Ben çektim, çocuklarım çekmesin

Bundan bir süre önce bir arkadaşımın evine konuk olarak gitmiştim. Arkadaşımın, biri 19 yaşında erkek, diğeri 7 yaşında kız olmak üzere iki çocukları var.

19 yaşındaki oğlu gece yarılarına kadar arkadaşlarıyla geziyormuş. O akşam da evde yoktu.

Oradaki bir hareket dikkatimi çekti. Arkadaşımın 7 yaşındaki kızı “Anne susadım bana su ver,” dedi.

Anne de hemen ayağa kalkıp gidip kızına su getirdi. Oysa suyunu kendisi gidip alabilirdi.

O akşam uzun uzun çocukların eğitiminden söz ettik.

Arkadaşım “Ne yapsam olmuyor, oğlumun dersleri çok kötü, oysa bir dediğini iki etmiyoruz. Ne yapacağımı bilemiyorum.”

Benim ona bazı önerilerim oldu. Çocukların aşırı korunması, hayatın zorluklarına hazırlanmamaları durumunda ilerde sorunlar yaşayabileceklerini anlattım.

O da bana “Ama ben çok çektim, çocuklarım çeksin istemiyorum, bu nedenle ne istiyorlarsa yapıyoruz,” dedi.

Ben de “İnsan kendi başarıları ve emeği sonucu sahip olduklarıyla mutlu olur. Her istediğini alırsanız o ilerde neye sahip olmanın hayalini kuracak. Hayat bir adrese varış değil yolculuktur.

***

Değerli okurlarım, ben çocukluğumda zorluklara katlanmayı yaşayarak öğrendim.

Soğuk kış günlerinde kar sularıyla ıslanan ayaklarım ve titreyen ellerimle gazete de sattım, simit de…

Çocukluğumda yaşadıklarımın benim hayatıma olan önemli katkısı ayrı bir yazı konusudur.

Daha çocukken hayatın zorluklarıyla tanışmak, hayata hazırlanmaktır. Hayatın anlamı zorlukları yenerek mutlu olmaktır.

Yorulmadan dinlenme, çalışmadan eğlenme olmaz.

Mutluluk ve sağlık dileklerimle…

Cengiz Hortoğlu

http://twitter