Adam gibi

Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, “Görevime adam gibi başladım, adam gibi devam ettim ve adam gibi bitiriyorum” dedikten sonra istifa etti.
Küresel ekonomik krizin ABD ve Avrupa’dan sonra Türkiye’yi de vurduğu, Aktütün Karakolu’ndaki 17 canın yüreklere düşürdüğü ateşin sönmediği bir ortamda, “Sağlam’ın istifası”nı televizyon kanalları “son dakika” haberi olarak duyurdular.
Henüz ligin başında Beşiktaş antrenörünün görevinden ayrılmasındaki haber değeri ne olabilirdi?
Söz konusu olan sportif başarı veya başarısızlık ise Hacettepe’yi yenerek takımı üçüncü sıraya yükselten Ertuğrul Sağlam’ın “istifayı düşünmesi” gerekmeyebilirdi. Gerekçe Beşiktaş’ı UEFA kupasından eleyen Ukrayna’nın Metalist takımı karşısında düşülen acıklı durumsa, siyah beyazlılar zaten yıllardır bu tür “sürprizler”e alışkındılar! Takım bu sene şampiyon olur, Avrupa liglerindeki iddiasını seneye bırakabilirdi.
Ancak Ertuğrul Sağlam’ın istifasına “haber değeri” kazandıran, “adam gibi” istifanın sportif başarısızlık kadar, “etik” bir sorumluluk da içermesiydi.
Beşiktaş’ın Ukrayna’da aldığı yenilgi üzerine Başkan Yıldırım Demirören’in Lucescu’ya takımın başına geçmesi için teklif götürdüğü haberleri üzerine Sağlam istifasını açıkladı.
Böylesine “ilkeli” bir hareket epeydir ülke yönetiminde sorumluluk alan siyasetçi ya da bürokratlarda görülmediği için olsa gerek, Ertuğrul Sağlam’ın görevden ayrılması medyada geniş yankı buldu. Kimi televizyonlar haberi liderlerin Meclis konuşmalarını keserek verdi. Gazeteler de manşete çıkardılar istifayı.
Deniz Feneri rezaletinden sonra RTÜK Başkanı’nın tutumu, hayali ihracatla bağlantısı kanıtlanan AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat’ın durumu karşısında Ertuğrul Sağlam’ın istifasını ayakta alkışlamak gerekiyor.
İstifa kültürü Batı Avrupa demokrasilerinde siyasetçileri de bağlayan “etik” bir değer.
Partisine seçim kaybettiren liderler, sandıkların açıldığı gece “adam gibi” veda ederler.
Hata yapan bakanlar, başbakanlar “özür dileyip” çekilirler.
Dağlıca’da, Aktütün’de olduğu gibi, askerlerini koruyamayan komutanlar sorumluluğu üstlenirler. Çocuklar, annelerine, “Üç gündür ateş altındayız, ben geriye zor dönerim” diye telefon açarken, tatili kesmeyen “golfçü paşalar” dağa taşa telefonla bomba yağdırıp göreve devam edemezler. Zırhlı arabalarında emeklilik keyfi çatamazlar.
Sorumluluğu en üsttekiler üstlenir ve gereğini yaparlar. Ertuğrul Sağlam bunu yaptı. “Adam gibi” açıkladı istifasını.
Keşke aynı hareketi BJK Başkanı Yıldırım Demirören de yapsaydı!.. Çünkü dört yılda, Del Bosque, Rıza Çalımbay, Tigana ve Sağlam’ı getirdikten sonra götüren de Başkan Demirören’di. Kulübü borçlandırıp sahibi durumuna gelmek sonra da genel müdür atar gibi antrenör değiştirmekle olmuyor.
Sıra sende başkan!