Diyarbakır’ı sarsan yazı

Diyarbakır’ı sarsan yazı


Server Tanilli’yi size ben anlatacak değilim. Yetmiş yaşında bir hukuk hocası, Strasbourg’da. 1978’de teröristlerin saldırısına uğrayıp sakatlandı, tekerlekli sandalye mahkûmu. Ve önemli bir yazar.
Cumhuriyet’te yazıları yayımlanan Tanilli, geçen hafta, Nevruz şenliği için Diyarbakır’a gidişini anlattı.
Şehrin büyük meydanında yapılan şenliği, Belediye Başkanı’nın barış ve kardeşlik nutkunu, binlerce insanın çektiği halayları... katıldığı paneli, Dicle Üniversitesi’nde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün açılış törenini, orada yaptığı konuşmayı anlatıyordu. Akşam da Dilan Sineması’nda Kürtçe bir film seyrettiklerini yazdı; Türkçe altyazılı.
Ertesi gün olanları da Baskın Oran anlatıyor (Agos gazetesi, 30 mart).
Yazının çıktığı gün Diyarbakır birbirine girmiş. Üniversitenin telefonları susmak bilmiyor. YÖK telaşta: "Kardeşim siz uyuyor musunuz?" Yalnız YÖK mü, Ankara’da ne kadar ilgili, ilgisiz makam varsa, hepsi telaşta..." Yok böyle bir şey efendim, olsa haberimiz olmaz mı, rica ederim?"
Haksız da değiller, Diyarbakır’da öyle meydan yok. Dilan’da Kürtçe film olacak şey mi? Tanilli kimse görmeden nasıl gelir gider?
Hem sonra Server Tanilli’nin, taa Strasbourg’dan Diyarbakır’a tekerlekli sandalyesiyle gelmesi, lokantalara, sinemalara gitmesi, ancak izinle çıkılan kürsülerde konuşması... Bunları akıl alır mı Allah aşkına!
Baskın Oran, Dicle Üniversitesi Prof. Tanilli’yi mahkemeye veriyormuş, Cumhuriyet gazetesi bir açıklama yapmaya hazırlanıyormuş diyecekti ki, Server Tanilli’nin yeni yazısı yayımlandı:
"Geçen haftaki yazım, çoğu okurumun da fark ettiği gibi, düşsel bir yazıydı. İşin hayal yanını fark edemeyenler de görüldü ki, bu notu onlar için düşüyorum" diyordu (Cumhuriyet, 30 mart).
Herhalde gülerek. Şakadan anlayacak hali mi kaldı Türkiye’nin?

TBMM İçişleri Komisyonu. Başkan Mehmet Pak (MHP).
Sebgetullah Seydaoğlu (ANAP Diyarbakır): Gece hayatında vukuatı bol...
Mustafa Eren (DYP Karabük): Seydaoğlu’nun Almanya vukuatında adı geçenlerden.
Hayri Kozakçıoğlu (DYP İstanbul): OHAL Bölge Valiliği’nin kayıp paraları, damadı ve Boğaz sırtlarındaki villa nedeniyle çok başı ağrıdı.
Kemal Çelik (DYP Antalya): İçişleri Bakanı Meral Akşener’in gece kapıyı kırarak makamına oturttuğu eski Emniyet Genel Müdürü.
Necmi Hoşver (DYP Bolu): Kendi partisinin milletvekilini yumruklayacak kadar hırçın...
Burası İçişleri Komisyonu’ydu. Halkın güvenliğinden ve yolsuzluklarla mücadeleden sorumlu içişleriyle ilgilenen komisyon.

Transatlantik buzdağına çarpıp, su almaya başlamış. Süvari, ikinci kaptanı çağırmış:
– Paniğe yol açmadan gemiyi tahliye edin!
On dakika sonra alı al moru mor gelmiş İkinci:
– Dinlemiyorlar efendim, yolcu gemiyi terk etmek istemiyor...
– Sen köşkte kal, demiş Süvari, ben hallederim...
Gerçekten de Süvari, yarım saatte tahliye işini tamamlamış, sonra da yardımcısına nasıl başardığını anlatmış:
– İngiliz yolculara "Bu yaptığınız centilmenliğe sığmaz!" dedim, filikalara koştular.
Amerikalılara "Yüzmek sağlığa iyi gelir",
Araplara da "soğuk su cinsel gücü artırır" dedim, kendilerini denize attılar...
– Türk yolcular da vardı...
– En kolayı o oldu. "Burada denize girmek yasak!" dedim...