Can Dündar

Can Dündar

candundarada@gmail.com

Tüm Yazıları


Türkiye oldum bittim iki tehlikeden korkar: Şeriat ve bölücülük... Onlar örgütlenir, devlet kapatır.
Bu iki suçlamanın muhatapları defalarca yargılandı, hapse atıldı, partileri kapatıldı.
Sonuç ne oldu?
Her kapatmadan büyüyerek çıktılar.
* * *
Önce “laikliğe aykırı faaliyet”ten kapananları hatırlayalım:
Milli Nizam Partisi 1970’te kuruldu. 1971’de kapatıldı.
Erbakan, 1972’de Milli Selamet Partisi’ni kurdu.
1973’te 1,2 milyon oy (yüzde 11) aldı.
1974’te, 1975’te, 1977’de koalisyon ortağı oldu.
1980’de kapatıldı.
1983’te kurulan Refah Partisi seçime sokulmadı.
1984’teki oyu yüzde 4,4 idi.
1987’de yüzde 7,1’e, 1989’da yüzde 9,8’e çıktı.
1991’de yüzde 17’yi zorladı.
1994’te yüzde 20 sınırına dayandı.
1995’te yüzde 21,38 oyla birinci parti oldu.
1996’da iktidara geldi.
1998’de kapatıldı.
O yıl Fazilet kuruldu.
1999’da 5 milyona yakın oyla, yüzde 15’i aştı.
2001’de kapatıldı.
O yıl Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu.
2002’de yüzde 34,6 oyla iktidar oldu.
* * *
Gelelim “bölücülük”ten kapatılanlara:
1990’da Halkın Emek Partisi (HEP) kuruldu.
1991’de 18 milletvekiliyle Meclis’e girdi.
1993’te kapatıldı.
O yıl Demokrasi Partisi (DEP) kuruldu.
1994’te kapatıldı, yöneticileri hapsedildi.
O yıl Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) kuruldu.
1995’te oyu, yüzde 4,17 ile 1 milyonu aştı.
1999’da yüzde 4,75 ile 1,5 milyona ulaştı.
2003’te kapatıldı.
2005’te Demokratik Toplum Partisi (DTP) kuruldu.
2007’de yüzde 5,3 ile 2 milyon oya yaklaştı.
2009’da, kapatma davası sürerken 2 milyon 271 bin oyla, yüzde 5,7’ye yükseldi.
2009’da kapatıldı.
O kapanmadan BDP kurulmuştu bile...
2011’de yüzde 6,5 oy aldı; 3 milyon sınırına yaklaştı.
Son 20 yılın özeti budur.
* * *
Yukarıdaki tablonun öğrettiği şudur:
Kapatılan partiler, budanan ağaçlar gibi daha gür filizlenmekte ve oyunu artırmaktadır.
AK Parti bunu en azından kendi mazisinden bilir.
Ancak iktidarda, mazlumla zalim yer değiştirir.
Dün, kapatılma kararlarından, dokunulmazlıkların kaldırılmasından, siyasetçinin sandık dışında cezalandırılmasından canı yanarak yükselen AK Parti, şimdi dokunulmazlıkları kaldırıyor, seçilmişlere hapis kapısını açıyor.
Kürt hareketini, bu yolla bastırabileceğini sanıyor.
Bunun, dört sonucu olur:
Hapsedilen vekiller seçmen gözünde yücelir.
BDP yeni bir isimle güçlenir.
PKK, “Biz, bu iş Meclis’te değil, dağda çözülür demedik mi” söylemine yönelir.
AK Parti Güneydoğu’da erir.
* * *
Neyse ki bu kez AK Parti içinden de muhalif sesler yükseliyor.
Dün AK Parti kurucusu Dengir Mir Mehmet Fırat, Aslı Aydıntaşbaş’a çok daha çarpıcı bir rakam verdi:
“2007’de AK Parti ile bağımsızlar arasındaki oy farkı 9 bindi. 2011’de 220 bin oldu” dedi.
Şimdi makas, daha da çok açılacaktır.
Tarihten ders almayan, ikmale kalır.

Haberin Devamı

Hani olmazdı?

Haberin Devamı

CHP, martta parti grubunu Tandoğan’daki mitingde topladığında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ne demişti:
“Anayasayı, içtüzüğü biliyorsanız, grup toplantısını Parlamento dışında yapamazsınız.”
AK Parti grubu, bugün AK Parti Genel Merkezi’nde toplanıyor.
Bakalım Arınç katılacak mı?
Eski sözünü hatırlatan olacak mı?