Catherine Hanım’ın da işi kolay değil

Catherine Hanım’ın da işi kolay değil


Catherine Derviş nerede kaldı? diye yazdım. Sonra düşündüm, doğrusu bir iki de uyarı aldım; Kemal Bey’in çözmesi gereken bir de böyle bir sorunu var, garibimin...
Catherine Hanım eninde sonunda kalkıp Türkiye’ye gelecek. Kocasını burada böyle sahipsiz bırakacak değil elbette... Üstelik, dediğim gibi, tatsız laflar üretilmeye başlandı bile...
Kadıncağız Ankara’ya gelecek. Bir defa tek kelime Türkçe bilmez, Ankara’da, bırakın eşini dostunu, korkarım bir tanıdığı bile yok. Bir eve kapanıp, kocasının akşam gelmesini bekleyecek... Gece artık birde, ikide... O da Kemal Bey Ankara’daysa tabii. Derken zırt bir telefon, gecenin bir yarısında fırlayıp saatler süren telefon görüşmeleri...
O kadıncağızı, dilini, örfünü âdetini bilmediği bir Ankara’da hafakanlar basacak, bilmez miyim...
Sokağa çıkayım dese (Allah için Ankara’nın gezip görecek yerlerinin de tadına doyum olmaz!) peşinde gazeteciler, bir koruma ordusu...
"Nerede kaldın" dedim Amerikalı yengemize, sonradan düşününce, onun yerine benim, ne yalan söyleyeyim içim karardı.
Ankara’nın çağdaş kadınları, Catherine Derviş’e siz bari sahip çıkın!..
Ne yapılabilir, bilmiyorum... Üç beş kişi bir olup onu nasıl ağırlayacağınızı, Ankara’da akşama kadar nasıl oyalacağınızı, Türkçe öğrenmesine ne şekilde yardım edeceğinizi kararlaştırın... Bir de "Biz buradayız, korkma gel!" mektubu yazın.
Sizin de bir nevi hizmetiniz olsun diye söylüyorum.

İki hanım Akmerkez’de alışverişteydi.
Genç olanı baktığı elbiseyi beğendi, "Bunu alıyorum, paket yapın lütfen" dedi.
– Şimdi giysene, niye giymiyorsun?
– Yoook! Yeni bir şey aldım mı, ilk defa cuma günü giyerim...
– Aaa, niye?
– Arkası gelsin diye!
– Ben bir cuma günü evlendim, ama arkası gelmedi...

Evet, Ankara’da haftalardır konuşulan 4 + 1 formülünün 1’i tamam.
İMF ve Dünya Bankası’nın "adı çıkmış bakanları değiştirin" baskısından bahsetmiş, 4 MHP’li ve 1 ANAP’lı bakandan şikâyet ettilerini yazmıştım.
ANAP’lı Cumhur Ersümer gitti. Kaldı 4 MHP’li!
Başbakan’ın malum inadıyla "revizyon yok!" demesine bakmayın siz.
Özellikle MHP’liler "Kim bu 4 MHP’li bakan?" diye ısrarla bana soruyorlar. Siz gazete okumaz mısınız?

Mesut Yılmaz talimat verdi herhalde, Rüştü Kâzım Yücelen ANAP’lı bakanlara haber saldı: "Basın toplantısında, arkadışımız Cumhur Ersümer’in yanında olalım!"
Toplantı bir saate yakın sürmüş. Doğrusu benim, bir bakanın ipe sapa gelmez laflarını dinleyecek boş bir saatim yok. Hayatta daha önemli işlerim var (çok şükür). Muhabir arkadaşlar dinlesin, deyip işime baktım. Seyretmediğim için de, Ersümer’in yanında kimler vardı, kimler yoktu göremedim.
Ancak, ANAP Genel Başkanı’nın talimatına, mazeret gösterip, uymayan en az iki bakan vardı, onları biliyorum.
Turizm Bakanı Erkan Mumcu İstanbul’daydı, özür beyan eti.
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın da mazereti vardı: Cuma’ya gideceğim, yetişirsem gelirim, dedi. Yetişebildi mi, gördünüz mü?
(Bir çocukluk arkadaşı "Mesut Yılmaz çağırsaydı bile, namazı kaçırıp gitmezdi" diyor; peki cuma saati olmasaydı, Tantan, adı yolsuzluğa karışmış arkadaşına arka çıkar mıydı acaba?)