Sivaslılar kadar İzmirlileri de sevindirsin

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Sivaslılara sesleniyor:
“Değerli Sivaslılar, sondaj makinelerinizi hazır edin. Daha derine inecek, sondaj makineleriyle deleceğiz. Daha önce sondaj 20 bin metreydi, şu an 200 bin metreyi geçti, hedefimiz 1 milyon metre sondaj. Özellikle Ege Bölgesi’nde jeotermal, doğalgazla yarışabilecek durumda...”
Son derece yerinde bir tespit...
Tamam da...
Bunun için ne yapılmış, geriye dönüp bakmak lazım.
Enerjinin giderek önem kazandığı, dünyadaki oyunların bu alanda olduğu bir dönemde yerel kaynaklardan yeterince yararlanmamak bir çelişki değil mi?
Doğalgaza endeksli bir enerji politikası ne kadar geçerli olabilir?
Avrupa’nın birçok şehrinde bizdekinden çok daha az kaynaklar olmasına rağmen termal kaynaklar en verimli şekilde kullanılmaya çalışılıyor.
Biz maalesef bugünün gelişen teknolojik imkanlarından yararlanamıyoruz.
İzmir Jeotermal A.Ş.’nin Genel Müdürü Ali İçhedef’le bundan bir süre önce görüşmüş ve kendisinden bazı bilgiler almıştım.
İzmir’de 24 bin 500 eve tesisat döşenmiş, abone sayısı 20 bin 500’e çıkmış.
İki yeni proje daha devam ediyor.
Balçova etabıyla 3 bin 500, Narlıdere etabıyla da 2 bin 900 konuta daha jeotermal bağlanacak.
Hedef kapasiteyi 31 bine çıkarmak.
Sizce 1963 yılında Türkiye’deki ilk jeotermal kuyuyu açmış ve işletmeye başlamış bir kent için tatmin edici mi?
Bence komik rakamlar...
Münih’i, Berlin’i, Paris’i bir düşünün...
Ve daha birçok Avrupa kentini... Isı miktarı yeterli olmayan bölgelerde dev buhar kazanları devreye sokularak derece yükseltiliyor ve şehrin ısınması sağlanıyor. Sadece ısınma mı?
Hayır...
Aynı zamanda soğutma...
Teknoloji buna imkan veriyor.
Ya da enerji üretmek mümkün...
Dünyada jeotermal elektrik üretiminde ABD, Filipinler, Meksika, Endonezya ve İtalya ilk beş içinde yer alıyor.
Türkiye ise jeotermal kaynak açısından dünyanın yedinci ülkesi olmasına rağmen, bu alandaki potansiyelin ancak yüzde 4’ünü kullanabiliyor.
Sadece bu...
Bu rakamlar ve oranlar beni tatmin etmiyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler böyle düşünüyor, o zaman kendisini İzmir’e davet edelim.
Ve...
Birçok alanda olduğu gibi jeotermalde de Türkiye’de ilkleri yapmış bu kentin önünü açacak yeni projelerin hayata geçmesinde merkezi hükümet bizlere yardımcı olsun. Bugün termal suyu çok az ısı kayıplarıyla kilometrelerce mesafeye taşımak çok kolay. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olduğu bilinen bir gerçek. Jeotermal enerjinin satış fiyatının belirlenmesinde uluslararası piyasalara bağlılık çok daha az.
Rüzgar, yağmur ve güneş gibi meteorolojik şartlardan tamamen bağımsız olan jeotermal kaynaklar, hava kirliliğinin önüne geçilebilmesi için de büyük fayda sağlıyor.
Nereden bakarsanız bakın, Türkiye için vazgeçilmez bir kaynak...
Ege Bölgesi de dünya jeotermal haritası içinde ayrı bir öneme sahip. Bakan Güler, Sivaslılara yaptığı konuşmanın takipçisi olsun ve İzmirlilere de gelip müjde versin. Çünkü bazı yatırımları yapabilmek için Ankara’nın desteği almak gerekiyor.
Bizden söylemesi...