Vazgeçebilir miyim yoksa vazgeçilebilir miyim?

8 Nisan 2017

Satürn, evliyken gider deniz perisi Philyra'ya kaptırır gönlünü. Yetmez, ilişkilerini gizli sürdürebilmek için At haline getirirler kendilerini. Doğal olarak bu ilişkiden de 'yarı at / yarı insan' olarak Chiron doğar. Satürn'ün, Rhea'dan olma çocukları; Plüton, Neptün ve Jüpiter kadar şansla doğamayan Chiron; hem gayrimeşru olduğu hem de annesi Philyra tarafından -fiziki özellikleri- hoş görülmediği için bir mağarada terkedilir. Bazı rivayetlere göre Apollo bulur ve eğitir, aynı zamanda ölümsüz doğan Chiron'u. O da boş durmayıp geliştirdiği zekası ve bilgisiyle kahramanlar yetiştirir. Bunlardan birisi ve aynı zamanda çok iyi dostu olan Herakles'e yapılan bir saldırı sırasında atılan ölümcül zehirli ok ile vurulur. Ölemediği için bu okun çektirdiği acıya derman olsun diye araştırıp bulduğu bütün çareler, formüller, şifalar kendisi dışında tüm derman arayanların işine yarar. Sonunda bu acıya dayanamayıp kendi ölümsüzlüğünden vazgeçer!

Şimdi bu mitolojik hikayenin içinde adı geçen; nam-ı diğer "Yaralı Şifacı" Chiron (Kiron ya da Şiron) gibi

vazgeçmek kolay mıdır?

Önce bi kendimize bakarsak muhtemelen herkese destek olmaya çalışan bir insan olduğumuzu düşünebiliriz Chiron gibi. Düştüğünde elimizi uzattığımız, şifaları için elimizdeki imkanları kullandığımız, yükleri hafiflesin diye el attığımız bir grup vardır hepimizin çevresinde hatta zaman zaman el kadar uzak olup olmadığını bile umursamadığımız. O zaman buraya kadar bu hikaye bize yabancı değil. En azından bir kısmımıza olmayabilir. Güzel!

Yazının devamı...