CHPnin krizi

Bu parti, toplumsal aktör olarak Türkiyeye yeni bir vizyon, ideoloji ve söylem sunamıyor. Prof. Fuat Keymanın tanımıyla kalabalıklara Hey Sen! diye seslendiğinde bu çağrıya kitlesel anlamda yanıt bulamıyor.Keyman, bu durumu Doğu Batı dergisinin Ekim sayısında akademisyen gözüyle inceledi ve şu yorumu yaptı:Hala 1990lı yılların siyaset anlayışını sürdüren, siyaseti parti liderine ve yönetimine indirgeyen, toplumsal sorunlara ve taleplere çözüm üretemeyen bir siyasi aktörün siyasi yaşamda marjinalleşmesi ve giderek yok olması kaçınılmazdır.Buna karşın kendini yeniden yapılandırmış, toplumla organik bağ kurma çabası içinde, vizyoner, ideoloji ve toplumsal hareket açısından güçlü bir sosyal demokratik oluşumun da Türkiyeyi yönetme iddiası, gerçekleşme olasılığı güçlü bir iddiadır. Sosyal demokrasinin Türkiyedeki geleceğini bu bağlamda yapacağı tercih belirleyecektir.CHP, güçlü bir sol seçeneğe özlem duyulan Türkiyede toplumsal muhalefeti niye harekete geçiremiyor. Hey Sen! çağrısı neden yankı bulamıyor?Çünkü sol siyaset, dar kadroculuğa hapsedildi. CHP Politbürosu tükendi. Baykal ile olmuyor.Türkiyede Tarım öldü, en büyük mağduriyeti çiftçi yaşıyor denilen bir ortamda CHP bayram öncesi Torbalıda Üretici mitingi yaptı; İzmir ve Ege bölgesinden sadece 5 bin kişi meydanı doldurdu. Ana muhalefet partisi bu denli nasıl zayıflar, tabanda erir? Baykal yönetimi bunu başardı!Mustafa Sarıgül olayı da CHPnin demokratik imajını sarsan bir kriz özelliğiyle çığ gibi büyüyor. CHP Genel Sekreteri Önder Sav tarafından milletvekilleri, partiden ihraç edilmek istenen Sarıgülün Mersin mitingine katılmamaları yönünde uyarıldılar.CHPden 10 - 15 kadar milletvekilinin Sarıgülün Mersin mitingine katılmaları bekleniyor.İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci, Ben milletvekiliyim, kapıkulu değil, hukuksuzluğa tepki olarak Mersine gideceğim. Mitinge katılmak niye parti suçu oluştursun ki? diye tepki gösteriyordu.Mersin mitinginden sonra yeni ihraçlar, kopmalar gündeme gelecek ama bundan kim kazançlı çıkacak?CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdemden dün bir açıklama aldık. Mustafa Sarıgülün, hakkındaki iddialar, resmiyete dökülmeden Şişliden aday yapıldığını savunuyor. Ne fark eder, kamuoyu bunu bir ön kesme operasyonu olarak algılıyor. Dürüst ve saygın bir lider olan Erdal İnönüyü, 2002 seçimleri öncesinde yeni bir partileşme arayışından vazgeçiren de benzer yöntemler değil miydi?CHP yönetimi, inandırıcılığını yitiriyor! dsazak@milliyet.com.tr Sosyal demokrasinin ve CHPnin, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde AKP karşısında iktidar yarışını kaybettiği tarihten bu yana içinden çıkamadığı bir kriz var: