bir hukukçu. Özellikle son dosyada hakem ve gözlemci raporlarına dayanarak kurulunda aldığı kararların tahkim tarafından ikincil sayılabilecek ayrıntılar öne çıkarılarak iptal edilmesini - duyduğumuza göre - sitemle karşılamış. Federasyonun, PFDK'nın arkasında durmadığını ileri sürerek kırgınlıklarını dile getirmiş. Özkan Sümer'in istifası hiç de duygusal değil... Ama PFDK Başkanı'nın tavrı tamamen duygusal! Oysa deneyimli bir hukukçu olarak bunca yaz - boz'dan sonra onun istifa etmesi belki daha doğal ve anlaşılabilir bir eylem olurdu. Elbette kendi bileceği bir iş!
Süheyl Batum hocamız, Vatan'da yazdığı futbolla dolu hukuk yazısında, bugüne kadar kamuoyunun önünde, açık seçik yaşanan onca suç sayılacak olaya karşın savcıların işlem yapmadığını, hukukun devreye girmediğini öne sürüyor.
Federasyon kurallarının hukuksal çelişkileri de gündelik olaylardan sayılıyor.
Korkunç bir gerçekle karşı karşıyayız.
Futbol adamları hukuku, hukuk adamları da futbolu ciddiye almıyor!

35 yıl önce yaşanmış bir küçük öykü size... Tercüman mutfağının kurmay başkanı İslam (Çupi) ağabey, maç ekibi yola çıkarken, peşin fırçasını atıyor: "Bana bakın, bu maç sıradan görünebilir. Sıradan iş istemem. Hepiniz gözünüzü-kulağınızı dört açın. Yarın çok güzel bir sayfa çıkacak, tamam mı!"
Sonra kadim dostu Mahmut Küçük'e dönüyor: "Fotoğraf istiyorum. Manşet olacak fotoğraf! Değilse kafana şapka gibi geçiririm o resimleri!"
Aldığı yanıt, her zamanki gibi... "Kısmet be... Allah büyük... Mahmut Küçük!"
O günkü maç, İnönü'de Fenerbahçe-Göztepe maçı. Bir ikili mücadelede Hüseyin'in sert darbesini alan Yılmaz Şen'in (Merhum) ayağı kırılıyor.
Sıradan maçta yılın sakatlığı...
Ve Tercüman mutfağında Mahmut Küçük'ün tam da kırılma anını tespit eden nefis fotoğrafı... O fotoğraf spor arşivlerinden çıktı tıp kitaplarına girdi.
Mahmut Küçük geçen hafta aramızdan ayrıldı. Fotoğrafları Türk sporunun en değerli görsel belgeleri olarak kaldı. Nur içinde yat sevgili dostum !

Hayır, basketbol otoritesi değilim. Basketbolu hem sevdiğim hem de meslek alanıma girdiği için ilgiyle izliyorum.
Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda yaşadığımız hayal kırıklıklarını bazı hakemlerin olaylara ve kurallara Fransız kalması (!) nedeniyle açıklamak elbette yeterli olmaz. O durum, bizim kontrol alanımızın dışında... FIBA'nın ve ev sahibi İsveç'in kötü organizasyonunun sonucu... Bizim gibi hakem kararlarından bunalıp sıkıntı yaşayan başka takımlar da vardır elbet. İlgililer irdeleyip FIBA'yı testi kırılmadan uyarırlar bundan sonra. Gelelim kendi kontrol alanımızdaki gerçeklere:
1) Neredeyse 20 yıl önce kısaların da skora ortak olması, basketbola renk ve heyecan getirmesi için konan üç sayı kuralını biz, geleneksel emeksiz zenginlik arama kültürümüz ile yozlaştırdık. İstatistikler ortaya koydu ki, rakiplerimizden daha fazla üçlük deniyor ve bunların çoğundan boş dönüyoruz.
2) Zamanı kullanamamak, bizim kültürümüzün temel yanlışlarından biri. Aynen basketbola da yansıyor alışkanlıklarımız. 24 saniyelerin çoğunu kullanmadan tüketiyoruz. Bizimkilerin ortalama şut zamanı sanırım 14 - 15. saniyeler. Bu durumda sayı atsak bile rakibe top kullanmak için daha çok zaman sunmuş oluyoruz.
3) Bireysellik, basketbolumuzu da olumsuz biçimde etkiliyor... Herkes takımı kurtaracak emek beraberliği ve organizasyon yerine neredeyse mucize arıyarak kahramanlığa soyunuyor.
4) Hücumda en az pas yapan takım olduğumuz da aşikar. İstatistikler takım oyunu oynayamadığımızı gösteriyor.
5) Potanın altını sevmiyoruz. Mehmet ve Kaya'nın dışında içeriye girip sayı arayan yok gibi. Daha da kötüsü içeri girenleri de yeterince desteklemiyoruz.
6) Bazı oyuncuların yüksek standarda dayalı kulüp kariyerleri galiba Milli takımda liderlik sorunu yaratıyor.
7) Sırbistan-Karadağ'a karşı sürekli zorlandığımızı bildiğimiz halde Hırvatistan'a yenilerek gruptan üçüncü olarak çıkıp göreceli olarak daha kolay yenebileceğimiz Rusya ile eşleşemez miydik?
Anlaşılan o ki duygusallıktan bu tür stratejik tercihler de bizim kültürümüzde pek tartışılmıyor.
Oniki Dev Adam'ı seviyoruz. Onlarla gurur duyuyoruz... Yaşadığımız hayal kırıklığına üzülüyoruz. Hiç değilse bundan sonrası için bu takımı geliştirelim.
Tabii kolayından üçlükler deneyerek değil.





SPOR


PROVA HATASI: 2-2
At yarışları
Avrupa ligleri
Hep destek, tam destek
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
ABD tam gaz
Brezilya'ya yenildik
Luce isyan etti
Kulüplerden tehdit
Şikayetimiz yok
Sümer dönmemeli
İki yüzlü Eriksson
Özlenen gün
Haber turu...
Futbol ve hukuk