Monocle’a göre yeme-içme dünyasında neler oluyor?

Monocle, tam 12 yıl önce ilk sayısı yayımlandığından beri sadece aylık bir dergi değil, aynı zamanda bir arzu nesnesi. Monocle’ın bu yaz ikincisini yayımladığı yeme-içme rehberinde Türkiye’den hangi tanıdık isimler var?

Monocle’a göre yeme-içme dünyasında neler oluyor

Tyler Brule benim gibi dergicilikten gelenlerin idolü. Aslında ‘90’ların sonunda yıldızı parladı, 1997’de Wallpaper dergisini kurmasıyla. Savaş muhabirliğiyle başlayan gazetecilik hikayesi Afganistan’da vurulup uzun bir süre yatağa mahkum kalınca bol bol dergi okuyarak sektördeki açığı keşfedip Wallpaper’ı yaratmasına kadar uzandı. Daha sonra Wallpaper’ı satınca Winkreative adlı kreatif ajansını kurdu. Mart 2007’de ise Monocle dergisini kurdu, bir dergi markasının dergicilikten ne kadar öteye gidebildiğini ve nasıl bir basın devi yaratılabileceğini gösterdi.
Bunu tamamen bağımsız yaptığı için, derginin büyük bir kısmını advertorial’lara ayırdı, seçtiği şehri, markayı popüler hale getirmeyi başardı, ajansının müşterilerini zaman zaman kayırdı, buna rağmen dergiyi ve düzenledikleri etkinlikleri o kadar iyi paketleyerek sundu ki, bugün Monocle Cafe’den Monocle 24 Radio’ya, hatta dergiyi okumaktan çok elinde Monocle çantasıyla dolaşmaktan hoşlanan bir kitleye de hitap etmeyi başarıyor. Hatta şimdi Monocle rezidans projeleriyle bile karşımıza çıkıyor, Hong Kong’dan Singapur’a Uzakdoğu’da birçok yerde. Tyler Brule, gayrimenkul sektörüne giriş yapmasıyla Financial Times’daki köşesine de veda etti. Geçen yıl itibarıyla ise Monocle’ın ilk ‘Drinking & Dining Directory’sini yayımladı, ilkbahar-yaz sayısıyla, bu yaz da yeme-içme rehberinin ikincisini yayımladı. Dergi deyip geçmeyin, kitap gibi, fiyatı da 70 lira civarında.Dergide bizi ilgilendiren bölümlere gelelim. Bkz. Monocle Restoran Ödülleri.

Monocle’a göre yeme-içme dünyasında neler oluyor

Monocle’ın listesinde 18. Sırada

Geçen yıl 48. sırada Soho House’dan tanıdığımız Miami’deki Türk-Yunan restoranı Mandolin vardı. 49. sırada ise Karaköy Lokantası... Karaköy Lokantası’nın mavi çinilerinden başlıyor tavuk pilav ve hünkarbeğendiye kadar yemeklerinden de bahsediyordu. Ama asıl ilginç olan, “Burada Türkiye’nin önde gelen sinema yıldızlarıyla karşılaşabilirsiniz, içeride güneş gözlüğüyle oturanlar onlar” yorumuydu. Gerçekten de bizim ünlülerimiz kapalı bir mekanda güneş gözlükleriyle mi oturuyor, yoksa Monocle bir isme kilitlenmiş ve ona mı laf ediyor bilemedim. Monocle’ın yemek rehberinde radarına giren Türkiye’den bir başka marka daha vardı, Kurukahveci Mehmet Efendi.
Osmanlı dönemindeki kahve kültüründen başlıyor, Sultan Süleyman zamanı Yemen valisi Özdemir Paşa sayesinde kahve kültürünün yayıldığını da ekliyordu. Eminönü’ndeki Kurukahveci Mehmet Efendi dükkanının önünde daima kuyruk olmasını da anlatıyor, Türk kahvesini en iyi pişirme şeklinin cezve olduğunun da altını çiziyordu. Bu yıl ise Monocle’ın yeme-içme rehberinde en iyi restoran ödüllerinde ilk 50 arasında İstanbul’dan tek bir mekan var.
Hayır, Mikla ya da Neolokal değil. Peki ama hangisi?
Burgazada’daki Kalpazankaya. Üstelik Monocle’ın listesinde 18. sırada. 1959’dan beri İstanbul’un kentsel ve politik kaosundan kaçmak için en ideal açıkhava meyhanesi olarak özetlemiş Monoclecılar Kalpazankaya’yı. Sadece yürüyerek ya da faytonla ulaşılabilmesi her zaman özel kalmasını sağladı diye de ekliyorlar. Listenin birincisi ise İtalya’daki 1477 Reichhalter, ikincisi Londra’daki River Cafe (geçen yılın birincisiydi), üçüncüsü ise Como Gölü’ndeki Villa D’este.

Monocle’a göre yeme-içme dünyasında neler oluyor

Hangi tanıdık dergiyi övüyor?

New York’ta yaşayan gazeteci-yazar Ali Tufan Koç önce “Kimse Ölmez Bu Şehirde” diye bir kitap yazdı. Bu sırada da Sumac isminde uluslararası bir gastronomi dergisini yayına hazırladı. İşte Monocle’ın yeme-içme rehberinde övgüyle bahsettiği yeni gastronomi dergisi Ali Tufan Koç’un Sumac’ı. Sumac, yemek tarifleriyle değil, yemek üzerinden yaratılan diyaloglar ve hikayelerle dikkat çekiyor. Takip etmekte fayda var.