Calp'ın ardından

Calp'ın ardından

       O dönemi en iyi Cüneyt Arcayürek anlatır:
       Telefonu açtım.
       Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp'ti arayan.
     "Gelir misiniz, konuşacak kimi konular var da" dedi.
     "Özür dilerim" diye yanıtladım. "Bugün saat 11.00'de Başbakan'la görüşeceğim, önceden saptanan bir görüşme. Yanından kaçta çıkacağımı bilemiyorum."
       "Olsun"
dedi Necdet Calp, "Ben, buradayım, Sayın Başbakan'ın yanından ayrıldıktan sonra bana uğrayın, iki adım ötede benim odam."
       Başbakan Ulusu'nun bana parti kurma girişiminden vazgeçtiğini söylediği 9 Nisan 1983 Cumartesi günüydü.
       Ulusu'nun yanından ayrıldıktan sonra, aynı koridorun ilerisinde Başbakanlık Müsteşarı Calp'ın özel kalemine girdim.
       Saat 13.00'e geliyordu.
       Beni içeri aldılar. Calp'le içtenlikle selamlaştık.
       Oturttu beni, çay söyledi. Bir hanım sekreter, bir tepsinin içinde, kuru pastalar getirdi. "Bir şey mi kutluyoruz, kuzum ne var?" diye sordum Calp'e.
       Güldü, "Bugün emekli oldum, Başbakanlık'la, devlet göreviyle ilişkimi artık kestim, arkadaşlar bu pasta ve çayla olayı kutluyorlar" dedi.
     "Yaaaa!" diye Calp'e bakakaldım.
       Ekledi:
     "Ben de siyasete girmeye karar verdim, bir parti kuracağım" dedi.
       * * *
       Arcayürek, ustamızdır. Askeri dönemde, haber almanın en zor olduğu günlerde bile "kapalı kapılar ardındaki" kararlara ulaşmaktaki ataklığını gıptayla izlerdik.
       1983 baharında Milliyet'in Ankara Bürosu'nda işimiz kolaydı. Cüneyt Ağabey, 1960 - 1971 yıllarındaki askeri müdahalelere tanık olmuş, 1980'de ordunun uyarı mektubunu yayınlamış deneyimli bir gazeteci özelliğiyle, 12 Eylül'ün pek çok bilinmeyenine kulis yazılarıyla açıklık getiriyordu.
       Calp'ten "sosyal devlet bir parti kuracağı" haberini aldığı gün, askerlerin Türkiye için öngördüğü "sivilleşme" modeli de belli oluyordu.
       Başbakanlık karargahı, üç partinin de kuruluş adresi olacaktı.
       Evren yönetimi, Başbakan Ulusu'ya "sivil dönem"in iktidar partisi olmaya aday (!) MDP'nin kuruluşunu sipariş ederken, Ulusu'nun Müsteşarı Necdet Calp de, "majestelerinin muhalefeti" olacak partinin oluşturulmasıyla görevlendiriliyordu.
       Üç partili düzende Özal'a biçilen misyon ise "buçuk" partiydi.
       Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı.
       Ulusu, olacakları zamanında görerek, "devlet partisi" konumundaki MDP'nin başına geçmeyi kabul etmedi.
       Arcayürek, Calp'e uğradığı gün, Ulusu'nun bu kararını öğrenmiş bulunuyordu.
       Nitekim, resmi açıklama yapılmadan bu gelişmeyi Milliyet'te duyurmuştu.
       * * *
       Necdet Calp, bugün Ankara'da son yolculuğa uğurlanıyor.
       Muvazaalı bir parti kuruluşunda görev almış olsa da, Calp iyi niyetli dürüst bir siyaset adamıydı. Uzun yıllar İsmet Paşa'nın özel kalem müdürlüğünü yapmış, İzmir Valiliği döneminde Evren'le dostluğunu pekiştirdiği için, 12 Eylül 1980'de Başbakanlık Müsteşarlığı'na getirilmişti.
       Adı hiçbir zaman şaibeye karışmadı, namusluydu.
       Halkçı Parti'yi kurarken, aşırılığa kaçmayan "merkez"de bir kadrolaşma güvencesi verdiği çok belliydi. Milli Güvenlik Konseyi, SODEP'i "veto" edince, tek kalmanın avantajıyla Calp'ın partisi 1983 seçimlerinde yüzde 30'lara tırmandı.
       Özal'la televizyonda girdiği pazarlıkta "köprüyü sattırmam" diye yumruğunu masaya vurması, herkesi şaşırtmıştı.
       Calp gibi, sessiz kendi halinde bir bürokratın, Özal'a "Halkın malını nasıl satarsın?" diye meydan okuması büyük prim yapmıştı.
       Ancak, Necdet Bey, bu iddialı çıkışın arkasını getiremedi. Parasızlık, kadrosuzluk ve siyasi deneyimsizlik Halkçı Parti'yi 1984'te yapılan yerel seçimlerde yüzde 10'un altına düşürdü.
       SODEP, güçlenerek geliyor, HP ise süratle eriyordu. Bu arada parti içi muhalefet kendisini "emir komuta " içinde, hasbelkader politikanın içinde bulunmuş Calp'ın koltuğu sallanıyordu.
       Buna rağmen Halkçı Parti Meclis'te "ürkekliğini" atmaya başlamış, Fikri Sağlar, Cüneyt Canver, Ali İhsan Elgin gibi genç milletvekillerinin öne çıkmasıyla muhalefet, gündemi tayin etmeye başlamıştı.
       Polis Yasası'na direniş, işkence olaylarının, hayali ihracat dosyalarının üzerine gidiş o yıllarda başlar.
       1985'e gelindiğinde, Aydın Güven Gürkan liderliğindeki muhalefetin kongre başarısıyla, Calp'ın görevi son buluyordu.
       Necdet Bey, son yıllarda hak etmediği ölçüde çileli yaşadı. Eşi rahatsızdı. Kendisi yalnız kalmıştı. Felçli yaşamını dürüst bir devlet memurunun emekli aylığı ile güç bela tamamladı.
       Calp, bugün son yolculuğuna uğurlanacak.
       CHP bir "vefa" örneği sergileyerek, Halkçı Parti'nin kurucu genel başkanı için parti genel merkezinde tören düzenlemiş.
       Allah rahmet eylesin.





Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr