Fener’de bekâr evi

1965 yılının İstanbul’u Kadıköy, Kuşdili, Çukurbostan Mahallesi’nde Bakkal Ahmet’in üstünde bir apartman dairesi

1965 yılının İstanbul’u Kadıköy, Kuşdili, Çukurbostan Mahallesi’nde Bakkal Ahmet’in üstünde bir apartman dairesi... Ali İhsan Okçuoğlu, Ercan Aktuna, Şükrü Birand, Yaşar Mumcu, bir de benim Fenerbahçe’nin bekâr futbolcuları. Ali İhsan ile Ercan, artık yaşamıyorlar. Erken yitirdik onları. Evin sağındaki yokuştan Bahariye Caddesi’ne çıkılıyor.

Berber Hayri, Ayakkabıcı Hasan, Terzi Turhan ile karısı Meral, Konfeksiyoncu Nezih Abi, Süreyya Sineması, Kadıköy pasajı.

İdman maç dışında boş zamanların büyük bölümünü geçirdiğimiz mekanlar.

***

Sıkı dostluklar ayrımsız içten paylaşımlar, hayatı severek kuşandığımız hoşgörülü zamanlar. 5 insan 5 farklı yöreden...

Ali İhsan İstanbul Alibey-köy, Ercan kuzguncuk, Şükrü Ankara’dan, Yaşar Trabzon Akçaabat bir de ben İzmirli.

Fener’de bekâr evi

Futbol ortak uğraşımızdı. Ya farklılıklarımız. Yaşam, giyim, eğlence, yemek ve de yüreğimize dokunan etkinliklerde farklı yanlarımız.

Sabah kalvaltılarını birlikte yapıp, öğle akşam yemeklerinde değişik yerlere savrulabiliyorduk.

Birimiz sinemayı yeğlerken öteki bilardo oynamayı seçiyordu. Bu hep böyledir. Hayat böyledir. Farklılıklarla bir arada yaşamayı öğrenmek ne güzeldir, ne iyidir.

***

Ali İhsan evin büyüğüydü. Sabah kahvaltısı hazırlığında meyve suyu hazırlamak dışında bir uğraşa katılmazdı.

Ercan coşkulu, neşeli; Şükrü tembel; Yaşar dengeliydi. Bense her eve lazım bir fare kapanı İzmirli.

Duygu, Aksaray’da otururdu. Ali İhsan ona sırılsıklam âşık. Çok sevişirler, çok didişirler sık sık ayrılır, barışırlardı. Ayrılık günlerinden bir gün evde ikimiz söyleşiyoruz.

“Yine bozukuz” dedi Ali İhsan. Bu kez bitireceğim.

Gel bana bir ayrılık mektubu yaz dedi. Büyük sözü dinlenir, sorunu ortak paylaşmalıyız. Hikayelerini de iyi biliyorum. Bitirdim mektubu okudum yüksek sesle.

Beğendi ve uyardı: “Evdekilere benim için mektup yazdığını söylersen bitiririm seni.”

“Ayıp ettin Abi biz İzmirliyiz. Bizden laf çıkmaz!”

İhsan Abi oturdu, kendi el yazısıyla mektubu yeniledi, postaya verdi. Duygu mektubu aldı. Hikaye uzun, kısa kesiyorum.

Konuşmak için bir araya geldiler. Ayrılırken evlenme kararı aldılar iyi mi!.

Benimki de ne ayrılık mektubuymuş be birader!Fener’de bekâr evi

Kir veya Sadrazam hamamda

Günlerden bir gün / Hamam gideceği tuttu / Sadrazam hasretlerinin / Bir yanında birinci vezii / bir yanında ikinci veziri / bir yanında üçüncü veziri / sonra efendime söyleyeyim /peşkirci başısı / nalıncı başısı / sabuncu başısı / velhassıl tam 400 kişilik kafile / Peştemal takıp girdiler hamama / Geçtiler kurnalarına başına / Üçer beşer / sadrazam deseniz / kuruldu göbek taşına / Yan gelip yattı / memleketin en ünlü tellakları / sardılar dört yanını / kimi elini kaptı kimi bacağını / bir keseleme sürtme faslıdır başladı / Tamam on iki saat / on iki ünlü tellak / inciltmeden keselediler / Hazretin mübarek vücudunu / öylesine kir çıktıki sormayın / herbiri nah parmağım kadar / aman efendimiz bune kir / demeye kalmadı / keselerin altında eriyip gitti / koskaca sadrazam / bütün mahiyet erkanı yerinden fırladı / Nittunuz devletliği / dediler tellaklara / tellaklar cevap verdi / biz yıkadık keseledik / devletin kirden ibaret olduğunu bilemedik / suç bizde değil / neyleyelim / kir bitti / sadrazam elden gitti. (Ümit Yaşar Oğuzcan)

Aforizmalar

- Evliliğinizi iyi götürmek istiyorsanız

1. Hatalı olduğunuzda itiraf edin

2. Haklı olduğunuzda susmayı bilin.(Nash)

- Karınızın doğum gününü unutmamanızın en iyi yöntemi birkez unutmanızdır.(Anonim)

- Karımla ben 20 yıl çok mutlu yaşadık. Sonrada tanıştık.(Rodney Dangerfield)

- İyi bir kadın kendisini yaptığı her hatasında kocasını affedendir.(Milton Barle)

- Birinci adam iftiharla, benim karım bir melek, ikinci adam çok şanslısınız benimki hala yaşıyor.(Anonim)

Üzülmeye zaman yok

İngiliz Başkanı Winston Churchill 2. Dünya Savaşı’nda ülkesini yenilmekten son anda kurtarmıştı.

Savaşın şiddetini arttırdığı günlerde gazeteciler sordu. Omuzlarınızdaki ağır mesuliyet sizi üzmüyor mu? Churchill’in cevabı oldukça ilginçti: Üzülmek istiyorum ama zaman bulamıyorum.

Koşmaya başlasanız iyi olur

Her sabah Afrika’da bir ceylan uyanır. En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir. Yoksa öldürülecektir. Her sabah Afrika’da bir aslan uyanır. En yavaş ceylandan daha hızlı koşmasını gerektiğini bilir, yoksa aç kalacaktır. Aslan veya Ceylan olmanız fark etmez. Güneş doğduğunda koşmaya başlasanız iyi olur.

(Afrika Atasözü)

Boş vakit var mı?

Dr. Darwin, köy köy arabasıyla gezerken fırsat buldukça düşüncelerini küçük kağıt parçalarına not eder ve yazacağı ünlü ‘Contemplations’ kitabının alt yapısını oluşmasını sağlar. A. Lincoln bir çiftçinin yanında çalışırken verilen dinlenme aralarında kitap okuyarak bazı okulları dışardan bitirir. Bakkal çıraklığı yaparken müşteri olmadığı zamanlarda kitap okuyup ders çalışarak liseyi tamamlar. Ardından hukuk fakültesinden mezun olarak avukatlık yapar. Daha sonraki yaşam serüveninde ABD. Başkanlığı’na kadar yükselir. ‘Boş zaman yoktur. Boşa geçen zaman vardır...’

(Tagore)