12 PKK’lı

Habur’dan Uludere’ye iki yılda 2 geçiş... İlkinde 34 PKK’lı silahlarını bırakarak gelmişlerdi. İkincisinde Uludere’den ağır silahlarıyla sınırı geçmeye çalışırken öldürülen 12 PKK’lı.
2009 sonbaharında “demokratik açılım” sürecine katılmak üzere sınırdan giriş yaptılar. Sorguları sınırda yapıldı ve serbest bırakıldılar. Yaz boyunca büyük bir umut doğmuştu Güneydoğu’da. 25 yıldır süren savaş son buluyordu. Kandil aşamalı olarak boşaltılacaktı. Önce Mahmur ardından Diyarbakır. Kürt sorununun siyasal çözümüne en başta bölge halkı inanmıştı. Coşkulu kalabalıklar karşıladı, PKK’lıları.
1 Eylül 2009’da “Barış Günü” kutlamaları için Diyarbakır’daydık.
Miting alanında 100 bini aşkın insan toplanmıştı.
1990’ların çatışmalı ortamına dönülmesini kimse istemiyordu. Ancak bir büyük fırsat kaçtı. Kaçırıldı.
Hükümet başlangıçta istekliydi; Baykal-Başbuğ’un tepkileri ve Bahçeli’nin milliyetçi, muhafazakâr tabanı hareketlendiren çıkışları üzerine, paketin içi doldurulamadı. Eski hızı kesilse de 12 Eylül referandumuna kadar devam etti açılım rüzgârı. Ve nihayet Başbakan Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur” söylemiyle tümüyle tarih oldu.
İmralı bu pazarlıkta son nokta. Öcalan, devletle görüşmelerin sürdüğünü söylemekte.
15 Haziran, “eylemsizlik”te son tarih olarak ilan edildi.
BDP’liler gelecekteki siyasallaşma sürecini de göz önüne alarak etkili bir liste çıkardılar.
Bağımsız adaylara verilecek desteğin içine “sol blok” da girmişti.
YSK bu listeyi “veto” etmeye çalıştı ama toplumsal tepkiler sonucu geri çekildi.
Artık bu olaydan sonra normal bir seçim kampanyası başlayacağı düşünülürken tam tersi oldu.
Kastamonu’da Başbakan’ın konvoyuna açılan ateş sonucu bir, Silopi’deki karakola yönelik saldırıda iki polis memuru şehit edildi.
Güneydoğu’nun çok daha fazla karışması isteniyormuşçasına operasyonlar, art arda gelmeye başladı. Tunceli’den sonra Şırnak Uludere’de 12 PKK’lı öldürüldü.
Ve bir ilk yaşandı.
Eski BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Şırnak milletvekili Hasip Kaplan’ın da yer aldığı 300’den fazla kişi cenazeleri almak üzere sınırı geçtiler. 3 PKK’lıyı dağdan sırtlarında indirdiler.
Bölgede yas var; protesto gösterileri bölgeyle sınırlı kalmadı Taksim’e dek uzandı.
Güneydoğu’da gerilim yükselirken bu koşulların sonuçlara nasıl yansıyacağını göreceğiz.
İktidar, “demokratik açılım”la Kürt sorununun çözümü konusunda onca umut vermişken bu noktaya sürüklenmemeliydi.
2007 seçimlerinde AKP Güneydoğu’da büyük oy aldı. Çünkü, ordu ve muhalefetin “Kuzey Irak operasyonu”na direnen, yeni Parlamento’da Kürtleri temsil edecek, milletvekilleriyle birlikte sorunu çözmeye aday tek güç olarak gözüküyordu.
AKP şimdi “çözümsüzlüğü” savunur konumda.
Moda deyimle “algı” böyle!
Bu da AKP’ye oy kaybettirecek.