Fransız moda evlerinin günümüz çözümü: Rihanna

Rihanna, Louis Vuitton Moet Hennessy grubu ile yeni bir lüks moda markası yarattı: Fenty.

Rihanna’nın soyadını taşıyan marka bu hafta Paris’te tanıtıldı.

Ünlü isimlerin moda tasarımcılığına soyunmasına alışığız.

Ama Fenty, bir ünlünün bir moda markası kurmasının sıradan hikâyesi değil.

İlk defa bir kadın, dünyanın en büyük lüks grubu LVMH için sıfırdan bir moda markası kuruyor.

İlk defa beyaz olmayan bir kadın LVMH grubunda bir moda markasına ortak oluyor.

“Ben karışık ırklardan gelen bir göçmenim ve bu bakış açımı da beraberimde getiriyorum” diyor Barbadoslu Rihanna, siyah, beyaz ve Latin Amerika kökenlerini kastederek.

İş dünyası da, moda dünyası da çok kültürlülüğü destekliyor bu yeni markayla.

Fenty, LVMH Grubu’nun 1987’de kurduğu Christian Lacroix’dan sonraki ilk markası.

İlk defa star bir tasarımcı yerine modaevlerini bir ünlüye teslim ediyorlar.

Bu da ister istemez düşündürüyor, modada ustalık yerine ünlü olmak mı öne geçecek...

Fransız moda evlerinin günümüz çözümü: Rihanna

Coco Chanel’e benzetiyorlar

Şimdi Fenty, Louis Vuitton, Dior, Givenchy ve Fendi’nin de aralarında olduğu bu dev grubun bir parçası.

Rihanna, Fenty’nin ana şirketi Project Loud France’de yüzde 49.99 hisse sahibi.

Tabii bu kararlarda dev grubun Rihanna ile birlikte yaptığı Fenty güzellik serisinin de etkisi çok.

İlk yılında 558 milyon dolar kazandı bu güzellik serisi.

Evet, grup daha önce Virgil Abloh’u kreatif direktör yaparak da popüler kültüre, sokak modasına yaklaşmak için önemli bir adım attı.

Ama ilk defa çok kültürlülüğünün ve farklılıkların altı bu kadar çiziliyor.

Üstelik süpermodel ölçülerinde olmayan ve zayıflamaya da hiç niyeti olmayan Rihanna “Kendi giyebileceğim kıyafetleri yapıyorum, önemli olan benim gibi dolgun vücutlular da giyebilsin benim markamı” diyor.

Rihanna’yı Coco Chanel’e benzetiyorlar, hatta “Günümüzün Coco Chanel’i” diyorlar onun için.

Güçlü vizyonu, çok akıllı ve çalışkan olması ve tabii karizması nedeniyle.

Tabii buna ünlü kültürünü, sosyal medya gücünü ve popüler kültürde çok kültürlülüğün ve kadın gücünün öne çıktığı bir dönemde olduğumuzu da eklemek lazım.

Ne çektin be Madonna...

Önce Sabahattin Ali’nin ‘Kürk Mantolu Madonna’sını şarkıcı Madonna zannedenler oldu.

Televizyonda bir gündüz programında Madonna’nın kürkü konuşuldu durdu.

Şimdi ise Ece Erken, “Eurovision’ı nasıl kazanamadı, koskoca Madonna’sın sen” dedi, Madonna’nın İsrail-Filistin barış mesajları verdiği Eurovision’a yarışmacı olarak katıldığını sanarak.

Madonna’ya sosyal medyayı fazla kullandığı için bazen kızıyoruz, tek yaşayan efsane popstar kaldığı için yaşlanmasını görmeye dayanamıyoruz.

Ama doğrusu kendisi hakkında konuşulanları izledikçe, ona değil başkalarına kızıyoruz, ne çektin be Madonna diye...

Fransız moda evlerinin günümüz çözümü: Rihanna