CHP kurultayı

Kurultaylar partisi CHP, 3 Mart’ta bu kez ‘tüzük kurultayı’na gidiyor. Mücadele görünürde, ‘parti içi demokrasi’nin hayata geçirilmesi, ‘tüzüğün demokratikleştirilmesi’ üzerine, ancak bu kurultay da geçmişte yaşananlardan farklı olmayan şekilde ‘bitmeyen’ iktidar kavgası üzerine inşa ediliyor.
CHP’de Deniz Baykal’ın ‘kaset komplosu’yla istifaya mecbur bırakılması ardından eski Genel Sekreter Önder Sav’ın desteğini arkasına alan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığa seçilmiş ve büyük umutlarla partiyi 12 Haziran seçimlerine götürmüştü.
AKP’nin yüzde 50’yle çıktığı seçimde CHP bu oranın ancak yarısını yakalayabildi.
Seçimlerden bu yana ise anketler oyların yüzde 20’nin de altına düştüğünü gösteriyor.
Muhalefetin 12 Haziran ertesi kurultay için imza toplama girişimi, Meclis’teki ‘yemin boykotu’, PKK’nın Silvan saldırısı gibi gündem değişiklikleri nedeniyle 650 imzaya ulaşılamadığı için askıya alınmıştı.
Hesaplaşma 2012 Mayısı’ndaki olağan kurultaya bırakıldı.
Ancak kurultayın 6 ay sonraya atıldığı görülünce muhalefet bu kez ‘tüzük kurultayı’ toplanması yönünde girişimde bulundu. Genel Merkez 3 Mart için toplantı çağrısı yaptı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘parti içi demokrasi’ sözünün gereği olarak, ‘ön seçim, çarşaf liste ve adaylık için gereken yüzde 20 imzanın yüzde 10’a düşürülmesi’ yönünde tüzüğün değiştirilmesi bekleniyor.
Önder Sav buna ek olarak asıl, Baykal tarafından formüle edilen ve Kılıçdaroğlu’nun uyguladığı ‘başkanlık modeli’nden vazgeçilerek genel başkana Parti Meclisi içinden ‘14 genel başkan yardımcısı atama’ yetkisinin kaldırılmasını ve eskiye dönülmesini istiyor.
Böylece MYK üyeleri Parti Meclisi tarafından seçilecekler.
Genel başkanın istediği kişileri ‘başkan yardımcısı’ olarak atamasına son verilecek.
Sav ekibi, seçimlerden önce yığma üyeliklerle genel merkezin ve liderin örgüt üzerindeki gücünü pekiştirme çabaları karşısında ‘3 ay kala partiye üye olanlar seçilebilsinler, ancak seçmesinler’ gibi bir düzenleme yapılmasını istiyor.
Baykal cephesi ise ‘tüzük kurultayı’nın bir ‘seçimli kurultaya’ dönüştürülmesi kulisleriyle meşgul gözükmüyor.
Hatta 3 Mart’ta yeni tüzükle bir ‘seçim maddesi’ konulsa Baykal’ın genel başkanlığa aday olmayı düşünmediği açıkça söyleniyor.
Deniz Bey’in çevresi, ‘çarşaf liste’ başta tüzükle ilgili demokratikleşme iddialarının hemen şimdi hayata geçirilmesini istiyor. Mahallelerde üye yazımı, ilçe ve il delegelerinin seçiminin değişecek tüzüğe göre yapılmasını savunuyorlar.
Genel merkezin değil, örgütlerin demokratikleştirilmesi amaçlanıyor.
3 Mart’ta 650 imzayla Kemal Bey’i ‘değiştirme senaryosu’ gerçekçi gözükmüyor.
Baykal’ın bu konuda Önder Sav’la anlaştığı da doğru değil.
CHP 2014 yerel seçimlerine Kılıçdaroğlu ile gider!