Akbulut'un şansı

Akbulut'un şansı


       Ona, başbakan olurken de kimse şans tanımıyordu!
       Turgut Özal, cumhurbaşkanı seçildiği gün kendisini Çankaya'ya uğurlayan dönemin Meclis Başkanı'na merdivenlerde tarihi kararını açıklıyordu. Başbakanlık görevini almak üzere Köşk'e gelebilirdi.
       Akbulut fıkrası değil; tümüyle gerçek!
       Rahmetli Özal, 1989 sonbaharında Köşk'e çıkarken, ANAP'ı aylarca "kimin başbakan olacağı" sorunuyla oyalamış, aday adaylarını Konut'a kapatıp, Papa'nın seçimi gibi aralarında uzlaşmaya zorlamış, sonunda bu isimlerin dışında kimsenin şans tanımadığı Yıldırım Bey'i başbakan atamıştı.
       O yılları izleyenler anımsayacak; "18 Türk büyüğü" diye anılan başbakan adayları arasında Akbulut yoktu.
       Tarihin cilvesi, Türkiye 10'uncu cumhurbaşkanını seçmeye hazırlanıyor, Meclis Başkanlığı'nda yine Yıldırım Akbulut oturuyor. Üstelik çıta daha da yükselmiş; Konut'a değil, Köşk'e, Türkiye'nin bir numaralı makamına aday aranıyor.
       Demirel formülü suya düştükten sonra kulislerde Akbulut'un da adı gündeme geliyor.
       Parlamento içi dengeler, üstelik partisinin lideri Mesut Yılmaz'ın da adı geçerken Meclis Başkanı'nı adaylıkta avantajlı kılabilir mi?
       Neden olmasın?
       Akbulut'un Körfez Savaşı'nda Özal'ın olanca dayatmasına karşın, asker göndermeye direnmesi, Irak'a kuzeyden cephe açılmasına karşı koyması unutulmadı.
       Özal'ın göreve getirdiği Yıldırım Bey, rahmetlinin "bir koyup üç alma" serüveninde Çankaya'nın gölgesinde kalmadığı gibi Zonguldak yürüyüşünde, maden işçilerinin haklarını korumuş, Körfez krizinin ekonomideki olumsuzluklarına rağmen enflasyonu yüzde 40'lara indirmeyi başarmıştı.
       Ancak Turgut Bey'le ters düşmenin faturasını ANAP kongresini kaybederek ödedi ve başbakanlığı 17 oyla Mesut Yılmaz'a devretti.
       Akbulut geçen dönem Erzincan'dan seçilemeyince parlamento dışında kalmıştı. 18 Nisan seçimlerinde Ankara'dan milletvekili seçildi ve Meclis Başkanı oldu.
       AGİT'in Antalya'daki parlamenterler grubuna katılan Akbulut, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda "renk vermemekle" birlikte satır arası bir mesaj yolluyor. Seçilecek kişinin, kurumlar arası eşgüdümü sağlamadaki rolünün altını çiziyor.
       Bu göndermenin adresini tahmin etmek o kadar güç değil.
       Akbulut'un Körfez Savaşı'nda izlediği politikayı "güvenilir" bulan çevrelerin tercihi - Özal'ı protesto ederek istifa eden Torumtay Paşa'dan sonra - bugün de Meclis Başkanı olabilir.
       Dışarıdan aday arayışlarına parlamentonun direnci de Akbulut'un şansını artıran bir başka faktördür.
       Bir de "temiz siyasetçi" özlemi var ki; toplumun asıl beklentisi olan bu niteliği vurgulayanlara Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun katılması dikkat çekicidir.
       Akbulut'un "rating"i yükseliyor gibi. Ne dersiniz?



Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr