Barka'yı tanımış olmak

Barka'yı 17 Ağustos depreminde tanımıştık.Milliyet ekibi olarak Hasan Cemal ve Duygu Asena ile birlikte helikopterle G"lcük, Yalova ve Çınarcık'a giderek, yakın tarihin en büyük faciasından izlenimler aktarmıştık. Yüzlerce kilometre alana yayılan felaket binlerce can almıştı.Türkiye gibi deprem kuşağında olan bir ülkede yerbilimcilerin "uyarıcı" raporlarına karşın, Marmara depremi atlanmıştı!Oysa 1999'un ilk aylarında TšBİTAK'ta bir makalesi yayımlanan İTš Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü "ğretim üyesi Prof. Aykut Barka, "Marmara B"lgesi'nde biriken stresin şiddetli bir deprem habercisi olduğunu" yazıyordu.šlkenin gündemi daha çok siyasi çalkantılarla dolu olduğu için, üniversiteden yükselen sese kulak veren çıkmadı. Kamuoyu da ilgisizdi. Barka'nın makalesi, gazetelerde tek sütun yer bulabilmişti.Deprem b"lgesinden d"nüşte İTš'den Prof. Barka'yı aradım; ertesi gün karayoluyla K"rfez'e yeniden gitmek üzere s"zleştik. K"prü çıkışında buluştuk, asistanları da yanındaydı, onları bırakıp Milliyet'in arabasına geçti; mütevazı kişiliğinin ardındaki derin bilgi birikimi hemen seziliyordu. California'daki San Andreas fay hattının Kuzey Anadolu fayıyla benzerliği nedeniyle Amerikalı bilim adamlarıyla çalışmıştı. Marmara'daki deprem risklerini yıllarca izlemişti.G"lcük sapağında Yuvacık'ta durduk.Kasaba yıkılmış, stadyum büyüklüğündeki yeşil alan bir metreye yakın ç"kmüştü. K"ylüler, "kıyamet" i anlatırken ""nce bir patlama duyduk, Donanma'nın üzerinde bir alev topu oluştu, fırtına mıydı, insanların çığlığı mıydı, korkunç bir uğultu üzerimize geliyordu." Aykut Hoca, depremzedeleri dinledikten sonra ilk defa g"rdüğümüz birkaç metre derinliğindeki fay kırığı boyunca koşmaya başladı. Yılan gibi kıvrılan bu hat bizi yerle bir olmuş fabrikaya kadar g"türdü. Daha sonra G"lcük Donanma Komutanlığı'na geçtik. Prof. Barka, denize doğru kayan alanın 4 metreyi bulduğunu g"zlemledi; Değirmendere'de suların yuttuğu iskele ve restoranları g"steren insanların şaşkınlığı karşısında "Burada eskiden dere yatağı var mıydı?" diye sordu, çevrenin eski halini bilenler doğrulayınca, "Denizde yükselme değil, ç"kme s"z konusu, dere yatağı doldurulunca o delta oluşmuş, deprem zemini kırınca bir heyelan gibi kara parçası deniz dibine kaymış" açıklamasını getirdi.Kim bilir kaç kez gitti Marmara'ya, İstanbul'daki olası depremle ilgili araştırmaları ise sürüyordu. 17 Ağustos ortamında geceyi enstitüde geçirdiği günlerde bile "Komşular beni g"rmeyince deprem olacak korkusuna kapılıyorlar" diye sabaha karşı evin yolunu tutardı.Aykut Barka'yı kaybetmenin acısı büyük.Son yolculuğuna Afyon depremiyle eş zamanlı çıktı.Bilim dünyasına ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. dsazak@milliyet.com.tr Bilim dünyası geçen hafta saygın bir ismi, Prof. Aykut Barka'yı kaybetmenin acısıyla sarsıldı.