ART BASEL HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

ART BASEL HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Artık haziran ayında Basel’e gitmek yazın Bodrum’a, Çeşme’ye gitmek kadar doğal.

Eskiden Art Basel’i sanatla gerçekten ilgili olan koleksiyonerler, sanatçılar ve galeriler takip ederdi.

Şimdi ise her eline boya alan kendini sanatçı ilan eden de, her hobi olarak kendine sanat galerisi açan da, sanatla sadece moda olduğu için ilgilenen koleksiyoner de, sadece Instagram’da ‘story’ yapmak isteyen de kendini ilk uçakla Basel’e atıyor.

Bu sadece Türkiye’de değil, dünyada da böyle.

Art Basel için her yıl en az 300 özel uçak geliyor İsviçre’nin küçük şehri Basel’e.

Brad Pitt’ten Dasha Zhukova’ya tanıdık isimler de bu fuarı kaçırmıyor.

Üstelik özel uçaklara önceden uyarı yapılıyor, planlanan saatinizi kaçırırsanız bu havalimanına inmeyi unutun, çünkü başka saat bulma ihtimaliniz yok diye.

Satışların önemli bir bölümü kapalı kapılar arkasında, 1 günden iki güne çıkarılan VIP günlerinde yapılıyor.

Önemli satışlar genelde birinci günün ilk iki saati içinde gerçekleşiyor.

Biz rakam severiz, en pahalı eseri ve kimin aldığını merak ederiz ama burada rakamların çoğu açıklanmıyor.

Hatta özel müşteriler için VIP bölümünün de üzerinde özel odalarda satış yapılıyor.

Oradaki rakamları kimse telaffuz bile edemiyor.

Rakamların böyle olması normal çünkü burada bir galerinin standını gezmek bir müzeyi gezmekten farklı değil.

Yan yana o kadar değerli eserler görüyorsunuz ki ağzınız açık kalıyor.

Art Basel sadece ticari bir organizasyon değil, aynı zamanda kültürel bir etkinlik.

Bu yıl fuara tam 290 galeri katıldı, 80 ülkeden 93 bin kişi ziyaret etti.

En çok konuşulan ise Romanyalı sanatçı Alexandra Pirici’nin ‘Aggregate’ adlı zaman kapsülü eseriydi.

Basel’de geceler ise partilerle başladı, final ise her zaman olduğu gibi Kunsthalle’de çay bahçesini andıran Campari Bar’da yapıldı.

Miami ve Hong Kong’da da var

Art Basel yılda bir kez Basel, Miami Beach ve Hong Kong’da düzenleniyor.

Aralık ayında Art Basel Miami’de fuarın önüne geçen partiler dışında en çok konuşulan, katılan VIP’lerin eskisi kadar çılgınca almaması, artık alım yaparken daha çok düşünmeleri oldu.

Görmeniz gereken müze

Fuardan önce ilk durak: Fondation Beyeler.

Art Basel’in kurucularından Beyeler’in koleksiyonunun sergilendiği çok şık ama küçük bir müze.

Centre Pompidou’nun ve İstanbul Modern’in Karaköy’de yeni yapılmakta olan binasının da mimarı olan Renzo Piano imzalı müze.

Mimari ve içerideki eserler kadar yemyeşil bahçe de etkileyici.

Koleksiyonda Richard Serra’dan Monet’lere yok yok.

Gezenler arasında Türkiye’den tanıdık isimlere de rastlamak mümkün.

Ayrıca Art Basel’e gelmişken, Scope ve Volta da mutlaka görülmeli.

Scope, Art Basel’den bir önceki basamak.

Burada başarılı olan galeriler ve ressamlar daha da yükseliyor.

Volta’da da genç sanatçıların işleri sergileniyor.

DİĞER YENİ YAZILAR