Pişmanlık duygusu

Pişman olmak, pişman etmek, pişman olmamak, yine olsa “Yine yaparım, pişman değilim” demek, küçüklükten itibaren “pişman olacağın şeyleri yapma” diye &oum

Pişman olmak, pişman etmek, pişman olmamak, yine olsa “Yine yaparım, pişman değilim” demek, küçüklükten itibaren “pişman olacağın şeyleri yapma” diye öğütlenmek ama yine de zaman zaman bunu unutmak ve çok pişman olmak...

Pişman olup bunu söyleyememek, her yaptığından sonra pişman olma huyu, hiç pişmanlık duygusu yaşamadan hep haklı olduğuna inanarak yaşamak...

Pişmanlık duygusu dediniz mi bu duygunun kabulü, kendine ve başkasına itirafı, bu duygunun ardından gelen müthiş hüzün, “keşke” ile başlayan milyonlarca cümle ve içinde çokça keşke barındıran bir ruh hali aklıma geliyor.

Kimsenin sevmediği bir duygudur bu; çünkü, kimse pişmanlık duygusuyla baş etmekten hoşlanmaz.

Başta dediğim gibi arkasından hoş olmayan duygular bırakır.

***

İnsan yaptıklarından da yapmadıklarından da pişman olabilir.

Zaten bu duygunun en büyük ikilemi de budur.

O zaman size de sorayım: “İnsan yaptıklarından mı yoksa yapmadıklarından mı daha çok pişman olur?”

Çok zor bir soru değil mi? Geriye dönüp baktığınızda “keşke yapsaydım” mı yoksa “keşke yapmasaydım” mı demek daha çok acıtır?

Öncelikle şunu belirteyim ki hayatın keşkesi yok!

Bu sebeple bazen yaptıklarımız bazen de yapamadıklarımız bizi üzebiliyor.

Yaş ilerledikçe geriye dönüp hayatı irdeleme arttığı için yapamadıklarının yasını daha çok tutmaya başlıyor insan!

Bazen de sonunda pişman olma ihtimalinin yüksek olacağını bile bile bir işe atılıyor.

Ve en çok da bu durumda kendine kızıyor!

Pişman olacağı şeyi yaptığı zaman ve sonunda gerçekten pişmanlık kaçınılmaz olduğunda kendine öfkeleniyor.

***

Herkesin büyük ve küçük pişmanlıkları olabilir hayatta!

Yaşayacağımız üzüntü, kızgınlık duygusu genelde pişmanlığımızın büyüklüğüyle orantılıdır.

Anlık pişmanlıklar, küçük ama düzeltilebilir hatalarımızdan kaynaklanır.

Bu tür pişmanlıklarımızın ardında derin üzüntüler yoktur.

Büyük hatalar, uzun süreli küslükler, sevdiğimiz bir kişiyi kaybetmeye sebep olacak yanlışlar, kaçınılmaz kötü sona sürükleyen bile bile yapılan sorunlu davranışlar veya bazen hayatınızı etkileyecek, yönünü değiştirecek yanlış adımlar atmak büyük pişmanlıklara sebep olur.

Bu gibi pişmanlığın ardından gelen yas duygusu hayatınızın uzun bir bölümünde sizi takip edebilir.

Bu tür pişmanlıklar aşılamadığında yani sürekli geri vitese takıp, olayları başa sarıp, “keşke yapsaydım-yapmasaydım” duygusuyla yaşamaya başladığınızda ilerleyemez hale gelirsiniz.

En iyi yaklaşım olanı olduğu haliyle kabul etmek, değiştirilemeyecek şeylerin arkasından sürekli hüzün duymak yerine, ileriye yönelmek, üzüntü yerine umut duygusuyla geleceğe yönelmektir.

Sürekli keşke demek bizi bir yere götürmez ama ileriye dönük bir bakış açısı geliştirmek olumlu bir ruh haline girmemize katkı sağlar.

Pişman etmek

“Bunu yaptığı için onu pişman edeceğim”, cümlesini çok öfkeli bir kişinin ağzından duyabilirsiniz.

İntikam alma duygusunu çağrıştırır, kendisine yapılana sinirlidir ve bunu yapan kişinin kendiliğinden pişman olmasını değil onu bizzat pişman etmeyi ister.

Birisinin yanlış yaptığı bir davranıştan dolayı sorumluluk alıp, ardından üzülmesini, pişman olmasını beklemek başka onu tehditle pişman etmeye çalışmak başka!

Gerçekten pişman olup, hatasını anlaması için bunu kendi içinde yaşamalıdır.

Karşımızdaki bizim onu pişman etmeye çalışmamızla değil kendi gerçekten pişmanlık duygusu yaşadığında hatasını anlar.

Karşımızdaki bize rağmen bir şey yaptığında, onu uyardıysak ve dinlemediyse yine de o yanlış yolda ilerlediyse pişman olmasını beklemek, istemek ve hatta onun pişmanlığından mutlu olmak, pişman olduğunu görünce sevinmek, haklı çıktığımızı ispatlamak ve bundan keyif almak gibi hikayelerimiz vardır.

“Pişman olunca bana gelme”, gibi önemli uyarılarımız, pişman olunca kapım sana kapalı mesajlarımız olsa da pişman olup gelmiş sevdiklerimize kucak açışlarımız da vardır.

Hayatında hiç pişman olmamış birisi yoktur, “ben hiç pişman olmadım” diyorsa da duyguları kopuktur, empati yeteneği sıfırdır veya yalan söylüyordur.

Hayatın içinde birçok seçim yaptığımıza göre en ufak bir yanlış seçim bile küçük de olsa pişmanlık uyandırır.

Zaten biraz pişman olmak faydalıdır, ileriye yönelik daha doğru kararlar vermemizi sağlar.

Bir de çok suçlu olduğu ve bunu bildiği halde “pişman değilim” diye inatlaşanlar vardır.

İşte onlar çok can sıkarlar, ne kendilerine ne de üzdüklerine faydası olmaz.

Üzerine inatçılık yapışmış bir duyguyla tüm kapıları kaparlar.

Onlardan da özenle uzak durun derim.