Agos’un önü

On binler yine sokakta, meydanlarda; Hrant Dink’in arkadaşları suikastın beşinci yılında AGOS’un önünde buluşuyorlar: “Hepimiz Hrantız, Hepimiz Ermeniyiz.”
Hrant’ın vurulduğu saatte “Bu dava böyle bitmez” sloganlarının yerini derin bir sessizlik alıyor. Saygı duruşunun ardından karanfiller bırakarak dağılıyorlar.
Hüzün ve düş kırıklığı bir arada.
Tepkiler, 19 Ocak’taki anmaya iki gün kala mahkemenin verdiği karara.
Ogün Samast’ı cinayete azmettiren Erhan Tuncel serbest bırakılıyor.
Kalabalık, “Katil devlet” diye tepki gösteriyor.
Beş yıl önce Rakel Dink, “Bir çocuktan katil yaratan zihniyet sorgulanmadan karanlıktan çıkamayız” diye seslenmişti. Mahkeme, toplumsal vicdanı altüst eden bir kararla, cinayetin adeta “devletin himayesi”nde işlendiğini kabul etmiş oldu. Benzer cinayetlerle bağ kurmak bir yana, olayın siyasi yönünü tümüyle örtbas etme yoluna gitti. “Örgütsel bağları” görmezlikten gelmeyi yeğledi.
Adalet Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı, davada “temyiz” yolunun açık olduğunu savunmaktalar.
AGOS’un önünde “Bu dava böyle bitmez” diyen kitlelerin tepkisi kamu vicdanında bu “temyiz”e çoktan başvurulduğunun göstergesiydi. Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin de, “Bu davayı kapatmak isteyenler on binlerin Hrant’ın arkasında olduğunu gördüler. Asıl mücadele bundan sonra başlıyor” diyordu.
Gelinen süreç AKP açısından tarihsel bir muhakemeyi gerektiriyor.
Hrant Dink, 2007 yılı başında sadece Türkiyeli bir Ermeni olduğu için, AGOS gazetesinin Yayın Yönetmeni olarak düşüncelerinden ötürü hedef haline getirilmedi. Elbette 1915 “Ermeni soykırımı”na yönelik görüşleri ve eleştirileriyle aşırı milliyetçi çevrelerin tepkisini üzerine çekmiş, TCK 301’den açılan provokatif davaların kurbanı seçilmişti. Ancak Hrant’ın etrafında örülen “ölümcül ağ”ın önemli bir nedeni de 2007 seçimleri öncesinde Türkiye’yi “kaos”a sürüklemek, Meclis’i Cumhurbaşkanı seçemez hale düşürmekti.
Danıştay saldırısıyla başlayan süreç Hrant suikastıyla devam ediyordu.
27 Nisan “e-muhtırası” ardından Parlamento’nun erken seçime mecbur kaldığı günlerde AKP’nin lider kadrosundan bugün de devletin zirvesinde olan isimlerden birisinden şu değerlendirmeyi dinlemiştim:
“Biz bu cinayetlerin ardında bir örgütlenme olduğunu biliyoruz. Bu örgütün adı, kimlerden oluştuğunu hepsini isim isim biliyoruz. Seçimlerden sonra bu örgütün üzerine gideceğiz.”
AKP’nin oyları 2007’de yüzde 47’ye çıktı. Gül, Cumhurbaşkanı seçildi.
Ergenekon davası açıldı.
Danıştay’la, Hrant Dink suikastıyla Ergenekon arasında bağlantılar kuruldu.
Ancak ne olduysa tam da dava sona ererken, “örgüt” suçlamasından vazgeçildi!
Cinayette sadece tetikçinin yakalanmış olması “derin” yapıyı ortaya çıkarmaya yetmiyor.
AKP, “devlet”i koruma misyonuyla bu duruma gelinmesinde etkendir.
AGOS’un önündeki tepki iktidaradır!