Çankaya kupası

Çankaya kupası


       Galatasaray'ın UEFA finaline uzandığı Leeds seferine "iki uçakla" katılan siyasilerin aklı maçtan çok "Cumhurbaşkanlığı kupası"ndaydı.
       ATA uçağı bir aday, iki "aday adayı" çıkardı:
       Yıldırım Akbulut, Murat Sökmenoğlu, Ramazan Mirzaoğlu.
       THY'nin 30 bin dolara kiralanan ve sadece 22 milletvekiliyle bir parti başkanını taşıyan uçağın özel seferinde ise MHP'li Sadi Somuncuoğlu bulunuyordu.
       Ulusça zengin gönüllü olduğumuz için böyle zamanlardaki savurganlığımız zaten kıt olan tasarrufçu eğilimlerimizi iyice yok eder. Örneğin, toplam 40 kişiyi bulmayan parlamento heyetinin neden tek uçakla gitmediğini sorgulamayız!
       Aslında bu enflasyonu yenme işini de "Fatih Sultan Terim"e ve Galatasaray'a havale edebilsek, ülkede başka sorun kalmayacak. Fatih Hoca istediği kadar sonuçta bu işin "futbol" olduğunu anlatmaya çalışsa da medya 11'imiz kendisini "dışarıdan aday" göstermekle Ecevit'in işini kolaylaştırmış oldu.
       Cumhurbaşkanlığı krizini aşmaya daha yakınız.
       ATA uçağındaki kulis de çözüme katkı yapacak.
       Milletvekilleri sabaha karşı Esenboğa'ya indiklerinde Galatasaray - Leeds United skorunu neredeyse unutmuşlardı; akıllarında kalan tek şey Akbulut'un Körfez Savaşı anılarıyla, cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıklayan sözleriydi.
       Tansu Hanım uçaktaki en şanslı kişiydi.
       Tavlada, DYP'li Mustafa Eren'i yenerken zorlanmadı.
       Akbulut, "geleden" korktuğu için sürekli düşeş atan Tansu Hanım'la oynamayı aklından bile geçirmedi.
       Ankara kulislerinde şimdi moda, "en az iki adayın akılda tutulması". Yıldırım Bey bu konuda kendisini yormadan, belleğine tek isim yüklemiş: "Akbulut!"
     
Uçakta, ANAP liderinin kafasındaki "iki isim" de konuşuldu:
     "Mesut... Yılmaz"
       Spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü, siyasete kayan söyleşiyi tura bağlayarak noktaladı:
     "Bu maçı alıcaz! Tur atlarsak, dönüşte cumhurbaşkanı adayımızı da seçelim."
       Gözler Çiller'e çevrildi ama DYP lideri renk vermedi. Tansu Hanım, kendi milletvekilini "parti disipliniyle" mars edince "Çankaya'sına tavla atmayı" göze alan aday dönüş yolculuğunda da çıkmadı.
       Kazancımız şu oldu; satranççılar ve pokercilerden sonra "tavlacılar" da siyasi literatüre girdiler.
       Adaylık süresinin bitimine 4 gün kaldı; bugünkü liderler zirvesi öncesinde belirsizlik sürüyor. Sahi bu tablo kimin avantajına?
       Ankara duy sesimizi... Bu gelen Yılmaz'ın ayak sesleri.


Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr