Demokrasi kazandı

Eklenme Tarihi31.07.2008 - 0:27-Güncellenme Tarihi31.07.2008 - 0:27

AKP kapatılmadı. Anayasa Mahkemesi, iktidar partisinin kapatılmasının ötesinde Türkiye’de demokrasinin geleceğini de doğrudan ilgilendiren davada üyelerin 6-4-1 şeklinde dağılan kararları sonucu 7 oya ulaşamadı. Böylece, seçimle iktidara gelmiş bir partiyi kapatarak demokrasinin ‘yargı darbesi’ ile kesintiye uğratılmasına dönük kaygılar Anayasa Mahkemesi’nden dönmüş oldu. Demokrasi kazandı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Hazine yardımının kesilmesiyle sınırlı kararın AKP açısından ciddi bir uyarı anlamına geldiğini açıkladı.
Tarihi karar öncesi gözler Ankara’ya çevrilmişti:
Güngören’de 17 yurttaşımızın ölümüne yol açan bombalar, Gül-Erdoğan gizli buluşması ve MİT’in 2003’te Başbakanlığa gönderdiği Ergenekon şemasında adı geçen parti liderinin Deniz Baykal olduğuna ilişkin Taraf’ın yayını!
Dış basında bu defaki ‘kriz’in Türkiye’yi felakete götüreceğine yönelik hayli karamsar değerlendirmeler söz konuydu. Financial Times, “Ordunun dört İslamcı partiyi daha kapatmış olması nedeniyle ülkenin hükümetinin alaşağı edilmesiyle başa çıkabileceğini savunmak, krizin boyutunu yanlış yansıtıyor. AKP davası, halktan güçlü yetki almış başarılı bir neo-İslamcı parti tarafından tehdit edildiğini hisseden askeri, bürokratik ve yargı seçkinlerinin oynadığı bir kumar” diye yazdı.
The Indepedent’ta çıkan analiz de şöyleydi:
“Müslüman, demokratik, laik, ekonomik açıdan istikrarlı ve AB’yle Ortadoğu’yu birbirine bağlayan bir ülke yaratma projesi, Türkiye’yi bugün dünyanın en önemli siyasi deneyi konumuna getiriyor. Ve bu proje çöküşün eşiğinde.
Altı yıl boyunca, ılımlı bir İslami parti yasal sistemle ekonomiyi geliştirdi, genişleyen bir orta sınıfı teşvik etti ve Avrupa kulübüne üyelik arzusunu sürdürdü. Bu sicil, partiyi eleştirenlerin korkularını yatıştıramadı. Onlar, ülkeyi İslamileştirmeye yönelik sinsi bir çaba seziyor ve Meclis’i, darbe tehdidi ve mahkemeleri bunu durdurmak için kullanıyorlar.”
Gazete, ordunun geçmişte rejime yaptığı müdahaleleri ağır bir şekilde eleştirirken, ‘on yıllar boyu, siyasi partilerin, onların geçici hevesleri üzerine iktidardan edildiğine’ işaret ediyor.
Kapatılmanın AB sürecine etkisiyle ilgili bugüne dek Türkiye’nin üyeliğine gereken desteği vermeyen Batılı merkezlere yönelik eleştiriler de çarpıcıdır:
“Bu mücadele demokrasi mücadelesi ve seçilmiş Türk hükümeti kaybederse, hepimiz bunun sonuçlarının kurbanı olacağız. ”   
Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla AKP davasından Türkiye en az hasarla çıkmış oluyor.
AKP yönetimi de karardan ders çıkarmalıdır. Laik-İslamcı bölünmesinden duyulan kaygıları gidermek, toplumdaki kutuplaşmayı ortadan kaldırmak ve normalleşmeyi sağlamak sorumluluğu iktidara düşüyor.

Etiketler