Kurdun yasası düşeni yemektir

Kurdun yasası düşeni yemektir


Bir kadın fuhuş batağına nasıl saplanır? Nasıl bir ruh hali kadını, "Parasını verenle yatacak" hale getirir? Fanilesi ter, ağzı soğan kokan, elin kıllı hayvanlarına nasıl tahammül eder? Nasıl bir çaresizliktir, nice sefalettir Tanrım?
Para desem, değil. Binlerce kadından kaçı "Buna değecek" parayı kazanır ki? (Değer bir para olabilirse tabii.) Hadi başta kandırıldı, zorlandı, ırzına geçildi, satıldı... Niye gün gelip, canlarına tak edince, kaçıp kurtulmazlar? Kurtulamazlar?
Gidecek evleri, sığınacak anaları, paraları yoktur da ondan! Canlarını kurtarsalar da, nerede yatar, ne yer ne içerler? Bu sefer fuhuş bile yaptırmazlar onlara... Yaşatmazlar.
Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik "Fuhuşu meslek edinmiş kadınlarla" alkol veya madde bağımlılarını sığınma evlerine alınmasını yasaklıyormuş.
Fahişeye tecavüzü teşvik eden bir ülkede, başka ne beklenirdi ki!
Bu kadınlara Devlet ve sivil toplum örgütlerinden başka kim sahip çıkabilir? Demek ki, bir tekme de toplum atıyor. Bir kere de toplum çiğneyip geçiyor üzerlerinden.

Müslüm Gürses 22 yıl önce bir trafik kazası geçirip, öldü diye morga kaldırılmış. Allah’tan bir doktor yaşadığını fark etmiş de, hem bir can kurtarmış, hem de Türkiye’ye sevilen bir sanatçıyı bağışlamış.
Halkın başka türlü benimsediği bir türkücüdür Müslüm Gürses; uğrunda insanların kendi canlarını acıtmayı göze aldıkları.
Ölüp ölüp de dirilmiş olmanın getirdiği bir yakınlık belki de.

Meral Akşener ve Mehmet Ağar. İki eski (çok ses getirmiş) İçişleri Bakanı. Hatta bu görevde halef selef olan, sonra genel başkanları ve partileriyle köprüleri atan iki politikacı.
Son zamanlarda, kendilerini sinemaya vurmuşlar. Derler ki, vizyona giren hiçbir filmi kaçırmıyorlar. Yani birlikte gülüp, birlikte ağlıyorlar.
Ağar bağımsız, Akşener yarı bağımsız. Artık ne devlete, ne partiye zaman mayırıyorlar. Boş vakitlerini de birlikte, film seyrederek değerlendiriyorlar... mış.
Ankaralılar, bu sinefil bakanlara sempatiyle bakıyor. "Milletvekillerinin kimi ihale takibinde, kimi yasak ilişkilerle meşgul. İki eski İçişleri bakanının sanatla ilgilenmesi ne güzel!" Ama Ankara’da dedikoducular da var.
Onların iddiasına göre, iki eski içişleri bakanı, gidecekleri her filme 3 bilet alıyorlarmış. "Ne olur, ne olmaz; bakarsın son anda Tantan da bize katılır" diye...

Hürriyet’te yayımlanan bir küçük ilan, okurum Cihangir Gözükızıl’ın dikkatini çekmiş: "Arayanlarla canlı telefon muhabbeti yapacak, arkadaş canlısı chat operatörleri aranıyor". "Bu herhalde yeni bir meslek, diyor Cihangir Bey; benim bildiğim, eskiden Cat operatörleri vardı. Onlar da Caterpillar ağır iş makineleri kullanırlardı".
Eee zaman değişti. Ağır işçilik de sanallaştı.

Bahar geldi. Kavak ağaçlarından dökülen pamuk artık kavak tadı verdi.
Kulak burun boğaz / Her yerde sen / Bilmem ki / Boğulmadan nasıl söylesem!