Yeni medyaya bilinçli okur!

Medyanın küresel iklim politikalarının, yerel yönetimlerin, çevre sorunlarına çözüm üretecek uygulamaların yakın takipçisi olması gerekiyor. Toplumun önünü gören bir medyaya ihtiyacı var çünkü…

Greta Thunberg 16 yaşında İsveçli bir öğrenci. Adını, geçen yıl, İsveç Parlamentosu’nun önünde yaptığı oturma eylemiyle duyurdu. Küresel ısınmanın yol açtığı sorunlar ve bozulan iklim dengesi konusunda hükümetleri ve medyayı suçlayınca önce Polonya BM İklim Zirvesi’ne, ardından Davos Zirvesi’ne konuşmacı olarak davet edildi. Davos’ta “büyüklere ders” niteliğinde bir konuşma yaptı ve dedi ki;

“Sizden eviniz yanıyormuş gibi harekete geçmenizi bekliyorum çünkü şu anda olan bu! Yetişkinler hep gençlere umut vermekten söz ediyor ama ben sizin umudunuzu istemiyorum, ben sizin paniklemenizi ve benim her gün hissettiğim korkuyu hissetmenizi istiyorum… İklim değişikliği konusunda başarısızlığa uğradığımızı kabul etmek zorundayız; bugünkü halleriyle tüm siyasi hareketlerin başarısızlığa uğradığı gibi… Basın da geniş kapsamlı kamusal bir farkındalık yaratmada başarısız oldu. Evet, başarısızız ama her şeyi tersine çevirmek için hâlâ zamanımız var…”

64 ülkede 596 farklı eylem planı

Greta’ya The Guardian ve Independent gibi gazeteler geniş yer ayırdı. Dünyanın dört bir yanından genç aktivistler küçük bir kız çocuğunun başlattığı Fridays For Future (Gelecek İçin Cuma Günleri) eylemine destek verdi. Öyle ki; öğrenciler yaklaşık 64 ülkede 596 farklı eylem planıyla 15 Mart’ta dünya çapında bir eyleme hazırlanıyorlar.Eylem Avrupa başta olmak üzere ABD’den, Brezilya’ya, Şili’den Hindistan’a, Japonya’dan Türkiye’ye uzanıyor. İklim değişikliği krizine karşı seslerini duyurmak için okul grevine çıkacak öğrencilere yönelik ilke ve tavsiyeler ise şöyle:

Şiddet yok. Tahribat yok. Yerlere çöp atmak yok. Şahsi çıkar yok. Nefret yok.

Peki, ne yapılmasını talep ediyorlar:

Karbon ayak izini en aza indir. Her zaman bilime atıfta bulun. Paris Anlaşmasını ve IPCC raporunu takip et.

1.5 derecenin altında kal. Paris Anlaşması’nda açıkça belirtilen hakkaniyet ve iklim adaletine odaklan. Çünkü hiçbir manifesto bundan daha radikal olamaz. Küresel ısınma ve iklim değişikliği dünyanın hâlâ en önemli gündemini oluşturmakta. Ancak birbiriyle çelişen çok sayıda haber kamuoyunda bilinç yaratmaktan çok, kafa karışıklığına yol açıyor. Eylemin amacı belli: İklim değişikliği nedeniyle geleceğe yönelik olası felaketlere karşı önlem alınmasını sağlamak ve bu yok oluşa seyirci kalınmaması için toplumsal bilincin oluşmasına katkı vermek.

Türkiye medyası bu habere pek itibar etmedi. Oysa medyanın küresel iklim politikalarının, yerel yönetimlerin, çevre sorunlarına çözüm üretecek uygulamaların yakın takipçisi olması gerekiyor. Toplumun önünü gören bir medyaya ihtiyacı var çünkü… The Guardian bunun özeleştirisini “Yetişkinler İklim Hareketi konusunda başarısız oldu. Genç aktivistlerle tanışın” başlıklı haberiyle yaptı. Bize de çok iş düşüyor. Medya Türkiye’de de çevre ve iklim sorunlarına kayıtsız kalmayan bir gençliği çevre bilinci yaratmaları açısından dikkate almalı. Medyanın yeni medya düzeninde en iyi okuru, küresel ısınma arttıkça orman yangınlarının arttığını, suların yükseldiğini, bazı bölgelerin haritalardan silindiğini, iklim değişikliği nedeniyle sular altında kaldığını, ormanların yok olduğunu bilen bir gençlik olmalı… Daha da önemlisi bugünün bilinçsizce tüketen, kirleten insanlarının dünyayı yok ettiğini bilen bir gençlik...Elbette medyanın bu yeni kuşak okuru kazanmasının tek yolu; iklimsel sorunları, çevre kirliliğini manşetlerine taşırken, atılması gereken adımlara, alınması gereken önlemlere de yer vermek… Greta Thunberg’in dediği gibi panikleyerek…