2020 Kış Makyaj Trendleri

12 Aralık 2019

Başlığı okuyunca “Bakalım bu kış hangi renkler modaymış?” diye düşünmüş olabilirsiniz. Bence bu kış ve bundan sonra da her kış temiz, sağlıklı ve ışıldayan bir cilt moda olacak. Son dönemde herşey de olduğu gibi, makyajda da genç, sağlıklı ve doğal görünmek tercih ediliyor.

Bildiğiniz gibi, günümüzde hanımlar temel bir makyaj uygulamasının olmazsa olmazı olan makyaj bazları, yoğun kapatıcılı fondötenler, kontür, allık ve aydınlatıcılar uygulayarak yoğun bir makyaj yapmaktan vazgeçiyorlar. Bunun yerine cildin makyajsız da canlı,bakımlı ve iyi görünmesini sağlayan cilt bakımları, gençlik aşıları, teknolojik cihazlarla cilt gençleştirme uygulamaları ve antiaginge yönelik tüm medikal estetik uygulamalara başvuruyor ve cilt kalitelerini arttırmaya yönelik uygulamalara yatırım yapıyorlar.

Çoğumuzun çocuklukta büyülermizden şu cümlelerle duymuş olduğu; “Biz eşlerimize her daim bakımlı görünmek için onlardan önce uyanır makyaj yapardık. Eşlerimize makyajsız görünmek istemezdik” trendi geçmişte kaldı.

Şimdi ise akım çok başka. Makyaj yapmadan bakımlı, genç ve sağlıklı görünmek.

Eskiden bakımlı görünmek için makyajdan başka bir çözüm yoktu. Sadece anti-aginge yönelik bir takım kremler vardı. Cilt bakımı ve anti aginge yönelik kremler hala var ve günlük bakımın önemli bir parçası ancak kremler tek başlarına cildin derinlerine kadar inerek etki göstermede yeterli olamıyorlar. Mutlaka cildin tüm tabakalarına etki ederek cildi yenileyen uygulamalara ihtiyaç duyuluyor.

Makyaj ile yapmaya çalıştığımız yüz kontürlerini ve yüz ovalini belirginleştirme, gözenekleri fondötenle kapatıp cildi pürüzsüzleştirme, yüzde aydınlık ve canlı bir yansıma oluşturmak için aydınlatıcılar kullanma gibi makyaj hilelerine olan rağbet azalırken, bu etkileri kalıcı olarak elde edebilmenin mümkün olduğu medikal cilt bakımları ve medikal estetik uygulamalara olan ilgi artıyor.

Bu uygulamalar uzun vadede kendimize yaptığınız yatırım olarak düşünüldüğünde, hem beden hem de ruh sağlığımıza katkısı sebebiyle daha çok tercih edilmeye başlandı.

Hangi uygulamaların daha çok tercih edildiğine bakacak olursak; makyajla kapanmış mat, yoğun gözenek ve siyah nokta problemi olan bir cilt yerine, gözenekleri sıkı, her türlü kirden ve siyah noktadan arınmış, nefes alan, canlı bir cilt için öncelikle düzenli medikal cilt bakımı ve bu alandada en etkili ve derinlemesine cilt bakımı uygulaması olan Hydrafacial Cilt Bakımı ilk sırada yer almakta.

Yazının devamı...

Şimdi Anti Aging Moda

3 Aralık 2019

Eskiden kadınlığa en büyük adımdı makyaj yapmaya başlamak. Hem de öyle böyle bir makyaj değil. Yay gibi alınmış incecik kaşlar, belirgin kuyruklu çekilmiş eyelinerlar, takma kirpikler, kıpkırmızı boyanmış dudaklar, pembe pembe allıklar ve hatta dudak üstüne makyajla kondurulmuş bir ben.

Giyim tarzı da bu duruma ayak uyduruyor tabii; Dar kesim pantolonlar, kısa etekler, apartman yüksekliğinde topuklar...

Kadın olmanın sembolü iddialı makyaj ve giyim tarzı ile henüz 16, 17 yaşlarındaki genç kızlar orta yaş kadın görünümüne hızlı geçiş yapıyorlardı. Şimdiki genç kızlar ise kendi yaşlarının keyfini çıkarıyorlar.

Son dönemde ise bunun tam tersi; geri alınmış saatler gibi kadınlar da mümkün olduğunca daha genç görünme çabasında. Makyaj yapmamak, jean, spor ayakkabı, t-hsirt kombinleri yapmak, anti aging medikal estetik uygulamalarından faydalanıp yaşının en genci görünmek çabasında, yani şimdi anti aging moda oldu.

Eskiden 35’li yaşlarda ikinci çocuğu lisede okuyan kadınlar, şimdi belki de ilk bebeğine sahip olmanın planını yapıyor. Hal böyle olunca; makyajlar, giyim tarzı, saç modelleri hep uzun genç kızlık dönemini temsil eder tarzda olmaya başladı.

Yani şimdi kadınlar; alınmamış doğal kaşlar, modern kesimli dağınık saçlar, makyajsız temiz görünen bir yüz, rahat, spor kıyafetleri tercih ediyorlar. Tabii günlük sokak stilinden bahsediyorum, özel davetlerden değil.

Makyajla uğraşmamak için ilk başvurulan yöntem doğal tonlarda yapılan kaş kontürü, kalıcı dipliner ve doğal tonlarda dudak renklendirme uygulamaları. Bu uygulamalarla, dağınık bıraktığı kaşlarındaki seyrekliği en doğal tekniklerle kapatabiliyor, her gün kaş boyama zahmetinden kurtuluyor kadınlar. Üstelik boyamaktan daha doğal göründüğü için de, kontür yaptırmayı tercih ediyorlar. Takma kirpikler yerine kirpiğini daha yoğun gösterecek kirpik dibi renklendirme yaptırıyorlar. Yoğun, koyu rujlar sürmeyip, genç, sağlıklı görünen dudakları olsun diye kalıcı dudak renklendirmeye yaptırıyorlar.

Hal böyle olunca, doğallık yanlısı yeni nesil kadınları sabah uyanıp spor ayakkabısını, jeanini giyip, dağınık saçları ile dışarı çıkabiliyor. Hatta aklıma şu yeni trend jeanler geldi. Momjeanler mesela; istediğiniz yaşta giyin annesinin pantalonunu giymiş genç kız gibi hissettirebiliyor size :) aynı şekilde erkek arkadaşının jeanini giyen genç kız gibi görüneceğiniz boyfriend jean modası da var.

Yazının devamı...

Hydrafacial Cilt Bakımı

29 Ekim 2019

Son yıllarda sağlık sektöründeki gelişmelerin birçoğu teknolojideki gelişmelerden kaynaklı. Teknoloji doğru şekilde kullanıldığında hem sağlığımıza hem de güzelliğimize birçok fayda sunuyor.

Bu yazımda sizlere, daha sağlıklı ve genç bir cilde sahip olabilmek için teknolojinin bize sunduğu bazı yeniliklerden bahsedeceğim. Hiç kuşkusuz sağlıksız olmanın ve yaş almanın etkilerinin ilk görüldüğü yer cildimiz. Bu sebeple de cildimiz en değerli giysimiz. Aynaya ilk baktığımızda yüzümüzü görüyoruz veya biriyle ilk karşılaştığımızda ilk baktığı yer yüzümüz. Sabah uyandığımızda cildimiz kurumuş, kırışmış, rengi solmuş ya da sivilcelenmişse, o gün bizim için kötü başlıyor.

Peki sabahları aynada pırıl-pırıl, sağlıklı, bebek gibi bir yüzle karşılaşsanız gününüz nasıl başlar? Bu görüntü bizi hem fiziksel hem de ruhsal olarak etkiliyor. Bunun için cildimize düzenli olarak bakmamız, onu korumamız ve onunla ilgilenmemiz gerekiyor.

Yüzünü her gün sağlıklı ve bakımlı göstermek için sabah uyandığında makyaj yapan hanımlar çok iyi bilirler; bir gün makyajsız dışarı çıktığında, bir tanıdığı ile karşılaştığında “Hasta mısın, solgun görünüyorsun?” sorusunu ile karşılaşırlar. İşte bu sebepledir ki, makyaj hanımlarda bağımlılık haline gelir. Çünkü makyaj cilt kusurlarını gizler. Her gün evden çıkmadan mutlaka makyaj yapılır. Önce nemlendirici sürülür, sonra solgun cilt canlandırılır, renk eşitsizlikleri giderilir varsa sivilce izlerini ve kılcal kırışıklıkları kapatıp cildi pürüzsüzleştirecek bir fondötenle devam eder makyaj. Bittiğinde de bir ohh çekilip "Tamamdır, artık dışarı çıkabilirim" öz güveni ile birlikte atılır adımlar dışarı.

Ancak uzun süre sürekli yapılan makyajın yanı sıra gün içerisinde maruz kaldığımız güneş ve diğer UV ışınlar yaşlanmanın etkileri ile birleşince birçok olumsuz faktörü bir araya getirmiş oluyor. Sonuçta cildimizdeki gözeneklerin tıkanması ile ciltte sivilcelenme, yağ dengesizlikleri, siyah noktalar ve renk eşitsizliklerini arttırıcı etkiler giderek artar. İşte bu noktada cildimiz için derin bir temizlik ve tedavi vakti çoktan gelmiş demektir. 

Şimdi bazılarınız “ama ben cildimi her gün temizliyorum” diyebilir. Yüzeyden yapılan temizlik hiçbir zaman gelişmiş teknolojilerin sunduğu faydalara yetişemiyor maalesef. Bunun için Amerika'da son 8 yıldır üst üste dünyanın en iyi cilt bakım uygulaması seçilen Hydrafacial Cilt bakımından bahsedeceğim sizlere.

Hydrafacial nedir?

Amerikan cilt bakımı sistemi olarakta bilinen Hydrafacial cilt bakım cihazı sayesinde cildin nem ihtiyacını sağlayan kolajen, sıkılığını koruyan elastin ve canlı görünmesini sağlayan vitaminler cilde geri kazandırılıp cildin parlaması, nemlenmesi ve tazelenmesi sağlanıyor. 

Yazının devamı...

Dudaklarınız Kaç Yaşında?

10 Eylül 2019

Yaş aldıkça yüzümüz, göz çevremiz ve alnımızda oluşmaya başlayan çizgiler, dudaklarımızda da oluşmaya başlıyor. Zamanla dudaklarımızda kırışıklıklar başlıyor, nemliliği azalıp kuruyor ve rengi soluyor. Yaşın yanı sıra, vitamin eksiklikleri, demir eksikliği, geçirilen rahatsızlıklar, hatalı kullanılan kozmetikler ve genetik faktörler de dudakların solmasında etken olabiliyor. Bir de uçuk çıkartan bir bünyeniz varsa, uçuk çıkan yerlerde bölgesel renk kayıpları oluşuyor ve çerçeve hattı bozulan dudaklar yaşlı ve solgun görünüyor.

Günümüzde cilt gençleştirmeye yönelik bakım ve tedaviler oldukça yaygın. Cilt altına enjekte edilen vitaminler, nem kazandıran hyalüronik asit enjeksiyonları, sürece yardımcı olarak kullanılan medikal estetik cihazları ile cilt gençleşme yönünde iyi sonuçlar alınabiliyor. Dudaklara da kırışıklığını gidermek, kaybettiği nemini geri kazandırmak üzere gençleştirme uygulamaları, nemliliğini arttırmak üzere hyalüronik asit enjeksiyonları yapılabiliyor. Bununla beraber dudağın kaybolan çerçeve hattı, solan rengini geri kazandırmak üzere tek bir yöntem uygulanabiliyor: “Kalıcı Dudak Renklendirme Mikropigmentasyon İşlemi”. Dudağa geri kazandırdığı renk canlandırma ve kaybolan çerçeve hattını geri kazandırma etkisi ile bu uygulamaya, “Dudak Gençleştirme” deniliyor.

Bu işlem tek kullanımlık mikro iğnelerle, dudağın en üst deri tabakasının altına pigment yerleştirme yöntemi ile yapılıyor. Şimdi ilk aklınıza gelen “acılı bir işlem mi” sorusu olmalı. Uygulama öncesi dudağa anestezi kremi sürülüp bekletiliyor. Bu sayede uygulama sorasında rahat etmeniz, acı hissetmemeniz sağlanıyor.

Dudağınızın kaybolan çerçeve hattının simetrik bir şekilde geri kazanılması için uygulama öncesinde dudak kalemi ile ön çizim yapılıyor. Çizim içerisine seçilen renk eşit şekilde yerleştiriliyor.

Seçilen renk dedim çünkü renk alternatifleri oldukça fazla. Bu yanıyla da hanımlar tarafında çok sevilen bir uygulama. Yani ister kendi dudağınızın kaybolan rengini yerine getirecek en doğal dudak tonlarını tercih edin, isterseniz de, dudaklarınızın hiç sahip olmadığı, eskisinden daha canlı görünecek daha belirgin tonları seçin, tercih sizin elbette.

Bu yönüyle, ruj kullanmak istemeyen, doğal tonlarda ama bakımlı, genç dudaklara sahip olmak isteyen hanımların son dönemde çok rağbet ettikleri işlem dudak renklendirme. Peki ne kadar zamanda işlemi tekrarlamak gerekiyor, yani işlem ne kadar süre etkili derseniz; ortalama etki süresi 2 yıl.

İlk andaki canlı rengi uzun süre kullanmak isterseniz yılda bir kez tekrarlayabilirsiniz. Bu kadar uzun süre hanımları mutlu eden uygulama tüm süreci dahil toplam 1 sattte yapılabiliyor. Eminim işlem sonrası şişme kızarıklık oluyor mu acaba diye düşünüyorsunuzdur; İşlemin hemen bitiminde, dudakta bir miktar ödem olabiliyor ama 1 saat kadar sürede geçiyor, yani işlemin hemen sonrası sosyal yaşamınıza devam edebiliyorsunuz. Çalışan hanımlar öğle arasında da bu uygulamayı yaptırabiliyorlar.

Yaşımızı ele veren dudakları gençleştirme etkisi ile, dudak pigmentasyonu uygulaması; yüz gençleştirmeye yönelik yapılan ameliyatsız estetik uygulamalarının önemli bir parçası olarak değerlendiriyor.

Yazının devamı...

Yüz Tipine Uygun Kaş Modeli

9 Ağustos 2019

Tercih ettiğiniz kaş şekli yüzünüzdeki ifadeyi belirleyen en önemli unsurların başında geliyor.
Peki hangi kaş şeklini kullanmamız gerekiyor? Yüzümüze en uygun kaş modeli hangisi? Kaş tasarımını belirlerken neye göre karar vermeliyiz? Bu yazımızda yüz tipine uygun kaş modeline nasıl karar vereceğimizden bahsedeceğim.
ALTIN ORAN ÖLÇÜLERİNE UYUMLU KAŞLAR
Altın oranı duymayan var mı? Öncelikle yüze uygun kaş şeklinin doğru belirlenebilmesi için yüzün altın oran ölçülerinin belirlenmesi gerekir. Kişinin yüzüne özel altın oran ölçüleri kaşların başlangıç, yükseliş ve bitiş noktalarını gösterir. Bu ölçüler kaşların yüzde estetik görünmesinin yanı sıra, ölçülü, birbirine eşit ve yüz şekline uygun kaş tasarımı yapılabilmesini sağlar.
Bununla beraber; kaşların yüze göre ideal şeklini belirlerken, kişinin mevcut kaş yapısı, kaşlarının yoğunluğu, yaşı, ten rengi, saç yapısı, karakteri gibi değişkenler de değerlendirilmelidir.
YÜZ VE GÖZ ŞEKLİNE UYGUN KAŞ TASARIMI
Yüz ve göz şeklinize göre doğru kaş şekline ulaşmanız için dikkate alabileceğiniz bir kaç püf nokta ile size yönlendirme yapabilirim; Örneğin, birbirine yakın (çatık) kaşlar ifadeyi sert gösterebilir veya bunun aksi, iki kaşın arası gereğinden fazla açıksa yorgun bir ifade olabilir.

Birbirine yakın gözlere sahipseniz kaşlarınızın arasını bir miktar açabilirsiniz. Tam tersi geniş yüzlü ve göz aralığını geniş ise kaşlarınız bir miktar birbirine yakın olabilir. Eğer küçük gözlere sahipseniz, kaşlarınızı inceltip yay biçiminde almayın. Bu model, gözlerinizi olduğundan küçük gösterir. Tersine biraz kalınlaştırıp şakaklara doğru uzatabilirsiniz.

İRİ VE YUVARLAK GÖZLERDE KAŞ TASARIMI

Gözleriniz biraz iri ve yuvarlaksa kaş kavisinizi biraz indirip kalınlaştırın. Üstten alınan kaşlar kaşınızın inmesini sağlar. Kalın ve bir sıra inen kaş, göz üzerinde gölge oluşturup, göz yuvarlaklığını kamufle ederek daha badem göz etkisi verebilir.

Çok kısa kaşlar yüzünüdeki ifadeyi zayıflatır. Altın oran ölçüleri ile kaşlar olması gereken uzunlukta olduğunda ifade netleşecektir.

Yaş ilerledikçe göz kapaklarında gevşeme oluşur. Bu gevşeme sonucu kaş ve göz arasındaki mesafe daralır. Eğer kaş yoğunluğunuz yeterli ise, kaşınızı alttan bir sıra alın. Kaş bir sıra yukarı kalkmış olacak, göz kapağınız açılacak ve bu sizi daha genç gösterecektir. Düşük göz kapaklarında kaşlar mutlaka yüksek olmalı. Kaş uçlarınız aşağı doğru ise, biraz aşağı düşen kısımdan kaş alabilirsiniz, fazla alınırsa kaşınız yapay ve agresif bir şekilde yukarı doğru çekik görünebilir.

Kaşlarınızı yalnızca alt iç kısımdan almayın. Aynı bölgeden uzun süre alınan kaşlar zamanla küsebilir ve bu kaşlara zamanla yay gibi yuvarlak bir görünüm verir.

Mümkün olduğunca kaşlarınızı boyamaktan kaçının. Uzun süre kimyasal ve kozmetik içeriğe maruz kalmak kaşları dökebilir.

Yazının devamı...

Göz Makyajına Pratik Çözüm

27 Temmuz 2019

“Gözler kalbin aynasıdır” diye boşa denmemiş! Yüzümüzde en farklı makyaj uygulamalarını yapabildiğiniz bölge gözlerimiz.

Hanımların gözleri ile ilgili en büyük şikayetleri ise; yaşla beraber ya da genetik sebeplerle, göz kapaklarının düşmesi. Genetik olarak da, dış kısmı aşağı doğru bakan düşük göz yapısına sahipseniz (-ki bu bir çok hanımın sahip olduğu bir durum ) bu durumda gözlere makyaj yapmak günlük bir uğraşı haline geliyor.

Göz kapağında yukarı doğru yapılan eyelinerlar gözleri daha kalkık ve iri göstermek için en iyi yöntem.

Uygulaması çok zor olmasa da, bunu her gün tekrar tekrar yapmak oldukça güç. Bir de yapıldıktan sonra ter, nem, göz yaşı gibi sebeple sürekli tazelemek gerekiyor. Kalıcıcık süresi en uzun olan kozmetik eyeliner ürünleri bile, gün sonuna kadar net kalamıyor. Göz kapakları düşük olan kişilerde sürülen eyeliner göz kapağına temas ettiği için kısa sürede bozulabiliyor.

Son dönemde hanımları bu dertten kurtaracak en etkili çözüm, mikropigmentasyon yöntemi ile yapılan kalıcı eyeliner uygulaması.

Nasıl oluyor bu uygulama derseniz; Kalıcı eyeliner uygulaması, tek kullanımlık mikro iğne ile, göz kapağı üzerinde uygulanan ve ortalama 2 yıl kalıcılığı olan bir makyaj uygulaması. İşlem sırasında deri altına yerleştirilen pigment; terden, nemden, sudan etkilenmiyor, kalıcı çözüm sağlıyor.

Sabah uyanıyorsunuz gözleriniz belirgin, sağlıklı ve güzel görünüyor. Üstelik organik pigmentlerle, steril ortamda ve tecrübeli uzmanlarca yapılan uygulamanın hiç bir zararı yok. Derinin en üst tabakasına yapılan uygulama öncesinde göz kapağına anestezi kremi uygulanıyor ve işlem süresince herhangi bir acı hissedilmiyor. Gözleriniz kapalıyken yapılan uygulama, ortalama 30 dakikada tamamlanıyor.

İşlemin hemen bitiminde hassasiyetten kaynaklanan hafif bir şişlik olabiliyor ancak bu durum 1 saat içerisinde geçiyor. Kalıcı eyeliner işleminin kozmetik ürünlerle yapılan makyaja göre bir diğer avantajı, makyaj kalemleri ile yapılan eyelinerda kirpik dibine boya yerleştirilemezken, kalıcı yapılan bu uygulamada kirpik araları da kalıcı olarak boyandığından, makyajdan daha doğal bir kirpik yoğunluğu görünümü elde ediliyor.

Yazının devamı...

Kıl Tekniği Kaş Nedir?

11 Temmuz 2019

Son dönemde hanımların etrafta sıkça duyduğu, sosyal medyada fotoğraflarını gördüğü bir uygulama "Kıl Tekniği Kaş". Konuya pek aşina olmayanlar için “ Kaşlara kıl ekimi mi yapılıyor?” sorusunu akla getirse de, durum tam olarak böyle değil.

Sağlıklı ve canlı bir yüz ifadesi için kaşlar çok önemli

Kaşlar yanlış alımlar, geçirilen bir takım rahatsızlıklar, kullanılan ilaçlar, kozmetik ürünler, genetik faktörler ve tabii yaşla birlikte dökülür ve seyrelir. Kaşları seyrelen hanımlar, yüzlerinin daha solgun, sağlıksız göründüğünü düşünür ve kaşlarını boyamaya başlarlar.

Kaşları boyamak, hem profesyonel bir görüntü olmadığı, hem de sürekli vakit alan bir işlem olduğu için bir süre sonra bu iş hanımlara yorucu gelmeye başlar ve bu işlemi kalıcı yaptırmaya karar verirler. İşte hanımların bu durumda başvurdukları yöntem kaş kontürü kalıcı makyaj uygulamalarıdır. Yaklaşık 15 yıldır yaygın olarak yapılan kalıcı makyaj kaş kontörü uygulaması önceleri koyu ve belirgin şekillerde yapılıyordu. Dövme gibi yıllarca kalıcı oluyordu. Bu nedenledir ki, bu tekniğe zamanla “dövme kaş” denildi.

Yeni dönemde her şeyde olduğu gibi, güzellik, makyaj ve bakım alanında da doğallık ön plana çıktı. Eski yoğun, koyu makyajlar yerine daha hafif, doğal görünen makyajlar tercih ediliyor. Hatta no-makep selfieler günümüzün trendi. Hal böyle olunca; kaşlarda da ince alınmış, kavisli, belirgin şekiller demode oldu. Bunun yerine hiç alınmamış, inceltilmemiş, keskin hatları olmayan, doğal görünen kaşlar tercih ediliyor. İşte bu sebeple kalıcı kaş kontörü uygulamalarında da eski tip “dövme kaş” yerine, yeni dönemde gerçek kaşa en yakın görünümü veren “kıl tekniği” işlemi tercih ediliyor.

Kıl tekniği kaş nasıl yapılıyor?

Gerçek kaş görünümüne en yakın; kendi kaşımız gibi görünen, kıl şeklinde çizimlerle yapılan uygulamaya “kıl tekniği” deniliyor. Önce kaşın altın oran ölçüleri alınıyor. Kişiye özel, yüz ve göz yapısına uygun, ideal kaş şekli belirleniyor ve kaş kalemi ile tasarım yapılıyor. Karşılıklı onaylanan taslak kaş şeklinin içine tek kullanımlık mikro iğne ile, kıl şeklinde çizim yapılıyor. Belirlenen kaş şeklini boyayarak yapılan eski teknik yerine, gerçeğe yakın kaş görünümü vermek için kıl şeklinde minik çizimler yapılıyor. İçi tamamen boyanmış kaşlar yerine, kaşın içinde kıl varmış gibi çizim yapıldığından, gerçeğe daha yakın bir kaş görünümü elde ediliyor. Yaklaşık 20 dakika içinde tamamlanan işlemle, mevcut kaşlar ile ayırt edilemeyen doğallıkta bir görünüm elde ediliyor. Bundan kaynaklı ki, son dönemde en çok başvurulan yöntemlerden biri kıl tekniği uygulaması. Bir de doğal renk tonları ile yapıldığında uygulamanın yakın mesafeden bile gerçek kaş görünümünden ayırt edilmesi oldukça zor.

Tabii işlemin bu kadar doğal görünmesinde, işlemi yapan uzmanın bilgili, tecrübeli ve yetenekli olması çok önemli bir etken. Gerçek kaşların renginde, inceliğinde, yönünde ve şeklinde kıl çizimi yapmak gerçek anlamda bir yetenek gerektiriyor. Bu yüzden bu işlemi yaptıracak olan kişilere en büyük tavsiyem, işlem yapılacak olan yer ve işlemi yapacak uzman ile ilgili araştırma yapmaları ve mutlaka bilgi ve tecrübelerinden emin olmaları. Gerçek anlamda doğal ve hijyenik ortamda yapılması gereken işlemden mutlu olmak için bu detaylar çok önemli.

Yazının devamı...

Dudak Renklendirme Hakkında Merak Edilen Her şey

21 Haziran 2019

Dudak renklendirme işlemini son dönemde etrafınızdan duymuş olabilirsiniz; çünkü son dönemde oldukça popüler! Peki nedir bu dudak renklendirme, nasıl yapılıyor, acıyor mu, ne kadar kalıcı? Bu yazımda biraz bu işlemden bahsetmek istiyorum.

Aslına bakarsanız bu işlem, vücuda yapılan dövme uygulamasına biraz benziyor, ancak hemen korkmayın! Dövme uygulaması kadar deri altına inilmeden, daha yüzeyde, organik içerikli ve belirli süre kalıcı pigmentlerle yapılıyor. Vücuda yapılabilen farklı renklerdeki dövmeler gibi, dudaklara da istenilen renkte, belli süreli kalıcı renklendirme işlemi yapılabiliyor. Hemen ilk soruyu duyabiliyorum;

DUDAK RENKLENDİRME ACILI BİR İŞLEM Mİ?

Uygulama yapılırken acıyor mu? Çok rahat söyleyebilirim ki, hayır. Derinin üst tabakasında yapılan bir işlem olduğu için, işlem sırasında herhangi bir acı oluşmuyor. Zaten işlem öncesinde konforunuzu arttırmak için dudak bölgesine anestezi kremi uygulanıyor.

İşlemin amacı; solmuş, canlılığını kaybetmiş, dudak çerçeve hattı uçuklar vb. sebeple kaybolmuş dudakları daha sağlıklı, daha canlı ve bakımlı göstermek. Öyle isminden ilk anlaşılabileceği gibi “uzun süre kalıcı ruj” değil.

Özellikle doğru yerde ve tecrübeli kişilerce yapılan uygulamalarda, dudakları sağlıklı ve bakımlı gösterecek, mevcut dudak rengine uygun, doğal renkler tercih ediliyor. İşlemi yaptırmaya karar vermeden önce işlem yaptıracağınız yer ve kişi ile ilgili mutlaka iyi araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Kalıcı yapılan bu işlemlerin steril ortamlarda ve işin ehli kişilerce yapılması çok önemli.

İşlemden önce dudağınıza etkili bir anestezi kremi sürülüyor ve 10-15 dakika bekletiliyor. Sonra dudağınızın işlem sonunda simetrik görünmesi ve dudak çerçeve hattınızın doğru belirlenmiş olması için, dudak kalemi ile dudaklarınıza önce çizim yapılıyor. Ardından renge karar veriliyor. Tecrübeli ve bilgili bir uzmanın burada sizin dudak renginize bakarak, renk konusunda doğru yönlendirme yapması çok önemli. Renge karar verildikten sonra, uygulama yarım saat kadar sürüyor. Tek kullanımlık mikro iğneler ile, dudağın derinine inmeden, en üst tabakanın hemen altına, seçtiğiniz renkteki pigment yerleştiriliyor. Burada uygulamanın doğal görünmesi için homojen ve degrade bir işlem yapılması önemli. Bu sayede işlem silinirken de parça parça değil, komple rengi açılarak kayboluyor.

Yazının devamı...