İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG)

Eklenme Tarihi11.09.2011 - 0:00-Güncellenme Tarihi11.09.2011 - 13:56

İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG)

İşyerinde psikolojik taciz, bir veya birkaç kişi tarafından bir kişiye yönelik, nedeni düşünce ve inanç ayrılığından kıskançlık ve cinsiyet ayrımına kadar çok farklı fiillerle icra edilebilen, sistematik biçimde düşmanca ve ahlak dışı bir iletişim izlenerek ortaya çıkan bir nevi psikolojik terör olarak tanımlanabilir. Davranış olarak belirtileri ise, işçinin, iş arkadaşları ile problemlerin artması, kişi geldiğinde konuşmaların kesilmesi, işyerinde gelişen önemli gelişmelerin dışında bırakılması, hakkında söylentiler çıkarılması, kendisine yetenek ve becerilerin çok altında veya uzmanlık alanına girmeyen alt işler verilmesi, her yaptığı işin yoğun bir biçimde izlenmesi, işe gidiş geliş saatlerinin, telefon konuşmalarının, dinlenme zamanı olan çay, kahve zamanlarının ayrıntılı kontrol edilmesi, sürekli olarak eleştirilmesi, taleplere yanıt alamaması, kontrol dışı tepki için provake ve tahrik edilmesi, özel kutlama ve sosyal etkinliklere kasıtlı olarak davet edilmemesi, dış görünüş ve giyim tarzıyla sürekli alay edilmesi, önerilerin sebepsiz olarak reddedilmesi şeklinde sayılabilir. Burada amaç şudur, İŞÇİNİN ÇALIŞMA ORTAMINI KATLANILMAZ BİR DURUMA GETİRMEK SURETİYLE İŞÇİYİ YILDIRMAK VE İŞÇİNİN KENDİ İSTEĞİ İLE İŞTEN AYRILMASI SAĞLAMAK OLARAK DÜŞÜNÜLEBİLİR.

4857 sayılı İş Kanununda psikolojik taciz ile ilgili doğrudan bir hüküm bulunmamaktadır. Psikolojik taciz, Yargıtay kararları ve doktrinde zamanla oluşan ve çalışanların mücadele etmesi sonucu Türk Hukukuna yerleşen bir kavram halini almıştır. Türk Hukuku bakımından psikolojik taciz, işverenin gözetme borcunun ihlali ve işverenin eşit davranma yükümlüğünün ihlali olarak ortaya çıkmaktadır.

İşyerinde psikolojik tacize muhatap olan işçi, iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu 24/II madde hükmü uyarınca derhal feshedebilir. Yasanın bu maddesi ise işverenin, işçiye karşı iyiniyet ve ahlak kurallarına aykırı hareketleri nedeniyle işçinin derhal fesih hakkını veren maddedir. Ayrıca manevi tacize uğrayan işçi, taciz devam ettiği sürece iş yapmaktan kaçınabilir. Ayrıca işçi, işçi alacaklarının yanı sıra işverenden psikolojik taciz nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararları da ayrıca talep edebilir.

Psikolojik tacize uğrayan işçi, öncelikle işverene noter kanalıyla ihtar çekerek “kendisine yapılan psikolojik baskı ve yıldırma hareketlerinin son bulmasını aksi halde yasal yollara başvuracağını” ihtar etmelidir. Bu ihtara rağmen işveren, işçiye karşı baskıcı hareketlere devam ediyor veya sağlıklı çalışma için gerekli olan önlemleri almıyorsa işçi, istifa yerine 4857 sayılı İş Kanunu 24-II e (işverenin iyiniyet, ahlak ve dürüstlük kuralına aykırı davranışları) uyarınca iş akdini tek taraflı olarak feshedebilir. İşçi, fesihten itibaren çalıştığı işyerinin veya işverenin ana merkezinde bulunan İş Mahkemesinde alacak davası açarak haklarını alabilir.

Uygulamada ise işçiler psikolojik tacizi, işverenin yapmış olduğu manevi olarak yıpratma ve yıldırma politikası olarak tanımlamaktadır. İşçiye yapılan bu manevi baskı ve psikolojik taciz nedeniyle işçi düşünme gücünü kaybederek bir ruhsal bunalım içerisine girmektedir. Bu durum karşısında işçi bu bunalımdan kurtulmanın tek çarenin istifa olacağını düşünmektedir. Bu nedenledir ki çalışan her işçinin, haklarını öğrenmesi için mutlaka çaba sarf etmesi gerekmektedir. Unutmayın ki her işçinin ONURLU ÇALIŞMA HAKKI bulunmaktadır. www.ismagdurlari.org tan irtibat telefonlarıma ulaşabilirsiniz.

www.ismagdurlari.org dan irtibat adresimize ulaşabilirsiniz.

suatyurdseven@gmail.com

ismagdurlari@hotmail.com

Etiketler