Sultanahmet’e Emre Ergani dokunuşu

Tarihi Soğukçeşme Sokağı, mayıs başında dört yeni restoran ve butik otelin mekanı olarak karşımıza çıkıyor. Hagia Sophia Mansions adlı projenin yeme-içme işleri ise tanıdık bir isme, Emre Ergani’ye emanet edildi...

İstanbul eğlencesini yazın önce Bodrum’a, sonra Çeşme’ye taşıyan ilk işletmecilerdendi. Yıllar önce Havana ile akşamüstü partilerini başlattı, nar suyuyla yapılan kokteylleri hayatımıza soktu, hatta bir dönem erkeklere pareo bile giydirdi. Biber’le mahalle barlarını yeniden canlandırdı, Park Şamdan’la klasiklerin ayrı bir yeri olduğunu bir kez daha gösterdi. Emre Ergani, İstanbul yeme-içme-eğlence sektöründe birçok farklı alanda öncü oldu. İşte bu yüzden, “Artık yeni bir restoran ya da bar beni heyecanlandırmıyor, bir tane daha diyor geçiyorum ama bu proje beni çok heyecanlandırıyor” dediğinde dikkat kesilip soluğu Sultanahmet’te alıyorum.

Sultanahmet’e  Emre Ergani dokunuşu

Nişantaşı, Boğaz hattı ve Bodrum’dan sonra Emre Ergani’yle Sultanahmet’te buluşmak ilginç tabii. İlk aklıma gelen Sultanahmet’e uzun zamandır gelmeyen farklı bir kitleyi çekeceği ve bugünlerde üzücü bir tenhalık içindeki bölgeyi hareketlendireceği oluyor. Tabii Sultanahmet civarında içkisiyle yemek yemek isteyen turistlere tavsiye edecek iyi bir restoran açığını kapatacağı da... Peki ama nasıl?

Sultanahmet’e  Emre Ergani dokunuşu

80 milyon avroluk proje

Bırakın Sultanahmet’in, İstanbul’un en güzel, en resim gibi sokaklarından biri tarihi Soğukçeşme Sokağı. Ayasofya’nın yanıbaşında, Topkapı Sarayı ile iç içe. Emre Ergani, Soğukçeşme Sokağı’nın tamamını (Çelik Gülersoy Vakfı’na ait tek bir ev dışında) kapsayan Hagia Sophia Mansions’a yeme-içme danışmanlığı yapıyor. 80 milyon avroluk proje, Keskin Holding’e ait.

Sultanahmet’e  Emre Ergani dokunuşu

Bundan iki yıl önce Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ercan Keskin’le buradaki sarnıcı gezmiş ve sarnıçta dünya çapında bir restoran yaratma fikrini dinlemiştim. Şimdi ise çok aşama kaydedilmiş. Soğukçeşme Sokağı’ndaki tarihi evler restore edilmiş, Chloe Kardashian’dan Cher’e Los Angeles’ta birçok tanınmış ismin evlerini yapan iç mimar Martyn Lawrence Bullard ile anlaşılmış, butik otel, dev spa ve restoranlarla karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Toplamda 45 oda, 29 süit ve 1 spa var. Otelde ve restoranlarda yerli markalarla çalışmayı tercih etmişler. Güral Porselen, Paşabahçe, Haremlique gibi...

Dört yeni restoran açılıyorSultanahmet’e  Emre Ergani dokunuşu

Emre Ergani’yle birlikte gezmeye bölgenin simgelerinden Yeşil Ev’den başlıyoruz. Yeşil Ev’in restoranı mayısın ilk haftasında açılacak. Tarihi çeşmelerin yer aldığı bahçe yazın da püfür püfür esecek. Kış için camekanlı bir kış bahçesi de var. Diğer mekan The Sophia da mayıs başı açılacak. The Sophia, kahve kültürünün günümüze uyarlanmış hali. Yeşil Ev’in otel kısmının ise ağustosta açılması planlanıyor.

Daha sonra sırada haziranda açılacak olan Brasserie Turc var. Sultanahmet dışına da çıkarmayı ve zincir haline getirmeyi hedefledikleri bir konsept bu. İçinde Fransız brasserie’lerinin klasiklerinden steak tartare’dan salyangoza birçok seçenek de olacak, Türk mutfağından seçmeler de...
Yaratıcı şef David Shipman menü için çalışıyor.

Projenin son ayağı ise ağustosta açılması planlanan Sarnıç Restaurant. Bizans İmparatorluğu’ndan kalma, 1.500 yıllık sarnıçta yer alıyor. Menünün odağı geleneksel Türk mutfağı ama Nobu Miami Beach’in şefi Ronnie Jariyawiriya ile anlaşılmış. Türk yemeklerini inceleyip kendi alternatif menüsünü yaratacakmış. Bunun için de çizim yaparak çalışmaya başlamış. Şefin hazırladığı tabaklar Sultanahmet silüetini andırıyormuş. Sarnıç Restaurant’da hedef dünyanın en iyileri arasında yer almak.

Hak ettiği değeri bulsun

Hagia Sophia Mansions projesinin içinde bir de müstakil ev var, burası da otel kısmının en lüks seçeneği olacak. Malum, tarihi Soğukçeşme Sokağı’nda bulunan konakların altında Roma döneminden kalan hamamlar bulunuyor. Dan Brown’un romanı “Inferno”da (“Cehennem”) anlattığı sarnıçlar da burada.
Bu projenin Emre Ergani’yi yazı şehirde geçirecek kadar heyecanlandırması şaşırtıcı değil.
“Bundan sonra sırada ne var? Ayasofya mı?” demeden duramıyorum. Bir yandan unutulmaya yüz tutmuş tarihi bir sokağın canlandırılması sevindirici bir haber, bir yandan da böyle bir kültür mirasının özel bir girişime teslim edilmesi tartışmaya açık bir konu. Umalım, Hagia Sophia Mansions iyi işletilsin ve Soğukçeşme Sokağı hak ettiği değeri bulsun. n