CHP’den kriz raporu

Küresel piyasalardaki ritm bozukluğunun 2010’a yönelik iyimser beklentileri gölgelediği, yeni balonun da yakında patlayacağına ilişkin senaryoların konuşulmaya başladığı sırada, CHP doğru bir iş yapmış, 2008 krizinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini içeren bir rapor hazırlamış.
Raporun önsözünü -el ürünü imzayla- CHP lideri Deniz Baykal yazmış. Genel Merkez de bir mektupla raporun medya dağıtımını yapmış. Aylardır yazıp söylüyoruz: Ana muhalefet partisi, Ergenekon savunuculuğu yapmak, cuntacılara kol kanat germek yerine demokratikleşmeden yana olsa, Kürt meselesinin barışçı çözümüne el verse, “sosyal demokrat” parti kimliğinin gereği ezilen yoksul sınıfların davasını gütse çok daha etkin konuma gelebilirdi. Sadece ülkenin gerçek gündemine yönelmek bile çok şeyi değiştirebilir. Ki bu politikanın sadece yolsuzluklar konusunda Kemal Kılıçdaroğlu’nun öne çıkmasıyla ne denli başarılı olduğunu 29 Mart yerel seçimlerinde gördük. AKP oyları yüzde 9 düşerken, CHP yükselişe geçti. Son anketler bu eğilimin devam ettiğinin sinyalini veriyor.
CHP’nin bu aşamada küresel ekonomik krizin Türkiye üzerindeki etkilerini tartışmaya açması çok önemlidir. Başbakan Erdoğan’ın “Teğet geçecek” dediği kriz, 2009 sonunda olanca ağırlığıyla hissedilmeye başlamıştır.
Raporda, Türkiye’nin sağladığı finansman büyüklüğünün “sanal” etkilerine karşın üretimdeki daralmanın devam ettiğine dikkat çekilirken, özel sektör ve hane halkı borçluluğundaki olumsuzlukların, “ekonominin toplam borçluluk ve kırılganlığının göstergesi olduğu” savunulmaktadır.
Son krizde 1 milyon kişinin işini kaybetmiş olması “teğet” savunusunu geçersiz kılıyor.
Yeni istihdam alanları açılmadığı gibi, kredi kartları ve tüketici kredileri üzerinden aile bütçelerini dengeleme politikası sonucu borçlananların sayısının 2009’ın ilk sekiz ayında iki kat arttığı CHP raporunun çarpıcı tablolarından biridir. 2009 bütçe tasarısının Meclis’te görüşülmeye başladığı günlerde umutlar 2010’a yönelmiş durumda.
Ancak büyümedeki daralma, açıkların yeni vergilerle -zamlarla- karşılanacak olması, enflasyonda yükselme eğilimi ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların döviz üzerindeki etkisi nedeniyle “tünelin ucundaki ışığı” görmekte gelecek yıl da zorlanacağımız anlaşılıyor. İhracattaki daralma, üretici sektörleri KOBİ’leri zorluyor. Ticaret yapanlar “Para yok” diye yakınıyor.
Esnaf kepenk kapatıyor.
CHP’nin “Türkiye Ekonomisinin Krizi” raporunda hızlı ve sürdürülebilir büyüme ile sosyal kalkınmayı hedefleyen “yeni bir ekonomik model” yaratmaya yönelik politikalardan söz ediliyor. CHP, bunu başarırsa, 2010’da erken seçim gözüken Türkiye’nin ağırlaşan siyasi ve ekonomik şartları iktidara gelme şansını artırır.