AGİT ve Apo

AGİT ve Apo


Rusya'nın St. Petersburg kentinde yapılan AGİT Parlamenterler Meclisi toplantısında, İtalya'da 6 - 7 Temmuz kararlarında ifadesini bulan, "Apo'yu asmayın" telkini yineleniyor. Üstelik, Kürtleri "azınlık" gibi gösterip, Türkiye'nin bu insanlara "siyasal hakları"nı tanıması gerektiği kararı da metne eklenerek!
AGİT zirvesinde TBMM'yi DSP İstanbul milletvekili Ahmet Tan başkanlığında, 8 kişilik heyet temsil etti. Parlamenterler arasında, önceki yıllarda Türk delegasyonu temsilcisi olarak Balkanlar'da, Bosna, Kosova gibi "etnik" savaşın doruğa çıktığı bölgelerde raportörlük yapmış, deneyimli bir isim, Uluç Gürkan da bulunuyordu.
Türkiye artık bu tür uluslararası forumlarda "diplomasi savaşı" veriyor. Gündem ne olursa olsun Öcalan davasından yola çıkılarak, Kürt sorunu mutlaka tartışılıyor ve sonuç bildirgelerine "aleyhte" bir faktör olarak yansıtılıyor. 15 yılda 30 bin insanın ölümüne yol açan terör davasında "hesap soran değil de hesap veren ülke" konumuna düşürülmek gerçekten acı! Apo kararının Yargıtay aşaması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne itiraz aşamaları dikkate alınmaksızın Türkiye, uluslararası arenada aslanların önüne atıldı ve örselenmeye başlandı.
İtalya Parlamentosu'ndaki "genel görüşmeyi" içeride ciddiye almasak bile, dışarıda yaratacağı dalgayı önemsemek gerekiyor. Çünkü Türkiye aleyhindeki belgeler birbiri ardına arşive giriyor. Roma Büyükelçimiz Necati Utkan, bu gözlemini şöyle anlatıyor: "Geçen gün Boris Biancheri (Yazar; İtalya'nın Washington, Londra, Tokyo eski büyükelçisi) ile konuşuyordum. 9 ay önce en bilgili insanların bile Öcalan diye birinden haberi yoktu. Öyle bir tırmanma yaşandı ki, mitosa dönüştü!
Öcalan, Batı dünyasının son "ikona"sı olacak bilge bir kişilik değil. Sonuçta bir terörist. Ancak insan hakları ve kültürel kimlik gibi liberal rüzgarlar Apo'nun idamını, "adi" bir olay, "insanlık suçu" olmaktan çıkarıp, "siyasi" bir davaya dönüştürebiliyor. İtalyan Başbakanı D'Alema, teröre arka çıkmakla eş anlama gelen bir savunma yaparak, "Bu terör, baskı ve savaşın öteki yüzü" diyebiliyor. Parlamento'nun kararında Ankara'ya siyasi çözüm önerisi iletiliyor. İtalyan hükümeti ise BM nezdinde "Kürt konferansı" toplanması için girişimde bulunmakla görevlendiriliyor.
6 - 7 Temmuz kararlarının mürekkebi kurumadan bu kez "St. Petersburg deklerasyonu"nda Güney Kıbrıs Rum Meclisi üyelerinin girişimiyle AGİT'ten "Apo'yu asmayın" mesajı çıkıyor. Kuşkusuz bu kararın bağlayıcılığı yok ve Ahmet Tan başkanlığındaki heyet, karar metnine Öcalan'ın "terörist olduğu" ifadesini de geçiriyorlar ama sonuç değişmiyor. Kürtleri "azınlık" sayan ve eşit haklara sahip olmadıkları önyargısına dayanan görüşler AGİT Parlamenterler Meclisi'nin yayınladığı karar bildirisine de giriyor.
Özetle...
Gündem Kosova olmasına karşın Öcalan nedeniyle Türkiye de tartışılıyor. O arada St. Petersburg Meclisi önünde "idam gömleği" giyip protesto eyleminde bulunan göstericiler Moskova Büyükelçimiz Nabi Şensoy'un Rusya Dışişleri'ni uyarması üzerine önlenebiliyor.
Apo asılırsa Avrupa'da kıyamet kopar!
İtalya ve Almanya gibi PKK lobisinin güçlü olduğu ülkelerde yayılan bu kaygı, Türkiye'nin diplomatik alanda kuşatılmasına yol açıyor.
Sahi, Dışişleri ne yapıyor? Uyuyor mu?




Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr