BAYRAMDA ÇALIŞANIN ÜCRETİ ZAMLI OLACAK

Eklenme Tarihi20.08.2018 - 0:56-Güncellenme Tarihi20.08.2018 - 0:56

Kurban Bayramı’nda bu yıl da uzun bir tatil süresi söz konusu. Bayram için pek çok çalışanın tatil programı başladı bile. Çok sayıda çalışanımız bayramda şehir dışında olacak, tatil yapacak, bazıları da aile ziyaretleri ve dinlenmeye zaman ayıracak. Böylece, iş ortamından uzaklaşmış olacaklar. Ancak ne yazık ki herkes bu kadar şanslı değil, bazı kişiler bu bayramda çalışacaklar.

Bayramlarda yapılan çalışmalar için İş Kanunu’nda önemli düzenlemeler bulunuyor. Bayram günlerinde çalışanlara arife günü ve bayramdaki çalışmalarının ücreti zamlı olarak ödenecek. Bununla birlikte, işveren çalışanına “bayram sonrasında izin kullanabilirsin” dese bile, bayramda yapılan çalışma zamlı olacak. İş Kanunu’na göre, bayramda çalışana ücreti zamlı ödenir, işveren isterse daha sonra o çalışmanın karşılığı olarak ayrıca izin verebilir. Bu işverenin yetkisinde olan bir durumdur.

Normal ücretin iki katı ödenir  

Bayramda çalışan işçilere verilecek ücret normal zamanda kazandıkları ücretin iki katı tutarındadır. Bu zamlı ücret, arife günü öğleden sonrası ve bayramın dört günü için ayrı ayrı hesap edilecek ve ödenecektir. Aylık sistemiyle çalışan bir kişi için toplam brüt ücreti 30 güne bölünerek bir günlük ücret tutarı hesap edilecek, ortaya çıkan rakamın iki katı alınarak bayram çalışmasının ücreti ödenecektir.

Bununla birlikte, bayramda çalışan işçinin bu çalıştığı süreler eğer fazla mesai de oluyorsa, bu durumda bayram sebebiyle iki katı tutarında ücret değil, günlük ücretin en az yüzde 50 oranında arttırılması ve çalışılan her gün için günlük ücretin iki buçuk katı tutarında ödeme yapılması gerekir. İşveren işçinin ücretini bayrama ilişkin fazla mesai ücretini dikkate almadan, bayram öncesinde işçisi için ödediği normal ücreti esas alarak hesaplarsa, herhangi bir denetim durumunda veya çalışanın şikayeti üzerine idari para cezası ödemek zorunda kalacaktır.

Çocuklar, gençler çalıştırılamaz

İş Kanunu’nun çalışan çocuk ve gençleri koruyucu hükümlerinden biri de bayramda her ne şekilde olursa olsun çalıştırılmamalarıdır. Genel olarak 14 yaşını tamamlamış, ilköğretimi bitirmiş ancak 15 yaşını doldurmamış çalışanlar “çocuk işçi” olarak tanımlanıyor. 15 yaşını tamamlamış, 18 yaşını bitirmemiş olanlar da “genç işçi” olarak kabul ediliyor. İşte bu çocuk ve gençlerin bayramda çalıştırılmaları söz konusu değil. Bununla birlikte, çalışmasalar bile ücretleri işverenlerince tam olarak ödenecek.

Çalışmak istemeyip izin kullanmak isteyenlerin durumu 

Kural olarak bayram ve genel tatil günlerinde çalışmak istemeyen işçiler işverenleri tarafından çalışmaya zorlanamazlar. Çalışmaya zorlanan işçiler bu durumu şikayet konusu yapar, hatta iş mahkemesine taşırlarsa işyerinden haklı sebeple, kendi istekleriyle ayrılıp tazminatlarını alabilirler. Diğer taraftan, eğer çalışanın iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde bayramlarda çalışmaya izin veren bir hüküm bulunuyorsa, işçilerin bayram günü de işyerine gelip, işverenin talimatıyla çalışmaları gerekiyor. Hatta işçilerin “bayram günü çalışmıyorum” diyerek işe gelmemeleri ve üst üste iki gün işe devamsızlık yapmaları halinde, işveren kıdem tazminatlarını ödemeden işten çıkarma yoluna gidebilir. Bu nedenle, işçilerin imzaladıkları iş sözleşmelerinin çok büyük önemi var. Bu anlamda, çoğu zaman okunmadan imzalanan sözleşmeler sonradan işten çıkarılmayı kolaylaştıran belgeler haline gelebiliyor.

Bayramda yurtdışına çıkan sağlık hizmeti alabilir mi?

Türkiye’nin çok sayıda ülke ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunuyor. Bu ülkelerden 15’i ile imzalanan sözleşmede sağlık hizmetleri de kapsam altında. Buna göre; Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, KKTC, Makedonya, Azerbaycan, Romanya, Bosna Hersek, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk, Lüksemburg, Hırvatistan ve Sırbistan sözleşmeleri sağlık hizmetlerini de kapsıyor. Diğer taraftan, Azerbaycan ve Arnavutluk’un iç mevzuatlarındaki sorunlar nedeniyle sağlık hizmetleri ile ilgili hükümler uygulanamıyor. Dolayısıyla, yukarıda sayılan 13 ülkede sağlık hizmetlerinin SGK tarafından karşılanması mümkün. Söz konusu ülkelerde sağlık hizmetlerinden sadece 4/a’lı sigortalılar ve bu sigortalıların bakmakla yükümlü olduğu kişiler faydalanabiliyorken; Almanya’da 4/b ve 4/c’li sigortalılar da kapsamda. Bu ülkelerde geçici süreli bulunuyorsanız, yani turistik seyahat amacıyla bu ülkelere gittiyseniz yalnızca acil durumlarda sigortalıların sağlık hizmetlerine ilişkin masrafların SGK tarafından karşılanması söz konusu. Yine sadece Almanya’da turistik amaçlı bulunan sigortalıların derhal müdahaleyi gerektiren bir durumla karşı karşıya olması halinde ve ertelenmesi mümkün olmayan diyaliz veya kronik hastalıkların tedavisinde sağlık masrafları karşılanıyor.