Türkiye’nin en güzel tatil yerlerinden biri: Arsuz

Türkiye’nin en güzel tatil yerlerini Bodrum, Çeşmeve Cunda’dan ibaret sanmayın. İskenderun’daki Arsuz, yemekleriyle, deniziyle vegece hayatıyla diğerlerinden farklı. Görünce “böyle yerler de var” diye mutlu olacağınız Arsuz’dan, Ayşegül Dinçkök’ün “Derin Tutku” sergisinden bildiriyorum

Türkiye’nin en güzel tatil yerlerinden biri: Arsuz
İtiraf etmeliyim, geçen haftaya kadar Hatay denince aklıma iki şey geliyordu, güzel yemekler ve Suriye sınırı. Şimdi ise biliyorum ve anlata anlata bitiremiyorum, Arsuz, Türkiye’nin en güzel tatil yerlerinden biri. Bodrum, Çeşme, Cunda’dan daha farklı, daha kendine özgü. Görmeden inanması zor ama Türkiye’nin en medeni yerlerinden. Gezerken “ülkede
böyle yerler de var” diye mutlu oluyorsunuz. Bir yandan da burayı daha önce görmediğiniz için kendinizden utanıyorsunuz.
Sadece denizi ve tarihi değil, asıl etkileyici olan insanları. Herkes çok medeni. Sokakta kimse kimseye bakmıyor, kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Kışları yurt dışında Paris, Cenevre, New York gibi şehirlerde yaşayanlar bile yazları ne yapıp edip tatil yapabilmek için dünyanın farklı yerlerinden Arsuz’a geliyor. Burada Türkçe kadar Fransızca, Arapça ve Ermenice de konuşuluyor. Farklı dinler, diller birleşiyor.
Arsuz’u Arsuzlularla birlikte yaşamak lazım. O şahane evlerde samimi ortamlarda bulunabilmek gerekiyor. Yoksa hiç tanıdığınız olmadan, turist olarak gidip bir Arsuzlu gibi yaşamanız mümkün değil. Zaten çok turist gelmesini de istemiyorlar. Arsuz’u gerçekten görmek için Arsuzlu bir arkadaş edinmek gerekiyor.

Gece hayatı da en az yemekleri kadar şahane
Arsuz Otel’de kalıyoruz. Sıcak deniz sevenler için burası bir cennet. Akşam Muhtar’ın Yeri’nde mükellef bir yemek yeniyor. Malum Antakya mutfağı dillere destan. Geleneksel yemek, humus. Humussuz bir sofra düşünülemiyor. Çökelek peyniri de sofralardan eksik olmuyor. Bu arada sabah kahvaltıda bile patates kızartması var. Tuhaf ama burada patateslerin tadı da başka. Yemekler şahane ama benim favorim künefe. Başka hiçbir yerde böylesini yemek mümkün değil. Bir de öz limon denen buz gibi bir içeceği var, içine votka da konuyor istenirse.
Arsuz’da St. Tropez’yi aratmayan bir gece hayatı var. Bir arkadaşımız “Miami gibi” diyor. Pool 676 diye bir lounge-bar var. Müzik daha bangır bangır olsun derseniz işte o zaman doğru adres: Garaj. Dilediğiniz gibi dans edeceğiniz bir yer.
Şimdi gelelim burada asıl bulunma nedenime. Ayşegül Dinçkök sualtı fotoğraflarından oluşan “Derin Tutku” sergisini İstanbul, Mardin ve Van’dan sonra şimdi de Arsuz’da sergiliyor.
Ayşegül Dinçkök aklına koyduğunu yapan bir kadın. Henüz sadece dört yıldır dalıyor ama dalışa geç başladığına inandığı için aradaki farkı kapatmak için çok çalışıyor. Hatay’da o mükellef sofralardan sonra bile sabahın köründe kalkıp dalışa gidiyor. Avusturya Lisesi’nden gelen bir disiplin olmalı bu. Zaten
lise arkadaşları her zaman yanında. Arsuz’da Çaba Derneği’nden arkadaşları da kendisine eşlik ediyor.
Şimdi Hatay’da sergisini çocuklarla paylaşıyor. Hedef, hem çocuklara ulaşmak hem de çevre bilincini artırmak. Endonezya’nın Sulawese adasında çektiği sualtı fotoğrafları çocuklara ilham veriyor, çocuklar da resimler yapıyor.
Zaten bu fotoğraflara bakıp da etkilenmemek mümkün değil.
Engelli çocuklarla da tutkusunu aynı heyecanla paylaşıyor, milli sporcu Şahika Encümen’le de. Şahika’nın yeni rekor denemelerinde birlikte projeleri de var.
Şimdi sırada Paris Tasarım Haftası var. Paris Tasarım Haftası’nda Ayşegül Dinçkök’ün fotoğraflarının dokunduğu halılar Step’in Paris mağazasında sergilenecek.
Unutmadan, sergilerden elde edilen gelir Sualtı Araştırma Derneği’nin “Ege’nin Kadın Balıkçıları” projesine aktarılıyor.

Hızlandırılmış Hatay turu

Hızlandırılmış turda Samandağ’daki tek Ermeni köyü Vakıflı’dan Titus Tüneli kaya mezarlarına, hatta defne yolu denilen Musa ağacına kadar birçok yer görüyorum. Vedat Milor gibi Dervişan tesislerinde yemek yiyorum. Şerif Arat’ta ipeklere bakıyorum. Mozaik Müzesi tadilatta, kapalı. Göremediğim için üzülüyorum ama doğrusu Hatay’a bir kez daha gelmek için bir bahane olduğu için de seviniyorum.

Türkiye’nin en güzel tatil yerlerinden biri: Arsuz

31 Ağustos’a kadar sürecek

“Derin Tutku” sergisi Arsuz’da İskender Sayek Evi’nde, Füsun Sayek Sağlık ve Kültür Etkinlikleri kapsamında gerçekleşiyor. İskender Sayek Evi’nde Eczacıbaşı Koleksiyonu’ndan seramik baskılardan Serdar Kaynak’ın heykellerine, hatta eski tarım ve dokuma aletlerine kadar birçok ilginç şey görmek mümkün. Sayek ailesi, Arsuz’a önemli katkılarda bulunuyor. İskender Sayek, çok erken kaybettiği eşi, Türk Tabipleri Birliği eski Başkanı Dr. Füsun Sayek’in anısına 7 yıldır bu etkinlikleri düzenliyor. Etkinlikler 31 Ağustos’a kadar devam edecek.

DİĞER YENİ YAZILAR