Nafaka Seni Bir Anlatabilsem

Öyle acımasız eleştirilerle karşılaşıyorum ki ne diyeceğimi bilmiyorum.

İşte bazı eleştiriler:

*Süresiz nafakaya karşı çıkıyorsun, ne çıkarın var?

*Nafakayı ödemezse elbette hapis yatacak. Sana ne hapse girenden.

*Sen kadının tazminat hakkına da karşı mısın?

*Kadının yasalardaki haklarına da karşı mısın?

Böyle devam edip gidiyor.

Kimi yargılıyor kimi aklımı okuyor. Bazıları da asla aklımdan geçmeyecek senaryolar yazıyor. Beni tanıyanlar, insan hakları, kadın hakları ve çocuk hakları konusunda duyarlılığımı bilir.

30 yıldan bu yana kadınların daha iyi haklara kavuşması için çalışıyorum.

Ancak anlamak istemeyene anlatmak çok zor.

Yemin etsem faydası olur mu bilmiyorum. Vallahi tek derdim, süresiz nafaka mağdurlarının yaşadıkları dramı anlamak ve çözüm oluşturmaya katkıda bulunmak.

Siz değerli okurlarımın da mağduriyetleri anlamalarını diliyorum.

***

Neler mi yaşanıyor?

*Nafaka borcu nedeniyle hapse girenler...

*Nafaka borcu nedeniyle evlerine haciz gelenler...

*Sofralarına zeytini sayarak koyanlar...

*Babası hapse girmesin diye, okul harçlığını babasına verenler...

*İkinci eşlerden merdiven silenler...

*Kâğıt toplayan emekliler...

*Nafaka artırım davası açılanlar ve açılacak diye kaygı duyanlar...

Ben bunları düşündüğümde yüreğim yanıyor.

Yahu en başta, ölünceye kadar borç olur mu? Bütün borçlar bir gün biter.

***

Peki nafakayı ödemeye çalışan mutsuz da nafaka alan mutlu mu?

Şöyle bir yaşam düşünün; bütün ömrünüz, her ay 300 veya 500 TL nafaka bekleyerek geçiyor. Böyle bir yaşam hayal edebilir misiniz?

Bu olayın kazananı yok, ödeyen de mağdur alan da...

Bugüne kadar kendi emeği olmadan ellerine para geçenlerden mutlu olanı görmedim. Alın teri varsa mutluluk var.

***

Nafaka bir insanın enerjisini azaltıp güçsüzleştiriyor. Nafakaya güvenerek yaşayanlar, bir gün öyle bir hale geliyor ki, artık üretmek istemiyor. Güçsüzlük bir süreçtir, bir günde olmuyor.

Peki ne olmalı?

Ben diyorum ki; kadını da erkeği de güçsüzleştiren bu yasa amaç olmaktan çıksın ve bir araç olsun.

Peki bu nasıl olacak?

Kadına koşullara göre bir yılla beş yıl arası nafaka takdir edilir, kadın bu süreçte meslek edinir ve kendi emeği ile kazanmanın mutluluğuna erişir. Devlet de bu süreçte destek verir.

O süreye rağmen nafaka ihtiyacı devam ediyorsa da sosyal devlet desteği devam eder.

Böylece eski eşlerin birbirleriyle yabancı olma hakkı da hayata geçmiş olur.

İşte düşüncem budur. Kimse benim aklımı okuyarak senaryo oluşturmasın.

***

Ayrıca, nafaka borcuna hapis cezası kalkmalıdır. Fiili ayrılık süresi de 3 yıldan 1 yıla inmelidir.

Çocuk haczi de başka bir yazımın konusu olacak.

***

Mutluluk ve sağlık dileklerimle…

Cengiz Hortoğlu

hortogludorduncubakis@gmail.com

http://twitter.com/cengizhortoglu