KAZANDIĞIN PARAYI BAĞIŞLAMALISIN BASKISI

Herkesin herkese akıl vermeye çalıştığı bir dönemdeyiz.

Kimse kendi işine bakmıyor, herkes başkasının hayatı hakkında dilediği gibi atıp tutmaya, öyle yapma böyle yap demeye kendinde hak görüyor.

İşte Burak Özçivit’in yabancı hayranlarıyla katıldığı yemek de buna tuz biber oldu.

KAZANDIĞIN PARAYI BAĞIŞLAMALISIN BASKISIÜnlü bir erkek 80 kadınla yemek yiyince sorun yok, Meryem Uzerli gibi ünlü bir kadın erkek bir hayranıyla yemek yiyince sorun oluyor diye cinsiyet eşitsizliğiyle başladı her şey.

Evet, tabii ki böyle bir eşitsizlik olmamalı, dünyanın her yerinde ünlü isimler hayranlarıyla tanışmak, buluşmak için çeşitli davetlere, organizasyonlara katılıyor.

Ve yemek yemek her ne kadar dışarıdan iş gibi görünmese de iş ve her işte olduğu gibi bunun karşılığında da para kazanılması son derece olağan.

Dışarıdan ne kadar basit bir yemek gibi görünse de o hayran kitlesini edinmek için verilen emeği, kan, ter, gözyaşını unutmamak lazım.

Burda asıl saçmalık, gazetecilerin de takipçilerin de ünlü isme “Kazandığın parayı ne yaptın?” diye hesap sorması.

Aslında bunu da Meryem Uzerli’nin parayı bağışladım diyerek kendi kendini suçunu telafi etmeye çalışan suçlu haline düşürmesi körükledi.

Oysa kimseyi ilgilendirmez Meryem’in kazandığı parayı ne yaptığı, nasıl harcadığı...

“Meryem Uzerli parayı bağışladı, Burak Özçivit bağışlamadı, bağışlamalıydı” diyenlere nasıl “Kendi kazandığınız paraları ne yapıyorsunuz, bağışlıyor musunuz?” demiyorsak, onların da başkalarına bunu sormaya hakkı yok.

KAZANDIĞIN PARAYI BAĞIŞLAMALISIN BASKISIOscarlar’dan Netflix’e onay

Dünya değişiyor, sinema salonları ardı ardına kapanıyor.

Herkes evinin konforunda istediği filmi anında Netflix, Amazon gibi platformlarda uygun fiyatlara seyrederken, biz sinema bileti ve patlamış mısır promosyonu krizini daha yeni çözebildik.

Şimdi ise Oscarlar’da bir ilk yaşanıyor, ilk defa bir Netflix filmi, Alfonso Cuaron’un ‘Roma’sı Oscarlar’da tam 10 dalda ödüle aday oldu.

‘Gravity’nin yönetmeninin gençliğini ve Meksika’da kendisini yetiştiren dadının hayatını anlatan film Netflix’in Oscarlar’da şimdiye kadarki en büyük başarısı oldu.

Daha önce ‘House of Cards’, ‘Orange is the New Black’, ‘Stranger Things’ dizileriyle TV ödüllerini topladı Netflix, ama sinema ödüllerinde ilk defa aday gösterildiler.

En büyük rakipleri Amazon ise 2016’da ‘Manchester by the Sea’ ile birçok dalda Oscar adayı oldu, en iyi senaryo ve en iyi aktör (Casey Affleck) ödüllerini kazandı.

Netflix ise ‘13th’, ‘Icarus’ ve ‘The White Helmets’ ile en iyi belgeseller arasına girmeyi başardı, ama ‘Roma’ ile başta en iyi film olmak üzere tam 10 kategoride aday olması Netflix’in artık Oscarlar’da da onaylandığının asıl kanıtı.

‘Roma’, şimdiye kadar en iyi film dalında aday olan 11. yabancı dilde film.

En son, 2012’de Michael Haneke’nin ‘Amour’ filmi bu kategoride yarışabilmişti.

Roma’nın en iyi film Oscar’ı için yarıştığı diğer filmlere de şöyle bir bakalım:

BlacKkKlansman, Black Panther, Bohemian Rhapsody, The Favourite, Green Book, A Star Is Born ve Vice.

Bakalım Roma, 24 Şubat’ta gerçekleşecek Akademi Ödülleri’nde kaç ödül toplayacak?

Hep birlikte göreceğiz...