Gelen mesajlarda bir panik havası var:  Siirt’teki olaylara tepki gösterenler “Ne oldu bize?” diye feveran edip soruyor:
“Neden böyle olduk?”
Çoğunluk medyayı suçluyor.
Hükümeti suçlayanlar da var.
Bu kadar “namusuna düşkün” bir toplumun, bunca “namus düşkünü” hale gelmesine suçlu aranıyor.
* * *
Bir “Yahşi Batı” öyküsü anlatayım:
Bizimki bara girip Kızılderiliye sormuş:
“Niye sizin şarkılarınız hep yağmur üzerine?..”
“Bizde neyin kıtlığı varsa onun üzerine şarkı yazılır” demiş Kızılderili...
“Peki sizin şarkılarınız niye hep sevgi üzerine?..”
Bir toplumda bu kadar çok namustan söz ediliyorsa, durup düşünmek lazım:
“Acaba, belimizden eksildikçe, dilimize mi vuruyor?”
* * *
“Neden böyle olduk”a benim cevabım, Başbakan’la aynı:
“Medya yüzünden!”
Ama gerekçem onunkinden biraz farklı...
Medya yüzünden bazı namussuzluklar gizlenemez, sere serpe ortaya dökülür hale geldi.
Şu “Pervari anlaşması”na bakın:
8 oğlan, 2 bebeğin ırzına geçiyor. Birini öldürüyor.
Ama bölgede kan davası tehdidi var. Ölen bebeklerin aileleri şikâyetçi olmuyor. Muhtemelen bir “kan parası” ödeniyor. Aileler barıştırılıyor. Oğlanlar salıveriliyor. Yargı devre dışı bırakılıyor. Konu kapatılıyor.
Ve Belediye Başkanı basını kışkışlıyor:
“Burası küçük bir yer. Olayı kendi aramızda kapattık.
Gelin Pervari’nin balını haber yapın.”
Medya, işte bu anlaşmayı bozduğu için suçlu...
* * *
“Ne oldu bize? Niye bebeklere, kız çocuklarına, oğlanlara bile musallat olan bir toplum haline geldik” diyenlere biraz Divan edebiyatı okumalarını tavsiye edeceğim.
“Yaz olunca avratlara, kışın oğlanlara meylet ki, vücutça sağlam olasın” tavsiyesi hangi Saray’dan çıkmadır acaba?
Bu, Saray’ın rezilliği mi?
Peki Anadolu’ya bakalım öyleyse:
“Bir güzel ki 10 yaşına girince/
gonca güldür henüz açılır/
11’inde gonca diye koklarlar/
12’de elma deyip saklarlar/
13’ünde cevrü cefa çekerler/
14’ünde hamre şekere benzer” türküsü acaba hangi topraklarda yakılmıştır?
“O tepeden bu tepeye oyun olur mu/
14 yaşında da Nazife de hanıma doyum olur mu” türküsüne nerelerde neşeyle el çırpılmıştır?
“Henüz 3 yaşında bir kardeşim var/ seni ondan bile kıskanıyorum” diyen türkü acep hangi dilde yazılmıştır?
* * *
Aslında gökkubbenin altında yeni bir şey yok.
Yeni olan, bir zamanlar pek normal kabul edilen, sefası sürülen, cefası çekilen, modern çağda ise yadırganan, ayıplanan, giderek cezalandırılan ve öyle oldukça da yorgan altına itilen, gözlerden saklanan bir ayıbın medya çağında artık gizlenemez hale gelmesi...
“Kapattık” deyince kapatılamaması...
Örtünün bir daha örtülemeyecek şekilde aralanması...
Kan parasıyla, başlık parasıyla, kız takasıyla süregiden bir cinsel sömürü düzenine çomak sokulması, harcanan canların, söndürülen hayatların hesabının sorulması...
“Pervari’nin balı” mı?
Hele şu kovanın hesabı verilsin de...
Ona da bakarız.

Yazarın Diğer Yazıları
Etiketler