Biri kartvizitini gönderdi!

Biri kartvizitini gönderdi!


Bugün Dünya Tiyatrolar Günü. Ferhan Şensoy’un "Birileri kapıdan kafalarını uzatıp, bugün bedava mı? diye soracak" diye tarif ettiği gün...
Türkiye’de, Dünya Tiyatrolar Günü’nün mânâ ve önemi bu mudur yani? (Büyük kitleler için) Budur!
Bu vesileyle, Müjdat Gezen Sanat Merkezi tarafından düzenlenen İsmail Dümbüllü Ödülü de (yirmi birincisidir, maşallah diyelim!) "Bir Kış Masalı" adlı oyundaki başarılı kompozisyonu için Bülent Kayabaş’a veriliyor.
Ama Müjdat Gezen dertli:
– Türkiye İsmail Dümbüllü’yü yeteri kadar tanımıyor!
– Ee Müjdat Bey, anlatalım o zaman Dümbüllü’yü...
– O kadar kolay değil. İsmail Amca hem büyük bir halk sanatçısı, hem de dünya şekeri bir insandı. Madalyon Sineması vardı, açık hava sineması, turneye geldi oraya bir akşam. Tam oyunun orta yerinde, hani seyirci sahneye karanfil filan atar ya, birisi tuttu bir hıyar fırlattı. Nefesimizi tutup kalakaldık. İsmail Amca hiç istifini bozmadı ve kısık sesiyle, sanat tarihine geçen esprisini patlattı:
"Biri kartvizitini gönderdi!"
İşte İsmail Dümbüllü buydu!

Tarkan, cuma günü yaptığı basın toplantısının ardından Taksim taraflarında bir gece kulübüne gitti. Bu arada, şarkıcının korumaları, fotoğraf çekmek isteyen gazetecilere engel olmaya çalıştılar, hatta bir ikisini de tartakladılar.
Gazeteciler o gün Tarkan’ı izlemeyerek, onun haberini kullanmayarak, bu terbiyesizliği protesto ettiler. İyi de ettiler.
Duyduğuma göre, şarkıcının basın danışmanı gazeteleri arayıp "Niye izlemiyorsunuz? Ne oldu?" diye cicilik yapıyormuş.
Bir ay kadar önce, Hande Ataizi’nin gazetecilere yaptığı bir saygısızlık üzerine "Sizi anlamıyorum, Dört gazete ‘haberini koymuyorum’ dese, geriye Hande Ataizi mi kalır!" diye yazmıştım. Gazeteciler yerden göğe kadar haklılar! Üç günlük gazeteci, ben bile isyan ediyorum...

TBMM ihtisas komisyonlarını gezmeye devam ediyoruz.
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm komisyonlarının 25 üyesi var. Başkanlık MHP’de. İşte size iki nadide üye:
Ahmet Erol Ersoy: Yozgat Milletvekili Ersoy, Sadi Somuncuoğlu olayındaki davranışları sebebiyle (Somuncuoğlu MHP Yönetimi’ne rağmen cumhurbaşkanlığına aday oldu da az kaldı parçalıyorlardı ya), Somuncuoğlu’nun korumasına tazminat ödemek zorunda kalan milletvekilidir. Bey’in bir başka vukuatı da, Yozgat Bayındırlık ve İskan İl Müdürü’nün odasını basıp "İhaleleri verirken bana soracaksın!" diye adamın kafasına kül tablası fırlatmasıydı. (MHP Genel Merkezi bu olayı inceledi ve "kül tablasına bir şey olmadığı sonucuna varıldı"; demek ki İl Müdürü’nün kafasına atılmamış!)
Nidai Seven: MHP Ağrı Miletvekili. Ali Yurtarslan’ın itiraflarında "Nenehatun Yurdu’ndan, Bahçelievler-Emek Beştepe bölgesine sayısız saldırı yapıldı... Başkanları Nidai Seven’di. 27 Mart 1978’de Emek’te Nokta kıraathanesi tarandı. Olaya katılanlar Nidai Seven ve Mehmet Berk’ti" ifadeleri de yer aldı.

Ölen bir insanın arkasından "Ne mutlu!" demek densizlik belki de... Ama bütün ömrünü tiyatroya vermiş, "Ben sahneyle evliyim" diyecek kadar bu işi sevmiş, otuz yıldır haysiyetiyle ve sanatıyla ayakta durmuş bir tiyatrocunun, sahneye bin beş yüz seveninin önünde veda etmesi...
"Perde nasıl insin?" diye sorsalardı, Tekin Siper böyle bir ölüm isterdi herhalde. Ama çok erken değil miydi?
Nur içinde yatsın!