Can simidi Sosa!

20 Ekim 2019

Şu an Süper Lig’in en iyi forvet hattı, kuşkusuz Trabzonspor’da. Yeni transferler Sörloth ve uyum sürecini atlatmaya çalışan Sturridge, üçüncü bölgede kaliteleri tartışılmayacak isimler. Onlara bitirici tim elemanı olarak gününde bir Nwakaeme’yi de ekleyin. Hele Ekuban ve Abdülkadir Ömür sakatlıktan döndüğünü düşünün. Dümende de zor anlarda sihirli sopasını çıkaran kaptan Sosa varsa, değmeyin Ünal Karaman’ın keyfine. Ligin en çok gol atan takımlarından birinin hocası unvanı, kaç kişiye kısmet olur?
Lakin takım savunması konusundaki zaaflar çözülmüş değil. Bireysel hatalar nedeniyle kolay gol yeme alışkanlığı sürüyor ve zaman zaman sıkıntı yaratıyor. Belki bu sorunların da üstesinden gelinecek ama, sabır ve hoşgörü şart.
Gaziantep karşısında oyuna fırtına gibi başladı bordo-mavililer. 14 dakikada iki klas gol, iki usta ayaktan geldi. Önce Sörloth’un asisti ve Sturridge’in ligdeki ilk nefis golüne tanıklık ettik. Hemen ardından bu kez Sturridge’nin milimetrik pası ve Sörloth’un soğukkanlılığı ile birleşen bitirici dokunuşunu izledik.
Konuk ekip için beklenmedik bir skordu bu. Toparlanması ve maça dönmesi uzun sürmedi. Oysa beklentiler Trabzonspor’un farkı artıracak girişimlerinin süreceği yolunda idi.
Önce dengeyi kurdu Gaziantep temsilcisi, sonra etkili hücum girişimleriyle Trabzonspor kalesini yoklamaya başladı. Geçen sezondan beri söylüyorum. Karadeniz ekibinin kalesinde Uğurcan olmasa, çok maçın skoru farklı yazılabilirdi. Dün de genç file bekçisi özellikle ilk yarıda inanılmaz kurtarışlarıyla sivrildi, takımına direnç kattı. Yediği gol mü? Peşi sıra gelen yanlışlar karşısında yapacağı çaresiz kaldı Uğurcan’ın.
Gaziantep golle birlikte umutlansa da, rakibinin her an sonuca etki edebilecek ayakları olduğu gerçeği, Sosa’nın muhteşem vuruşuyla bir kez daha hayat buldu. Arjantinli bu yaşında kariyerinin en verimli dönemini yaşıyor bence. Hem takım oyununa katkısı, hem yaptığı olağanüstü işlerle Trabzonspor’a kritik anlarda can veriyor.
Şu gerçeğin de altını çizelim. Kadro derinliği bulunmasa da, yedek kulübesinde oturan oyuncular yavaş yavaş katkı yapacak kıvama geliyor. Burada Ünal Karaman’ın özverisi, emeği ve ısrarı çok önemli. Dün de hazırlık sürecinin dikkat çeken ismi Yusuf Sarı’nın gol perdesini kapatan isim olması asla rastlantı değil. Doğru zamanda doğru yerde bulunması, sağlam futbol altyapısının ona armağanı oldu.

Yazının devamı...

Trabzon yoktan var etti!

7 Ekim 2019

Milli maç arasına kazanarak girmek, Trabzonspor için bulunmaz bir fırsattı. Hem moral motivasyon, hem sakatların düzelerek takıma katılması anlamına gelecekti üç puan. Zirveye yaklaşmak da cabası. Çok zor, ama mükemmel oldu. Adeta yoktan var etti galibiyeti. Silkindi, kendine geldi, inandı, yüreğini koydu, mücadele etti ve kazandı.
Hafta içindeki Basel maçı, dün akşam ilk yarıdaki kötü oyun için asla mazeret olamaz. Ve bir oyuncu topluluğu dört günde bu denli farklılık gösteremez. Tıpkı Ç.Rizespor’un durumu gibi. Onlardaki değişim tam tersi, olumlu yöndeydi. Geçen haftaki 5 farklı yenilginin yaralarını çabuk sarmış ve kazanmak için her yolu deneyen bir rakip vardı Trabzonspor’un karşısında.
İlk yarıda istediği hiçbir şeyi yapamadı bordo-mavili ekip. Nwakaeme ile bulduğu net pozisyon hariç, hücumda son derece etkisiz, orta alanda kontrolü kaybetmiş, savunmada aksayan bir bir takım izledik. Rizespor’un Melnjak ile bulduğu gol evlere şenlikti. Önce Hosseini, ardından Abdülkadir Parmak onu seyredince, ileride yakalanan Uğurcan’ı avlamak zor olmadı. Çok akılcı bir son vuruştu.
Yoğun maç trafiğinde fiziksel olarak geri gitmeniz normal karşılanabilir. Ama mental olarak da oyundan koparsanız, toparlanmanız kolay değil. Yediği gole uzun süre reaksiyon veremedi Trabzonspor. Sakatlar kervanına Novak’ın da eklenmesiyle, teknik direktör Ünal Karaman’ın maça başlangıç planları altüst oldu.
İkinci yarıda önde oynamaya çalıştı, geride de risk almaya başladı. Yoğun yağışta ağırlaşan saha, teknik kapasitesi yüksek bir takım olan Trabzonspor için dezavantaj olabilirdi. Pas trafiğini yönetmekte güçlük çekti. Buna karşın rakip alanda boş alan bulan ve uzun toplarla pozisyon üreten Rizespor, ikinci gole çok yaklaştı. Kaleci Uğurcan’ın müthiş kurtarışları Trabzonspor’u oyunda tuttu. Aksi takdirde maç 61. dakikada bitmişti.
Karaman’ın, Sturridge hamlesinin anlamı netti. Ya galibiyet, ya farklı bir yenilgiyi kabullenmek. Savunmadan Hosseini’yi çıkarıp bir hücumcu daha almak, fizik üstünlüğüne sahip bir rakip önünde ciddi sıkıntı yaratabilirdi.
Lakin Ünal hoca yine haklı çıktı. Sturridge, beraberlik golünde Sörloth’a yaptığı asistten sonra 86. dakikada nefis vurdu, top üst direği aşamadı. Vazgeçmedi, eşitlik sayısının morali ile daha fazlasını yapabileceğine inanan Trabzonspor, yine kaleci Uğurcan orijinli bir hızlı hücumda, üç pas sonunda, Nwakaeme’nin bitirici vuruşuyla adeta bir mucizeyi gerçekleştirdi. Futbolun güzelliği ve acımasızlığı bu. Açıkcası, Rizespor yenilgiyi hiç hak etmedi.

Yazının devamı...

Çok yazık oldu!

4 Ekim 2019

Gruptaki ilk maçında Getafe deplasmanında sezonun en kötü oyunu ile farklı yenilgiden kurtulmuştu Trabzonspor. Ardından ligdeki Sivasspor mağlubiyeti geldi. İşler yolunda gitmiyordu. Ta ki Beşiktaş maçına dek.. Bence o doksan dakika her anlamda dönüm noktası oldu.
Dün gece Basel karşısında umutlanmama neden olan da, bu performansın Avrupa Ligi’ne yansıyacağı yolundaki inancımdı. Her şey güzel olabilirdi. Ah o basit savunma hataları olmasa. Bu kadar kolay gol yemek insanın canını sıkıyor.
Trabzonspor Teknik Direktörü Ünal Karaman, önceki gün rotasyon sinyalini vermişti. Dediğini yaptı. Basel karşısında Sosa, Nwakaeme ve Pereira gibi çok önemli üç oyuncusu ilk on birde yoktu. Onları hamle oyuncusu olarak kullandı. Ama yetmedi.
Basel, İsviçre’nin şımarık çocuğu gibi. Son 3 maçta kalesinde gol görmemiş, hücumda da etkili. Hiç pozisyonu yokken 20. dakikada bir duran toptan öne geçmesi sinir bozucu oldu. Trabzonspor’un reaksiyon göstermesi gerekiyordu ama, üçüncü bölgede istediklerini bir türlü yapamıyordu. Öyleyse... O an sahada Jose Sosa yoktu lakin, Abdülkadir Parmak doldurdu kaptanın boşluğunu. Jeneriklik frikik golü, Trabzonspor’un maça tutunmasını sağladı.
Ünal hoca ikinci yarıya Nwakaeme ile başladı. Hemen ardından kaptanı Sosa’yı attı sahaya. İşler fena gitmezken keyifli olmalı. Hamle oyuncusu lüksünü kullandı Karaman. Öne de geçti. Her şey yolunda giderken o ikinci golü yemek ne demek? Trabzonspor savunması ve kalecisinin yan toplarda bu kadar aciz kalmasının üzerine kafa yormalı Ünal hoca. Yazık oluyor bu kadar mücadeleye ve emeğe.
Maçın özelinde düşünülmesi gereken çok şey var. Rotasyon galibiyeti engelledi mi? Evet bence engelledi. Bu dramatik bir durum. Bence hocanın en büyük yanlışı Pereira’yı dinlendirmesi idi. En etkili olduğu sağ kanat adeta tıkandı. Hüseyin olmaz orada. Trabzonspor iki kanadı doğru kullananan ve sonuç alan bir takım. Dün çok aksadı ikisi de.
Ve Sturridge. Karaman ona güvendi ve ilk on birde görev verdi. Çok eksiği ve uyum sorunu var. Bu maçta ondan fazla şey beklemek çok iyimser bir düşüncedir. Zaten o da karşılığını bu kadar verdi. Kazanmak ve nasıl olacağını çözmek önemli.

Yazının devamı...

Şans isteyenin yanında olur!

30 Eylül 2019

Sezona beklenen performansın altında başlayan ve teknik direktörleri kısa sürede eleştiri odağı haline gelen iki takım vardı sahada. Belki ölüm kalım maçı değildi ama, kaybedenin geleceğe dönük ciddi sıkıntılar yaşaması kaçınılmazdı. Beşiktaş doksan dakika sonunda belirsizliğe doğru yelken açan taraf oldu. Trabzonspor adına ise düşünülenden çok daha kolay ve moral verici bir skor çıktı ortaya.
Karadeniz temsilcisi yoğun maç trafiği içinde kısıtlı ve yıpranmış kadrosu ile başladı Beşiktaş sınavına. Ünal Karaman’ın yaptığı tek değişiklik Avdijaj’ın yerine sakatlık tan çıkan Kamil Ahmet’e görev vermesiydi. Ne kadar isabetli bir karar olduğu görüldü.
Bu tarz oyunların kağıt üzerinde favorisi yoktur. Hele ki, iki takım da kazanarak çıkış arıyorsa. O vakit kimin sorumluluk alan oyuncusu çoksa, kim daha hırslı ise ve şans kimin yanında ise ibre ona döner.
Dün akşam Trabzonspor’un dümeninde kaptan Sosa vardı. Müthiş istekli, takımını meastro gibi yöneten Arjantinli’ye Obi Mikel de ayak uydurunca, bordo-mavili ekibin orta alan üstünlüğüne ele geçirmesi zor olmadı. Abdülkadir Parmak son derece istekli, Nwakaeme gerek hücumda gerek savunmasına yardımda etki oldu. Özellikle ilk yarıda Novak’ın da katkısı ile Beşiktaş’ın sağ kulvarını tıkadı.
Kontrollü oyun devam ederken Trabzonspor adına şans, Beşiktaş içinse talihsiz bir pozisyon dengeyi değiştirdi. Sosa’nın kullandığı serbest vuruşta Dorukhan’ın altı pas içinde ters kafa vuruşu Karius’u çaresiz bıraktı. Gol Beşiktaş’ın adeta gardını düşürdü. Olacak ya, on dakika sonra yine Sosa ve yine savunmada Necip’e çarpan top, bir kez daha Alman file bekçisini kaderiyle başbaşa bıraktı.
Adına ne derseniz deyin, Beşiktaş’ın bu kadar kolay teslim olması kabul edilebilir bir durum olamaz. Tamam Trabzonspor’un ekstra performansı, bireysel yeteneklerinin ön plana çıkması sizi zorlayabilir. Lakin vizyonu olan bir teknik direktör ve kaliteli olduğu iddia edilen bir kadronun, bu tabloya çözüm üretmesi gerekirdi. İstediklerinin çoğunu yapamadı Beşiktaş. Çoğu zaman da aciz kaldı.
Trabzonspor ikinci yarıda da oyun disiplini ve planından taviz vermeden işine baktı. Bir makinenin dişlileri gibi herkes birbiri ile uyumluydu. Maçın yıldızı Nwakaeme ve suskun golcü Sörloth işbirliği VAR’ın da onay verdiği pozisyon sonrası farkı üçe çıkardı.

Yazının devamı...