Cem Kılıç

Cem Kılıç

cem.kilic@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Kamudaki toplu sözleşme süreci öncesi devlet, işçi ve işveren temsilcileri ILO zirvesi için Cenevre’de bir araya geldi. Bakan Selçuk’un çözüm odaklı yaklaşımı, taraflar için yapıcı bir diyalog zemini oluşturdu

Yüzüncü yılını kutlayan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) en üst düzey karar organı olarak tanımlanan Uluslararası Çalışma Konferansı 10 Haziran’da İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı ve 21 Haziran’a kadar sürecek. Konferansta her yıl ILO üyesi 187 ülkenin üçlü heyetleri bir araya geliyor.

Haberin Devamı

Her ülke işçi işveren ve devlet temsilcileri ile konferansa katılıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen 6 binden fazla temsilci, aynı zamanda sosyal adaletin geliştirilmesi ve insana yakışır işlerin desteklenmesi hedefi çerçevesinde ILO’nun yüzüncü yılını birlikte kutluyor.

“Dünya Emek Parlamentosu” olarak bilinen Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Yüzüncü Yıl Oturumu, ILO Genel Direktörü Guy Ryder’in açılış konuşmasıyla başladı. Ryder’in konuşmasında benim açımdan en ilgi çekici hususlardan biri “insana yakışır işlere erişimin insanların esenliğinin artırılmasında ve refaha ulaşmalarında hayati önem taşıdığını” vurgulamasıydı.

Bakan çözüm odaklı

Türkiye bu yıl da ILO konferansında üçlü yapısıyla temsil edildi. Devlet, işçi ve işveren temsilcileri konferansta bir arada yer aldılar. Bu yıl dikkati çeken husus Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un işçi ve işveren taraflarıyla samimi ve yapıcı bir diyalog zeminini yaratmış olmasıydı.

Gerek konferans esnasında gerekse ikili ve üçlü toplantılarda Selçuk’un sosyal taraflara verdiği mesajlar gördüğüm ve tanık olduğum kadarıyla oldukça olumlu ve çözüm odaklıydı. Bu pozitif sosyal diyalog anlayışıyla işçi ve işveren taraflarının önümüzdeki günlerde masaya konacak birçok konuya taraflı bakmayacaklarını, çözüm odaklı olacaklarını söylemek doğru olacaktır.

Olumlu etki bıraktı

Gözlemlediğim kadarıyla, Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’un izlediği objektif ve şeffaf iletişim işçi ve işveren tarafları üzerinde olumlu etki bıraktı. Bakan taraflara sorunların çözümü konusunda işbirliği teklif etti. Bence bu sene Cenevre’nin en önemli çıktısı bu oldu.

Haberin Devamı

Önümüzdeki aylarda çalışma yaşamına dair pek çok konu gündeme gelecek. İlk olarak, Kamu İşçileri Toplu Sözleşme Sürecinin bu hafta başlayacak olması çok önemli bir ilk adım. Nitekim bu konudaki tarih belirsizliği de giderilmiş oldu. Diğer zorlu konular; kıdem tazminatı, istihdam üzerindeki yüklerin azaltılması ve benzerleri.

İşte bu zorlu süreçte, çözüm için Cenevre’de yaratılan sosyal diyalog çok etkili olacak.

Toplu sözleşmede yapıcı zemin oluştu

‘Kıdemden vazgeçmeyiz’

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay Genel Kurul’da oldukça etkili bir konuşma yaptı. Küresel düzeyde yoksulluk ve gelir dağılımı adaletsizliğinin çalışanların en temel sorunu olduğunu söyleyen Atalay, konuşmasında “milyonlarca insan açlıktan, susuzluktan, yoksulluktan ölürken ne gariptir ki bir kesim insan tokluktan ölmektedir” vurgusuyla önemli bir çıkış yaptı. Özellikle gelişmiş ülke delegasyonlarına göndermede bulundu.

Atalay konuşmasında, Türk çalışma yaşamı açısından en önemli hususun “kıdem tazminatı” olduğunu ifade etti. Birçok çalışanın halen “kıdemimize ne olacak” endişesi içinde bulunduğu bir ortamda, Atalay ILO Genel Kurul kürsüsünden seslenerek “kıdem hakkımızdan vazgeçmeyiz” dedi.

Haberin Devamı

Genç sigorta imkânı yolda

ILO Genel Kurul toplantısında Bakan Selçuk ile İşçi ve İşveren Konfederasyon Başkanları konuşma yaptılar. Selçuk, konuşmasında işgücü piyasamızın küresel koşullara uyumunu öncelediklerini söyledi.

Bu bakımdan katma değerli ve teknolojiyi esas alan bir üretim politikası içinde işgücü kalitesini arttırma hedefini ön plana çıkardıklarını ifade etti.

Bakanın konuşmasında dikkat çekici ve bir anlamda yenilikçi husus gençler için “sosyal çalışma programı” açıklamasıydı. Bu hafta açıklanması beklenen programa göre, gençler bir taraftan sosyal sorumluluk projelerinde yer alırken bir yandan da kayıtlı istihdam imkanına kavuşacak. Yani, genç yaşlarda sigortalı olacaklar ve sosyal güvenlikleri sağlanacak.

Diğer yandan Bakanın Genel Kurul’a hitabından çıkardığımız kadarıyla kadın işgücünün artmasına yönelik ilave tedbirlerin de önümüzdeki gün ve aylarda alınabileceğini şimdiden söyleyebiliriz.

Hemen ifade etmekte fayda var: Selçuk, ulusal güvenliğimiz noktasında özellikle FETÖ ve benzeri yapılara karşı mücadelenin haksız yere sivil özgürlüklerin zayıflatıldığı şeklinde yansıtılmaması gerektiğinin de altını çizdi.

İşsizliğe karşı işbirliği

TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol, Genel kurul delegelerine hitabında işsizlik vurgusu yaptı. Akkol konuşmasında “eğer işsizler bir ülke oluştursaydı, dünyadaki 7. büyük ülke olurdu” dedi.

Akkol, aynı zamanda kayıtlı istihdamın Türkiye’de son beş yılda yüzde 16 artış göstermesinde hükümetin büyük bir payı olduğunun da altını çizdi.

Akkol’un konuşmasında dikkatimi çeken en önemli hususlardan birisi de “çalışma hayatının geleceği ve dijital dönüşüm” kısmı oldu. Başkan’ın ifadesine göre, OECD çalışmaları çerçevesinde işlerin yüzde 14’ü yüksek düzeyde otomasyon ve yapay zeka riski altında. Yine Akkol’a göre, yapay zekanın küresel ekonomiye katkısının 2030 yılına kadar 16 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. TİSK öncülüğünde işverenlerimizin endüstri 4.0’a hazırlanmak için yoğun çaba sarf edeceklerini söylemek yanlış olmayacak. Nitekim Başkan Akkol işgücünün yetenek dönüşümü için teknoloji ve eğitim merkezleri kuracaklarını, kurumsal sosyal sorumluluk projelerine odaklanacaklarını söylüyor.