Aldıkaçtı Hoca

Bizim kuşak gazeteciliğe Türkiye'nin darbeye sürüklendiği dönemde başladı. 1978-80 arasında Anka Ajansı'nın Meclis muhabiriydim. Demokrasinin sonbaharını, cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin "nafile" turlarla tüketiyorduk.Ülke krizin ortasında, her gün onlarca genç sağ-sol çatışmalarında can verirken, Meclis kulisinde milletvekilleriyle "Ne olacak memleketin hali?" diye volta atıyor, artık kimsenin önleyemeyeceğini düşündüğümüz darbe konusunda gün sayıyorduk.12 Eylül sabahı Anka'daki patronumuz, rahmetli Müşerref Hekimoğlu'nun telefonuyla uyandım: "Askerler yönetime el koydu, birazdan sokağa çıkma yasağı ilan edilecek, hemen büroya gelin!" Normalde siyasi muhabir olarak "darbeyi" benim Müşerref Hanım'a haber vermem gerekirdi! Bizim mesleğin en tehlikeli tarafı, bulunduğumuz ortamla özdeşleşmektir. Darbenin ayak seslerini işitiyor ama "Demokrasi içinde nasılsa bir çözüm bulunur" diye milletvekilleri gibi rejimden umudumuzu kesmiyorduk. Oysa cumhurbaşkanlığı seçiminde Ajda Pekkan'a, Bülent Ersoy'a çıkan oylar, krizi hafife almanın tipik göstergesiydi ve askere davetiye çıkarmaktan başka işe yaramıyordu. Sonunda parlamento kapatıldı, TBMM binası konsey karargâhı oldu.Hepimiz "işsiz" kalmıştık!1980-81 arası, 12 Eylül'ün en karanlık günleriydi. İdamlar, işkenceler, tutuklamalar birbirini kovaladı. Şili'de, Arjantin'de, Yunanistan'da benzerleri görülen "dikta" dönemi yaşanıyordu. Cunta nefes aldırmıyordu. Ecevit'in Der Spiegel dergisine verdiği demeçten ötürü hapse girmesi de o döneme rastlar.1981'de Danışma Meclisi açıldı.Prof. Orhan Aldıkaçtı Anayasa Komisyonu Başkanı'ydı, askeri otoriteye karşın sivil reflekslerini korumaya çalıştı. Anayasa taslağını bitirip konseye sunduğu gün gazeteciler de "demokrasiye geçiş" sürecini başlattılar.Haberciliğin bile yasaklandığı ortamda Anka Ajansı'nın telekslerinden 1982 Anayasası tam metin olarak geçiyordu.Aldıkaçtı Hoca, "Anayasamı çaldılar!" diye panik yapsa da iş işten geçmişti.Ne biçim bir Anayasa yaptıysa 25 yıldır değiştirilemiyor!1982 Anayasası ile bizleri baş başa bırakıp gitmeyecektin Hocam. dsazak@milliyet.com.tr Orhan Aldıkaçtı'yı kaybettik. 12 Eylül askeri darbesi sonrasında yapılan 1982 Anayasası'nın mimarıydı Aldıkaçtı Hoca. Bir devrin en etkili isimlerinden olan Prof. Aldıkaçtı'nın ölüm haberi gazetelerin iç sayfalarına tek sütun haber olarak görülmüştü. Cenazesi; ailesi ve 1981-83 yılları arasında görev yaptığı Danışma Meclisi'nden kalan dostları tarafından sessizce kaldırıldı.