SÜPER KAHRAMAN MI, PAZARLAMA BALONU MU?

Eklenme Tarihi13.07.2018 - 22:54-Güncellenme Tarihi13.07.2018 - 22:54
Onu ya çok seviyorsunuz ya da tamamen bir balon olduğuna inanıyorsunuz.

Ortası yok.

Son zamanlarda en çok konuştuğumuz isim Elon Musk’tan söz ediyorum.

Tayland’da mağarada mahsur kalan çocukları kurtarmak için mühendislerini seferber ettiğini açıkladı hepimize, sosyal medyadan Los Angeles’ta bir havuzda yaptıkları çalışmaları anbean yayınladı.

Oysa o sırada İngiliz dalgıçlar çocukları kurtarmak için çoktan yola çıkmıştı bile.

Boşuna ‘hesap ödendikten sonra elini cüzdanına atan’lara benzetilmedi Elon Musk.

Aslında çocukların kurtarılmasında hiçbir katkısı olmadı ama yine de çabasıyla kendini dünyaya bir süper kahraman olarak pazarlamayı başardı.

Tesla ve Space X etkisi

Malum, Musk’ın fikirlerini ilk duyanlar hep gerçekleşmeyecek hayaller sandı, oysa o çoğunu hızla hayata geçirdi.

‘Seri girişimci’ yerine ‘paralel girişimci’ sıfatını da böyle kazandı.

Aynı anda farklı endüstrilerde yaptığı işler nedeniyle ve tabii girdiği her endüstride bir devrim yarattığı için.

Aslında her şey Zip2 ile başladı, babasından 28 bin dolar borç alarak erkek kardeşi Kimbal ile kurduğu online rehber hizmeti kısa sürede beğenildi, yatırımcılar yüzünden şirketten ayrılmak zorunda kaldı, ama Compaq’a satıştan tam 22 milyon dolar kazandı.

Daha sonra PayPal ile tanındı, teknik anlaşmazlıklar nedeniyle balayında olduğunda şirketten uzaklaştırıldığını öğrendi.

PayPal’ın satışından 165 milyon dolar kazandı.

2004’te güneş enerjisi şirketi Solar City fikrini, kuzeni Lyndon Rive ile Burning Man festivali yolunda buldu.

Kendisini batırabilecek kadar zorlayan iki şirket ise Tesla ve Space X oldu.

İki şirket de aynı zamanda milyonlarca takipçi kazanmasına neden oldu.

İşte ne olduysa ondan sonra oldu zaten.

Şimdi takipçileri bile ikiye ayrıldı, onu dünyayı kurtaracak süper kahraman olarak görenler ve balon gibi sönmesini bekleyenler...

Bu hafta herkes Bodrum’da

Bu hafta Bodrum’da her köşede moda dünyasını bir araya getirecek ayrı bir etkinlik var. Kempinski Hotel Barbaros Bay’de Aytül & Yonca imzalı Mehry Mu daveti, Bodrum Edition’da İstanbul 74 - Ümit Benan pop-up’ı, Serafina Mare’de Benjamins lansmanı... Bodrum uçaklarında yer olmamasına şaşırıyor muyuz? Hayır.

‘Hamile mi?’ ayıbı

“Bu doğum yaptıktan 12 gün sonraki halim. Eğer söyleyecek kötü bir şeyiniz varsa kendinize bakın. Toplum bazen birbirine karşı zalim olabiliyor. Bu günlerde güzellik standartları kadınlar için imkânsız hale geldi. Ben doğum sonrası karnımı göstermekten utanmıyorum. Aslına bakarsanız bundan gurur duyuyorum. Oğlumu tam 9 ay orada taşıdım. Sanırım biraz göbekli olmaya hak kazandım. Bütün bunlar ben bir model olduğum için mi? Evet, biz de normal insanlarız. O yüzden bırakın plajdan huzur içinde keyif alayım” yazmış süper model Candice Swanepoel.

Hemen arkasından Pınar Altuğ’un teknede çekilmiş bikinili fotoğraflarına “Hamile mi?” başlığı atılmış gazetelerimizde. Pınar Altuğ da “Kışın spor yapamadım” diye bir de açıklama yapmak zorunda kalmış. Sanki hesap vermesi gerekiyormuş gibi.

Oysa, Swanepoel’in söylediği gibi bazen birbirimize karşı zalim olabiliyoruz.

Güzellik standartları kadınlar için giderek daha da imkânsız hale geliyor.

Bunun farkında olup, çok da umursamamak gerekiyor.

Kimseye hesap vermeye gerek yok.  “Eğer söyleyecek kötü bir şeyiniz varsa kendinize bakın” deyip geçebilmek lazım.