AKİL İNSANLAR BAHARI

Nevruz’la gelen ‘silahlara veda’ çağrısı 2013 baharında Türkiye’yi otuz yıldır iç savaş koşullarına sürükleyen PKK terörünün son bulmasına yönelik umutları artırdı.
Bu hafta 9’lu gruplar halinde yedi bölgeye dağılacak ‘akil insanlar’ işbaşı yaptılar.
Sivil toplum örgütü temsilcileri, akademisyenler ve gazetecilerden oluşan heyetler, PKK’nın silah bırakmasına ortam sağlayacak politikaları halka anlatacaklar. PKK şiddetinin dorukta olduğu 1990’lı yıllarda askeri yöntemlerle bir yere varılamayacağı yönündeki görüşler, ‘akil insanlar’ın devreye girmesi söylemiyle takviye edilirdi. 20 yıllık gecikmeyle Türkiye şimdi en başından ‘denenmesi’ gereken yola giriyor. Normali, makulde arıyor.
Silahın yerini fikirler alıyor.
‘Akil insanlar baharı’ başlıyor.
Barış süreci hükümetin inisiyatifinde, İmralı’daki Öcalan’la doğrudan yapılan görüşmeler üzerinden ilerliyor. BDP Meclis Grubu üyeleri PKK lideriyle Kandil arasında köprü oluşturuyorlar. Bu atmosfer bozulmazsa PKK’nın birkaç ay içinde sınır dışına çıkması sağlanacak.
Akil insanların Anadolu’ya çıkmasıyla PKK’nın Kandil’e çekilmesi arasında takvimsel bağ kurmak mümkün.
Yaz başına kadar ilk aşama tamamlanacak.
PKK’nın Kuzey Irak’taki güçlerinin de silahsızlandırılma-sını amaçlayan ‘normalleşme’ye geçilecek.
Anayasa bu sürecin en önemli ayağı.
Silah bırakan örgütün siyasal temsilcilerinin Kürt kimliği, ana dilde eğitim, yerel özerklik çerçevesinde yüzde 10 barajının da düşürüldüğü bir seçim sistemiyle TBMM’ye girebilmeleri gerekiyor.
IRA ve ETA deneyimleri, silahların gölgesinden kurtulmanın tek yolunun ‘siyasi temsil’ olduğunu gösteriyor.
O nedenle, akil insanların Anadolu’ya çıktığı şu günlerde TBMM Anayasa Komisyonu’nun Kürt sorununun çözümüne de dayanak oluşturacak bir metinde uzlaşmaları hem PKK’nın silah bıraktırmasını kolaylaştıracak toplumsal desteği artıracak hem de olası bir referandumda CHP seçmenini de içine alacak bir katılım sağlayacaktır.
AKP, CHP ve BDP destekli ‘barışçı’ adımlar çok daha uzun soluklu ve kalıcı olur.

‘İmralı Zabıtları’nın barış sürecine etkisi
Akil insanların Anadolu turlarında en çok karşılaşacak-ları soru herhalde İmralı ile yapılan müzakereler konusunda bilgilendirilme isteği olacaktır. AKİL İNSANLAR BAHARI
Bu konuda elde Milliyet’in 28 Şubat’ta yayımladığı Öcalan-BDP milletvekilleri görüşmesini içeren ‘İmralı zabıtları’ dışında bir veri yok.
Marketing Türkiye dergisi bu hafta Milliyet’in yayınına dört sayfa ayırmış. Dergi Xsighs Araştırma ve Danışmanlık’la ortaklaşa 15-20 Mart tarihlerini kapsayan online yöntemle 617 kişiye ‘İmralı Tutanakları’nı sormuş.
Katılımcıların yüzde 84’ü tutanaklardan haberdar olduklarını söylemişler.
Ege Bölgesi, diğer bölgelere göre daha fazla haberdar gözüküyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 70’i TV’den, yüzde 44.6’sı gazeteden, yüzde 41.8’i internetten haberi duymuşlar.
Haberi duyanlar arasında haberin en çok okunduğu gazete Milliyet (yüzde 28.3), Akşam (Yüzde 25.9), Hürriyet (yüzde 20.4).
İmralı tutanaklarının barış sürecine etkisi incelendiğinde araştırmaya katılanların yüzde 59’u barış sürecinde etkisinin olacağını belirtirken yüzde 41’i etkisinin olmayacağını ifade ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Kuzey ve Orta Anadolu’da tutanakların barış sürecine etkisi yüzde 71.3’e dek çıkıyor.
Bu oranlar Akil insanlar toplantısında desteğin en az çıktığı Ege ve Karadeniz bölgesindeki verilerle örtüşüyor.
Sürece ilişkin daha fazla bilgilenme isteği karşısında Milliyet’in mart ayı boyunca en çok okunan, konuşulan, tartışılan ‘İmralı zabıtları’ haberinin sürecin şeffaflaşmasına olan katkısı bugün daha iyi anlaşılmakta.

Fuat Keyman’a başarılar
Akil insanlar arasında Milliyet gazetesi yazarı, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Fuat Keyman da yer alıyor.
Keyman, barışçı kişiliği ve akademik kimliğiyle Kürt sorununun demokratik çözümü üzerinde yıllardır çalışan sol kamoyunda ve liberal çevrelerde saygınlığı olan bir aydın. Ege’de görev yapacak. Başarılar dileriz.