AKP’de yönetim kaosu

AKP’de yönetim kaosu


Anayasa Mahkemesi’nin AKP lideri Tayyip Erdoğan hakkında verdiği ‘genel başkanlık yetkilerini kullanamayacağı’na ilişkin karar, 3 Kasım seçimleriyle iktidara gelen partinin ‘ikili yönetim’den kaynaklanan sorunlarını derinleştirecek niteliktedir.
Savaşın eşiğindeki bir Türkiye’de ‘iktidar’ yetkileri Erdoğan - Gül yönetimince paylaşılıyor.
Abdullah Gül başbakan, Erdoğan genel başkan.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde bu tür bir siyasi deneyim yok. Klasik parti yapılanmasında, seçimin kazanılması halinde hükümet genel başkan olan kişi tarafından kurulurdu. Bu gelenek, 3 Kasım’da AKP tarafından yıkıldı. Milletvekili adayı olamayan Erdoğan, yargının ‘ihtar’ına rağmen Erdoğan genel başkanlıktan çekilmedi.
Yüksek Seçim Kurulu da, milletvekili adaylığını engellediği Erdoğan’ın seçim pusulasında ‘genel başkan’ olarak gözükmesine itiraz etmedi.
AKP, Erdoğan liderliğinde seçime girdi ve kazandı. Tayyip Bey milletvekili seçilemediği için ‘başbakan’ olamadı. Hükümeti, Abdullah Gül kurdu.
Anayasa Mahkemesi, 3 Kasım seçimlerinin üzerinden neredeyse üç ay geçtikten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun Erdoğan’ın genel başkanlık görev ve yetkilerine tedbir konulması isteğini karara bağlarken şu sonuca vardı:
‘Erdoğan’ın kurucu üyelikten ayrılması gerektiği konusunda ihtar kararı verildiğine göre genel başkanlıktan çekilmeliydi. Ancak görevinden ayrılmamış olması, kişinin genel başkan olduğu anlamına gelmiyor. Zaten genel başkan değil. Dolayısıyla tedbir kararının verilmesine de gerek yok.’
Haşim Kılıç’ın sözlerinden Erdoğan’ın genel başkanlığının ‘düştüğü’ sonucuna varmak mümkün. AKP yönetimi şimdi yeni bir karar üretecek. 3 Kasım öncesi tartışılan ilk senaryoya dönülerek Erdoğan’ın başkanlıktan çekilmesi ve sade üye olarak yönetime girmesi olağan kongreye dek yetkili karar organı olan ‘kurucular kurulu’ tarafından bu göreve tekrar seçilmesi siyaseten mümkün... Ya hukuken?
Ortada bir hukuksuzluk varsa, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç’ın ifadesiyle ‘zaten genel başkan olmayan’ Erdoğan’ın adının yazılı olduğu oy pusulalarıyla yapılmış seçimin meşruiyeti tartışılmayacak mı?
Yapılmış seçimin davası olmaz diye polemiği noktalamak mümkün. Ancak bu durum AKP iktidarını bugün içine düştüğü ‘yönetim kaos’undan kurtarmaz.
Irak politikasında Erdoğan ve Gül birbirinden ‘rol çalmıyorlarsa’ iki ayrı danışman grubuyla Türkiye kamuoyuna başka ABD’ye başka mesajlar veriyorlar. Anlaşılan bu görev Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’a verilmiş.
Üs ve limanların kullanımı için bile Meclis kararı gerekirken Yakış, Amerikan medyasına, Kuzey Irak’ta konuşlanacak ABD tugaylarından söz ediyor.
AKP’de bir eşgüdüme ihtiyaç var.
Erdoğan milletvekili seçilene dek, Başbakan Gül, neden genel başkanlığı da üstlenmiyor?