23 NİSAN KUTLU OLSUN!

Eklenme Tarihi23.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi23.04.2019 - 8:15

“Sabırsızlıkla beklenen gün yaklaştı ve her zamankinden daha büyük bir coşkuyla bahçemizi 23 Nisan şenliğimize hazırlıyoruz...

Bu yıl 19’uncu kez çocukları ve halen çocuk kalabilenleri ‘Bayram gibi bir bayram’ için bahçemizde ağırlayacağız.

Her zaman yaptığımız gibi yine çocukların eğlence malzemesi olmadıkları, aksine, aktif olarak eğlendikleri bir bayram daha gerçekleştireceğiz.

Bahar gibi bir bahçede çocukların gün boyunca gönüllerince eğlenebilecekleri onlarca etkinlik olacak.

Yüzleri rengârenk boyalı çocuklar oradan oraya koşacak, minik ellerini boyaya daldıracak, seramik standında çamura bulanacaklar.

Sanki cıvıl cıvıl sesleri yetmezmiş gibi bir de davulların üstünde tepinecekler, yüzlerce çocukla şenliğimizi duymamışlara sesimizi duyuracak, hoplayıp zıplayacak, yeri göğü inleteceğiz.

İlk yıllar 300-400 kişilik katılımlarla gerçekleştirdiğimiz bayramlar artık binlerce kişinin katıldığı kocaman bir şenliğe dönüştü.

Hepinizi 23 Nisan günü çoluk çocuk bahçemize bekleriz” yazıyor Süleyman Çilingiroğlu.

Her 23 Nisan’da Nesin Vakfı’ndan gelen Süleyman Çilingiroğlu imzalı mesajları heyecanla okuyorum.

Süleyman Çilingiroğlu, Nesin Vakfı’nın yetiştirdiği çocuklardan, şimdi ise vakfın yöneticisi.

Gülriz Sururi’yi kaybettiğimizde ve mirasını Nesin Vakfı’na bağışladığında çok anlamlı bir mektup yayımlamıştı Nesin Vakfı, Süleyman Çilingiroğlu imzasıyla.

Kendisi Gülriz Sururi ile ilk kez 23 Nisan 1993’te TV programında Aziz Nesin ve iki vakıf öğrencisini konuk etmesiyle tanışmış.

Sonra Nisan 2016’da Gülriz Hanım bağış yapmak için aramış ve buluşmuşlar ve daha sonraki tüm süreci birlikte planlamışlar.

Şimdi Nesin Vakfı Gülriz Hanım’ın vedasıyla birlikte isteklerini yerine getirmeye başladı bile, Gümüşsuyu’ndaki binayı “Nesin Vakfı Gülriz Sururi ve Engin Cezzar Kültür Merkezi”ne dönüştürecekler.

Nesin Vakfı’nın gelirinin dörtte biri Nesin Yayınevi’nden, dörtte biri kiralardan, yarısı da bağışçılardan geliyor.

Vakfın yaşaması için bağışlar gerekiyor.

23 Nisan kutlamaları vesilesiyle hatırlatalım.

Şiddet cezasız kalmamalı

Dünyada başlayan MeToo akımının bir ayağı da Türkiye’de Sıla-Ahmet Kural davasında yaşandı, kadına şiddet ve taciz konuları bir kez daha gündeme geldi.

Sıla’nın şiddet gördüğünü açıklaması kamuoyunda büyük ses getirdi ve sonuç Ahmet Kural ‘hakaret, tehdit ve kasten yaralama’ suçlarını işlediği iddiasıyla yargılandığı davada 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

“Öncelikle mutluyum. Türk adaletine çok ama çok teşekkür ediyorum. Bu pozisyona düşmüş ve düşebilecek bütün kadınlar için güven verici. Çok zor ve travmatik bir dönemdi benim için. Türlü iftiralara uğradım. Bunların karşısında ne kadar kuvvetli de olsanız çok kolay bir şey değil aslında sağlam kalmak. Bugün adalet beni yüreklendirdi. Susmak iyi fikir değil. Belki birilerinin hayatını kurtarabilirsiniz. Herkese biraz cesur ve yürekli olmayı tavsiye ediyorum. Ben yargının çok adil olduğu kanaatindeyim” açıklamasını yaptı Sıla.

Şiddet karşısında susmayarak, yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşarak kazandı Sıla.

Ahmet Kural ise yaptığı talihsiz açıklamalarla kendini daha da kötü duruma düşürdü.

Şiddet karşısında adaletin yerini bulması sevindirici, umut verici.

Söz konusu şiddet olduğunda sadece kadına şiddet değil tabii konumuz, her türlü şiddete karşıyız.

Şimdi, şehit cenazesinde Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıranlar da yargılanmalı ve hak ettikleri cezayı almalı.