Beceri sıkıntısı kapımıza dayandı

Eklenme Tarihi16.04.2018 - 1:10-Güncellenme Tarihi16.04.2018 - 1:10

İhtiyaç duyulan becerilere sahip işgücünün sağlanamaması hem işveren, hem ekonomi açısından sorun. OECD bir beceri araştırması yaptı. Hangi alanlarda ‘açık’ var, bakalım... 

Küreselleşme, teknolojik gelişmeler, üretim yapısındaki değişim ve nüfusun yaşlanması gibi nedenlerle işgücü piyasasında farklı beceri türlerine ilişkin talep ve arzı etkiliyor.

Özellikle beceri arzının beceri talebindeki değişikliklere yeterince cevap veremediği ekonomilerde beceri sıkıntısı problemi ortaya çıkabiliyor. Beceri eksiklikleri, yani ihtiyaç duyulan becerilere sahip işgücünün sağlanamaması gerek işverenler gerekse ekonomi açısından maliyet anlamına geliyor. Bu bakımdan, işgücünün hangi becerilere sahip olması gerektiğine ilişkin işveren beklentilerinin ve dolayısıyla beceri eksikliklerinin belirlenmesi son derece önemli.

Ücretten ölçüm yaptı

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yapılan “İşler için Beceriler Veritabanı” Araştırması, istihdam ve ücret dinamikleri üzerinden beceri dengesizliklerini ve açıklarını ölçüyor.

Araştırma, yukarıda da bahsettiğim işgücü piyasasını etkileyen yapısal değişikliklerin beceri dengesizliklerinin ortaya çıkması ile nasıl ilişkili olduğuna ilişkin önemli tespitleri ortaya koyuyor. Peki bu tespitler neden önemli? Çünkü, söz konusu tespitler eğitim ve yetiştirme, istihdam ve göç politikaları alanında bireyleri, işverenleri ve devletleri daha iyi yönlendirebilir. 

Araştırma kapsamında yer alan tüm ülkelerde farklı düzeylerde de olsa, aktif öğrenme, eleştirel düşünme, yargılama ve karar verme, sistem analizi ve değerlendirmesi, karmaşık problemleri çözme gibi bilişsel becerilerde önemli eksiklikler söz konusu. Bununla birlikte, asıl olarak sosyal algı, yönlendirme, ikna ve müzakere becerileri gibi sosyal zekaya ilişkin becerilerde pek çok ülkede yaşanan sıkıntıların kritik düzeyde olduğu tespit edilmiş.

Sosyal zeka önemli

Gerek bugünün gerekse geleceğin dünyasında iletişimin ne kadar önemli olduğu düşünüldüğünde, sosyal zeka becerilerindeki eksikliğin kritik bir durum olarak tanımlanması şaşırtıcı değil. Diğer taraftan, çok sayıda ülkede çoğunlukla eksiklik yaşandığı belirlenen diğer bazı becerilerin ise okuduğunu anlama, yazma ve konuşma becerileri gibi temel beceriler ile zaman yönetimi ve öğrenme stratejileri gibi esnek beceriler olduğu görülüyor.

TEKNOLOJİK DEĞİŞİM AÇIĞI TETİKLİYOR

İşler için Beceriler Veritabanı Araştırması, teknolojik gelişme ile doğrudan ilişkili olan bilgiye dayalı alanlarda beceri açıklarının yaygın olduğu konusunda da uyarıyor. Bu anlamda, araştırma kapsamında yer alan tüm ülkelerde bilgisayar, elektronik ve matematik alanlarında bilgi sahibi çalışanların ihtiyacı karşılamadığı, yani bu alanda beceri sıkıntısı çekildiği ifade ediliyor. Dahası, mühendislik ve teknolojiye dayalı işlerdeki durumun daha karmaşık olduğu ve ülkeden ülkeye farklılaştığı da belirtilmiş.

UYUMSUZ OLAN ELENİR

OECD araştırmasından elde edilen sonuçlara göre, esnek beceriler arasında belki de en önemlisi uyum becerisi. Çünkü tüm ülkelerde en yüksek beceri talebinin uyum yeteneğine ilişkin olduğu görülüyor. Bu durum, çalışanların teknolojinin etkisiyle sürekli değişen işyerleri ve istihdam koşulları çerçevesinde ortaya çıkan yeni görev ve sorumluluklara hızlıca uyum sağlamaları yönündeki işveren beklentilerini açıkça yansıtıyor.

Manpower Grup tarafından yapılan ve 43 ülkeden 18 bin işverenin katıldığı Yetenek Devrimi araştırmasından elde edilen sonuçlar da bu yönde. Araştırma sonuçlarına göre, her beş işverenden biri, teknolojik gelişmelerin yeni iş imkânları yaratacağı geleceğin işgücü piyasasında ancak uyum yeteneğine sahip olunması halinde istihdamda kalınacağını düşünüyor.

Robotlara göre değil

Araştırmadan elde edilen ilgi çekici sonuçlardan biri de iletişim, sosyal algı, yönlendirme, ikna ve müzakere becerilerinin yapay zeka veya robotik teknolojilerin kullanımı ile otomatikleştirilmesinin zor olacağı şeklinde. Çünkü bu tür beceriler, doğrudan insanlar arasındaki etkileşim ile ilişkili. OECD’ye göre, söz konusu beceriler özellikle nüfusun yaşlanması ve yaşam boyu öğrenmeye yönelik artan talebin etkisiyle yükselen eğitim ve sağlık sektörlerindeki istihdam açısından önemli olacak.