Barışa köprü

Denizler’in 1968’de “Boğaz’a değil Zap’a köprü” sloganıyla başlattıkları ve Abdi İpekçi yönetiminde Milliyet okurlarının da desteğiyle Hakkâri’de yaptırılan köprü yeniden inşa ediliyor.
Girişimi başlatan gruptan yazar Cezmi Ersöz aradı; 1999’da PKK’ya geçit vermesin diye bombalanan köprünün şu ara ilan edilen “ateşkes” nedeniyle 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne yetiştirilmeye çalışıldığını anlattı. KESK Hakkâri Şubeler Platformu’nun öncelik ettiği projeye BDP’li belediye ve 40’a yakın demokratik kitle örgütü destek veriyormuş.
Köprünün yeni adı, “Gençlik ve Kardeşlik Köprüsü” olacak. Ersöz, “Barışa çok ihtiyacımız olan günlerde Zap köprüsünün yapılması bence çok anlamlı” diyor.
Cezmi Ersöz’le konuşurken hem Abdi Bey’i andık hem de yakın tarihin anılarında gezindik. Köprü 1999’da yıkılmış. O yıllarda Güneydoğu ateş altındaydı ve Milliyet olarak “Haydi Güneydoğu’ya” diyerek bir kampanya başlatmıştık. 1998 yazında Van üzerinden Hakkâri’ye giderken 68 kuşağının simgelerinden Zap Köprüsü’nde durduk. Henüz bombalanmamıştı. Rahmetli Duygu Asena da aramızdaydı. Ve Denizler’in anısına köprüye çıkmayı çok istiyordu. Araçları durdurduğumuzda bölgenin güvenliğini sağlayan özel harekât timlerince bir anda etrafımız kuşatıldı. Silahlar üzerimize çevrildi; “Ne yapmaya çalışıyorsunuz” diye sert bir şekilde sorgulandık. O çatışma ortamında gazeteciler OHAL bölgesinde “izinsiz” dolaşamıyorlardı. 28 Şubat sürecinden geçiyorduk ve ancak Genelkurmay bölgeye “basın turları” düzenliyordu. Milliyet olarak gözümüzü karartmıştık; Van’a, Hakkâri’ye, Urfa’ya, Mardin’e, Diyarbakır’a olağan yollardan da salt gazetecilik misyonuyla gidilebilirdi. “Terör bitince zaten hayat normalleşecekti” ve medyanın görevi silahların susmasını, demokratikleşme ve insan hakları mücadelesini desteklemek olmalıydı. 1998’de “Şarkı Söylüyoruz” diye Zülfü Livaneli, Tarkan, Sezen Aksu, Nilüfer ve Ajda Pekkan’ın katılımıyla desteklenen konserler de hayli ses getirmişti. Ve geliriyle Diyarbakır’a bir güzel sanatlar lisesi yapıldı.
Zap’ta Denizler’in köprüsünü yeniden inşa etmek üzere öğrenciler çalışıyor. KESK Şubeler Platformu Hakkâri Dönem Sözcüsü Cahit Balıkesir anlatıyor: “Bu köprü Hakkâri için çok şey ifade ediyor. Devrimci mücadelenin bir örneğidir bu köprü. Hakkâri halkı bu maneviyatı bağrına basıyor. 7’den 70’e, köylüsünden şehirlisine herkes Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının anısını yaşatmak istiyor. Halkın devrimci özlemi, kardeşleşme isteği var. O ruhu yaşatarak ülkenin her tarafında, doğusundan batısına kadar herkesin kardeşçe barış içerisinde yaşamasının simgesi olarak değerlendiriyorlar bu köprüyü insanlar.”
Cezmi Ersöz’ün sözleriyle noktalayalım: “Denizler ‘Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği’ diyerek can verdiler, bizler de bu köprüyü başka gençler ölmesin diye yapıyoruz.”